Postmodern seyahatname İstanbul'da yazıldı

Evliya Çelebi'nin izinden giderek İstanbul'u gezmek ister misiniz? Enis Temizel ve TİMAŞ yayınları güzel bir projeye imza attı ve 'Evliya Çelebi'nin İzinde İstanbul' adında çizgi roman yayınladı. Çizgi romanın gücü İstanbul'un güzelliği ile birleşince ortaya da keyifle inceleyeceğiniz bir eser çıktı. Eserin çizeri Temizel "Bu bir postmodern seyahatname'dir" şeklinde konuşuyor

Postmodern seyahatname İstanbul'da yazıldı

Dünyayı gezme hayalleriyle inler dururdum' deyip 'Seyahat Ya Resulallah' diyerek yollara düşen Evliya Çelebi'nin izinden giderek İstanbul'u gezmek ister misiniz? Böylesine eşsiz bir rehberi bulmak kolay değil. Kuşkusuz hepinizin cevabı evet. Bu iş nasıl olacak diyenleri ise haberin detayında aydınlatacağız. Bilindiği üzere 2011 UNESCO tarafından Evliya Çelebi yılı ilan edildi. Geçtiğimiz günlerde de Avrupa Konseyi Çelebi'yi, 21. yy'da İnsanlığa Yön Veren En Önemli Yirmi Kişiden biri olarak kabul etti. Bu haberlere kayıtsız kalmayan çizer Enis Temizel ve TİMAŞ Yayınları el ele verip yeni başlayanlar için Evliya Çelebi'nin İzinde İstanbul isimli bir çizgi roman yayınladı. Tommiks ve Teksas'tan bu yana epeyce uzak kaldığımız çizgi romanın büyüleyici gücü ve İstanbul'un eşsiz güzelliği de birleşince ortaya kaliteli bir iş çıktı. Kitapta Kim- Sun ile Murat tarihi yarımadada uzun bir geziye çıkıyor. Fakat bu gezi sadece günümüzde geçmiyor. Gezilen mekâna göre bir asır öncesine dönülüp o mekânların tarihi Evliya Çelebi'nin anlatımları ışığında yeniden yorumlanıyor. Yani bazen seyahatnamedeki İstanbul'a dönüyorlar, bazen de günümüzde dolaşıyorlar. Gezi güzergâhı Eminönü, Sultanahmet, Mısır Çarşısı, Galata Köprüsü, Tophane, Taksim, Beşiktaş. Kahramanlar, İstanbul'da bir geçmişe gidiyorlar bir de günümüze dönüyorlar. Geçtikleri güzergâhların tarihte nasıl olduğunu konuşuyorlar. Bu konuşmalarda geçen bazı kelimeler için kitabın arkasına bir de sözlük yapılmış. Tarihi çizgi romanda çizerin tarihi biliyor ve seviyor olması lazım. Temizel de bu düsturdan yola çıkarak epeyce kitap karıştırmış. "Ezelden beri bunları çiziyordum çünkü tarihe ilgim var. Çizerken yorumluyorum, bu da işin ustalığı" diyen çizer şimdiden seyahatnamenin diğer ciltlerini üzerinde çalışmaya başlamış. Yaklaşık bir yıl boyunca araştırmalar yapan çizer Enis Temizel "Çizgi romanı yapılacak, kahramanlaştırabileceğimiz çok karakter var. İçinde bilgi de olan bir çizgi roman yapmak istediğimiz için Evliya Çelebi seçimi her şey yerine oturttu" diyor. İstanbul hakkında bugüne dek doğeu düzgün bir çizgi roman yapılmadığını söyleyen Temizel sözlerine şöyle devam ediyor: "Biraz içine aksiyon biraz da bilgi katarak Evliya Çelebi'nin İzinde İstanbul'u dolaştık. Seyahatnameden yola çıkarak günümüze uyarlanmış postmodern bir seyahatname diyebiliriz. Benim de biraz yorumum oldu tabi." Temizel arsştırmaya Evliya Çelebi'yi tanıyarak başlamış. Biraz hayalperest, biraz mimar, biraz gurme, biraz da tıfıl bir delikanlı olduğunu görünce onunla empati kurmak da daha kolay olmuş: "Bu çalışmaya başlamadan önce Evliya Çelebi'yi sakallı, tonton biri gibi hayal ediyordum ama araştırmalarım bana gösterdi ki Çelebi sakalsız, göbeksiz ve tıfıl biriymiş. Çok romantik biri mesela. Okurken bazen ürktüm ama çizerken Evliya Çelebi'yi tanıdım. Absürt ve fantastik bir dili de var Evliya'nın. Tasvirleri çok enteresan. Bu nasıl bir bilgidir. Aldığın eğitimle olacak bir iş de değil. 2000 tane makam biliyor, aynı zamanda gurme, aynı zamanda mimar."

ÇELEBİ'NİN SPONSORU SARAY

30'lu yaşlarda İstanbul'u gezerken aldığı notların hepsini inceleyen çizer Evliya Çelebi hakkında bilgi vermeye devam ediyor: "Babası sarayda kuyumcu. O da sarayda özel eğitimler alıyor. Resim, musiki, ok atma, yabancı diller, makamlar her şeyi biliyor Ayasofya'da ezan okurken 4. Murat görüyor ve o andan itibaren padişahın himayesine giriyor. O günleri ise şöyle anlatıyor: "Sarayda gelen yabancı konuklarla ilgileniyordum ama o arada da dünyayı gezme hayalleriyle inler dururdum." 30'lu yaşlarda İstanbul'u gezip yazmaya başlıyor. Gezerken sponsoru saraymış. 1600'lerde Anadolu'da basmadığı toprak parçası kalmamış. 10 yılı İstanbul'da olmak üzere elli yıl yazmış. 1600'lerde o zamanın İstanbul'unu anlatmış. Tarih içerisinde tarihi anlatıyor."

Kitabın algılanabilir bir dili ve gravürlerden esinlenerek yapılan etkileyici İstanbul çizimleri var. Kim- Sun kitap sayesinde Topkapı Sarayı'nın çevresinin 6500 adım olduğunu, Lağari Ağa'nın ilk roketle uçuş yaptığını da öğreniyor. Serinin Evliya Çelebi'nin on ciltlik seyahatnamesine 10 tane çizgi roman şeklinde devam edeceğini belirten çizer Yavuz Sultan Selim, Barbaros Hayrettin Paşa'yı da çizgi roman olarak çalışmak istiyor.

Etkileyici çizimler var

Kitaptan algılanabilir bir dil ve etkileyici İstanbul çizimleri mevcut. Kitap sayasinde Topkapı Sarıyı'nın çevresinin 6500 adım olduğunu da öğreniyoru. Kısacası Bu güzel kenti tanımamız için doğru ve keyifli bir kitap