Refik Aziz''i ülkemizdeki askeri müzeler için yaptığı ve hatıra paralar üzerinde yer alan resimlerinden tanıyoruz. Azerbaycanlı olan Refik Aziz, ülkesinde Milli Eğitim Bakanlığı''nda üst düzey görevlerde bulunmuş. Türkiye''ye geliş hikayesi biraz hüzünlü. Müfettiş olarak köy ve kasabalara giden ve resme yeteneği olan öğrencileri keşfeden Aziz, onlar için bir halk üniversitesi kuruyor. Ancak 1988''de Karabağ Savaşı''nın başlamasıyla birlikte her şey alt üst oluyor. Aziz, çoğu öğrencisini bu savaşta kaybediyor. Sonra Hocalı Katliamı… 1992 yılına gelindiğinde Aziz, bu çocukların sesini duyurmak ve savaşın çirkin yüzünü tüm insanlığa göstermek için onların yaptığı tabloları alıp İstanbul''a geliyor, Taksim Sanat Galerisi''nde bir sergi açıyor. Taksim Sanat Galerisi''nde Karabağ Savaşı''nı anlatan bu sergi İstanbul''da büyük yankı buluyor o zamanlar. İstanbul Belediye Başkanı ise Recep Tayyip Erdoğan, hatta ilk imzasını da bu sergi için kullanıyor. İstek Vakfı''nın başkanı Bedrettin Dalan bu sergiden çok etkilenerek Aziz''den burada İstek okullarına yerleştirilmek üzere öğrenci getirmesini istiyor. Aziz de Azerbaycan''a gidip on çocukla İstanbul''a geliyor. Azerbaycan''daki işini gücünü bırakan Aziz, kendisini bu çocukların eğitimine adıyor. ''Eşim onlara anne oldu ben de baba. İki oğlumuz vardı bu çocuklarla birlikte on iki evladımız oldu'' diyor.
BİZİM İÇİN HAYALDİ
Aziz, 22 yıl önce geldiği İstanbul''da profesyonel resim çalışmalarına portreler, manzaralar, tarihi tablolar yaparak devam ediyor. Bir yandan da Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi''nde Teknik ve Anatomik Çizim dersleri veriyor. Usta sanatçı Aziz, son günlerde Hatıra Paralar''ın üzerine basılan tablolarıyla konuşuluyor. Resim yeteneği onu Osmanlı tarihi üzerine araştırma yapmaya itiyor ve Aziz tarihi resimler yapa yapa Osmanlı tarihi öğreniyor.
92''de İstanbul''a gelen bu çocukların neredeyse tamamı mezun olup memleketlerine hizmet etmek için Azerbaycan''a dönmüş. Aziz, mutlu ve gururlu… ''Azerbaycan''dan tam da sınırlar açıldığında geldim. O zamanlar, Azerbaycanlılar için hayaldi Türkiye''yi, İstanbul''u görmek. Benim için de öyleydi'' diyor Aziz.
ÖYLESİNE MANZARA DEĞİL
1995 yılına kadar İstek Vakfı''nda kültür sanat danışmanlığı yapan Aziz, 1996''da Yeditepe Üniversitesi kurulmasıyla bu okulda göreve başlıyor. 2006''da önce Harp Akademileri''ne resimler yapmaya başlıyor. Daha sonra 2007''de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı''nın Beşiktaş''taki Deniz Müzesi''ne resimler yapıyor. O zaman ki deniz komutanı Albay Ali Rıza İşipek Aziz''in yaratıcılığıyla yakından ilgileniyor. Türkiye''de ilk defa 1071 yılından başlayarak Osmanlı deniz savaşlarını, hadiselerini çizmeye başlayan Aziz, 2013 yılının tüm dünyada Piri Reis yılı olması hasebiyle Piri Reis''le ilgili resimler yapıyor. Bu resimlerin profesyonellik gerektirdiğini söyleyen Aziz, ''Bunlar öylesine bir resim manzarası değil. Onun için oturup doktora tezi yazar gibi çalıştım'' diyor.
