Rousseau'nun ününü borçlu olduğu zavallı eseri

Rousseau'nun ününü borçlu olduğu zavallı eseri

Fransız yazar, düşünür, filozof, politika ve müzik teorisyeni Jean-Jacques Rousseau, 18. yüzyılda birçok eğitimbilimci, devlet adamı ve düşünürü derinden etkilemiştir. İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Temeli ve Kökenleri, Emile ya da Eğitime Dair, İtiraflar, Julie ya da yeni Heloise, Yalnız Gezenin Düşleri, Dillerin Kökeni Üstüne Deneme isimli eserleriyle tanınan Rousseau, Fransız İhtilali'ne de ilham kaynağı olmuştur. Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev, Dijon Akademisi'nin 1749'da ortaya attığı şu yarışma sorusuna cevap olarak yazılmıştır ve birinciliği kazanmıştır: "Bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir?" Rousseau aslında bu soruya yalnız ünlü söylevi ile değil, bütün hayatı ve eserleriyle hayır cevabını vermiştir. Söylev'in önemi Rousseau'nun yazarlık hayatında bir hareket noktası oluşu ve eserlerindeki başlıca tezi özetleyişidir. Rousseau ölene dek Söylev'indeki fikirlerine sadık kalmıştır. Yazar'ın, ününü borçlu olduğu "zavallı" eseri olarak tanımladığı Söylevi'ndeki tez okura garip görünebilir. Zaten Rousseau'nun yapıtlarındaki karmaşıklık, birbirleri ve yaşamıyla arasındaki çelişki çokça tartışılmaktadır... Baudelaire, sayfanın bugünkü şairi. 1821'de Paris'te dünyaya gelen Charles Pierre Baudelaire, mutsuz bir çocukluk geçirir. 1839'da okuldan, disiplinsizlik sebebiyle atılan Baudelaire, ailesi tarafından hukuk öğrenimi görmeye zorlanması üstüne, başkaldırarak, Quartier Latin'de, bohem bir hayat yaşamaya başlar. 19. yüzyılın en önemli şairlerinden olan Baudelaire, V. Hugo'nun deyimiyle, sanat göğünü bilinmedik bir ölüm ışığla süslemiş, şiire yeni bir ürperti getirmiştir. 'Sıkıntılı' şiiriyle 'sembolizm'in öncüsü olmuştur. Annesine yazdığı bir mektupta şiirinin yayımlanmayışıyla ilgili: "Hayalin manasızca işliyor; hâlbuki sebep çok daha basit; kısacası: şiirlerim herkesi sıktığı için, (gazete direktörlüğünün fikri) onları yayınlamadılar." cümleleri yazıyor. Döneminde birçok şaire ilham kaynağı olan şair, ülkemizde de fazlaca sevilmiştir. Başta Cahit Sıtkı Tarancı olmak üzere, Orhan Veli Kanık, A. Muhip Dıranas, Sabahattin Eyüboğlu, Tahsin Yücel gibi şairler Baudelaire şiirlerini dilimize kazandırırken, şiir anlayışlarını da bu şiire benzetmiş, etkilenmişlerdir. Kötülük (Elem) Çiçekleri adlı kitabı şiir dünyasında önemli bir yer etmesine rağmen İkinci İmparatorluk rejimi tarafından eserin "toplumsal değerleri aşağılaması" nedeniyle dava açıldı. Dava sonucunda şair 300 Frank para cezasına çarptırıldı. 46 yaşında öldüğünde ise yüzyılın dâhisi olduğunu bilmiyordu.