ÖMÜR YETMEZ
Cezayirli Hasan Paşa, Türk Hava Kuvvetleri, Atatürk, Malazgirt Savaşı gibi pek çok tarihi konuda resimler yapıyor Aziz. Yaptıkça tarihi olan ilgisi de artıyor bilgisi de. Halihazırda Türkiye''deki askeri müzelerde yüze yakın Refik Aziz imzalı eser yer alıyor. Piri Reis için yaptığı tabloyu çok beğenen Darphane, üzerinde bu tablonun yer aldığı bir Hatıra Para bastırmak isteyince Aziz''le iletişime geçiyor. O günden sonra da Aziz''in farklı tabloları Darphane''nin Hatıra Paralar''ında yer almaya devam ediyor. Bu yıl Cezayirli Hasan Paşa''nın 300''üncü yılı olması hasebiyle bir manevi parası basıldı. 2015, Çanakkale Zaferi''nin 100. yılı nedeniyle bu konuya yoğunlaşan Aziz, Eylül ayında Portekiz Lizbon Deniz Müzesi''nde uluslararası fuara eski İstanbul tablolarıyla katılmayı amaçlıyor. Eski İstanbul tablolarının kendisini cezbettiğini söyleyen Aziz, ''İstanbul o kadar derin bir konu ki onun tarihini, resimlerini, kültürünü anlatmaya bir ressam ömrü yetmez.'' diyor. Anlayacağınız Aziz''in hayatının büyük bir bölümü çalışmakla geçiyor.
Biz profesyoneliz
Üç üniversite bitiren Aziz, profesyonel bir ressamın her şeyi çizebileceğine vurgu yaparak ''Kimi ressamlar ben kurşunkalem ressamıyım diyor. Ressam dediğin her şeyin resmini çizer. Bildiğimiz bütün konuları çiziyoruz. Pazardaki satıcı bile bizim dikkatimizi çeker. Çevremize farklı bakarız'' diyor. Tablolarının Hatıra Paralar''da yer almasıyla ilgili olarak da ''Ben gurur duydum. Şimdi beni görenler Senin resimlerin paraların üzerine basıldı ne kadar para aldın diye soruyorlar. Ben hiç para almadım. Türk tarihinde benden sonra bir iz kalacak. Sadece büyük bir gurur duydum. Para talep etmek hiç aklımdan bile geçmedi'' diyor. Emil Aziz de babasının yolundan giderek hem öğretim görevinde çalışıyor hem de resim yapıyor. Oğul Aziz, daha çok moda ve kadın üzerine tablolar yapıyor.
Belediyeler sanata değer veriyor
Türkiye''de sanatın bir metaya dönüştürüldüğünü söyleyen Aziz, müzayedelerde ve sergi salonlarında resimlerinin sanat değerinin değil de imzalarının konuşulduğunu belirtiyor. Türkiye''de belediyelerin sanata çok fazla önem vererek kurslar açtığına değinen Aziz, ''Türkiye''de üniversiteli sayısı da artıyor. Artık gençlere de sanatta yer verilmeye başlıyor.'' diyor. Önümüzdeki yıl 60. yaşını kutlayacak olan Aziz, Dolmabahçe''de ''Refik Aziz ve İstanbul'' konulu bir sergi yapmayı planlıyor.
Anne sevgisini gördüm
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan annesini kaybettiği zaman Tenzile Erdoğan''ın üç tane tablosunu yapan Aziz, ''Başbakan''ın annesi vefat ettiğinde benim annem de rahatsızdı ve ben ondaki o anne sevgisini görüp annesinin üç tane resmini yaptım. Benim annem başbakanın annesinden 6 ay sonra öldü. Onları da Beşiktaş Ak Parti başkanlığı aracılığıyla paylaştım. Takdim edildiğini gösteren bir fotoğraf aldım ve çok memnun oldum. Ondaki anne sevgisini ve vefayı gördüğüm için sanki kendi annemin portresini yaptım. En azından kabul ettiğini gördüğüm için mutluyum'' diyor.