Rüzgarın arkadaşları

Baba Sad ve Baba Kuruş. Onlar, hiç koşmadıkları halde at yarışı tarihimizin efsane isimleri. Çünkü pistlerde fırtına gibi esen tüm atlar, onların soyundan geliyor. İki efsane, Bursa'dan üç kıtaya yayılan Osmanlı süvarilerine at yetiştiren Karacabey'deki anıt mezarda yatıyor. Karacabey, bugün de yarım milyon dolarlık atlar yetiştirmeye devam ediyor.

Orhan Turan
Rüzgarın arkadaşları

Çoğu kültürde önemli bir yere sahip olan at, Türklerde apayrı bir yer bulmuş. Osmanlı İmparatorluğu Viyana kapılarına dayandığında en büyük destekçisi de yine atlar olmuş. Öyle ki at ihtiyacı için Anadolu'da üç farklı bölgede çiftlikler inşa edilmiş. Günümüzde at yetiştiriciliği en az eskisi kadar yaygın. En büyük farkı ise atların bugün iyi bir yatırım olarak görülüyor olması… Eskiden dolar, mark ya da altına para yatıranlar, günümüzde yarış atlarını da önemli bir yatırım aracı olarak görüyor.

Osmanlı Ordusu'ndaki at ihtiyacını karşılamak için Bursa Karacabey'de kurulan çiftliklerde yetişen atlar bugün savaşa hazırlanmasalar da prestijleri hâlâ tüm dünyanın dilinde. Yarım milyon doları aşan fiyatlarıyla en güçlü yatırım araçlarından biri olarak da dikkat çekiyor. Türk atlarının atası olarak bilinen Baba Sa'd ve Baba Kuruş adlı iki at için Bursa'da anıt mezar bile inşa edilmiş.

VİYANA'YA GİDEN ATLAR

Osmanlı İmparatorluğu doğu ve batıda askeri üstünlüğünü kaybetmemek için at yetiştiriciliğine önem verirken, Bursa'nın alınmasıyla beraber topraklarının batıya doğru büyümesinde Karacabey de önemli bir görev üstlenmişti. Çünkü batı cephesi için atlar burada yetiştiriliyordu. At yetiştiriciliği, Karacabey'de bugün de eskisi gibi devam ediyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Türkiye Jokey Kulübü (TJK) haraları gibi birçok hara Türkiye'nin en hızlı, en güzel ve en pahalı atlarını yetiştiriyor. Neredeyse Kilis gibi bir vilayetin yüzölçümü kadar geniş bir alana yayılan çiftliklerde bulunan atlar, bugün olası bir Viyana Seferi'ne hazırlanmıyor olsalar da yarım milyon dolarlık fiyatlarıyla sahibinin gözünde modern dünyayı parayla fethetmenin aracı gibi görülüyor.

AT KİŞİ NİYETİNE…

Fotomuhabirimiz Müslüm Bayburs ve Ulaştırma görevlimiz Hasan Bey'le birlikte İstanbul'da pek göremediğimiz yeşilliklerde geziyoruz. Çiftliklerde en çok dikkatimizi çeken de önemli bir şahsiyet için yapıldığı izlenimini veren mezar anıt oluyor. Nasıl yani? Atların mezar anıtı mı? diyorsanız merakınızı giderelim. Evet öyle. Bu anıt mezar Baba Sa'd ve Baba Kuruş adlı iki özel ve asil at için… Önlerinde mezar taşları, taşlarında yazılar… Yazılarda atların önemine binaen anlatılanlar… Her iki at da Türkiye'ye 1932 yılında 24 bin Fransız Frangı ödenerek ve aygır olarak getirtilmiş. Kuruş Şam'ın Halbe köyünden, Sa'd ise Bağdat'tan. Dişi Arap tayları ile çiftleştirilerek birinden 151, öbüründen 147 tay alınmış. İkisi toplam 28 yıl aygırlık yapmış… Hiç koşmadıkları halde Türk yarış tarihinin en büyük efsane atları olarak anılıyor. Çünkü onların soyundan gelenler, pistlerde fırtına gibi esmiş. Öldüklerinde, Karacabey harasında gömülmeleri ve adlarına anıt mezar yapılması bu yüzden. Mezarları 60 yılı aşkındır aynen korunuyor.

Piste uzanan 60 bin YTL'lik koşu

“Bir atım vardı 500 bin Dolara sattım…” Bunun en iyi örneği de Karacabey Harası'nda Yarım Milyon Dolar'a satılan adı saklı malum at… Tabi siz de bu fiyattan satacağınız bir at bulabilirsiniz. Ama bu hem pahalı hem de biraz şansa bağlı. En azından şu kadarını söyleyebilirim ki bu iş meteliksiz adamın işi değil. TİGEM İşletme Müdürü Fikret Yıldırım at yatırımının zengin işi olduğunu söyleyerek “Bir at yarış pistine girene kadar 60 bin YTL masraf çıkarır. Sonuç olarak atçılık tek kuruşu kalanın yapacağı iş değil. Tam anlamıyla zengin işidir. Hani para parayı çeker derler ya… Paran olacak yapacaksın” diyor. Eski Devlet Bakanı Şükrü Erdem, Aziz Yıldırım, İlyas İlbey, Murat Cavcav gibi isimler de kendilerine ait kısraklarını Bursa haralarına emanet ediyor. Fikret bey şunu da ekliyor, “hangi atın ne yapacağı zaten belli olur. O atlar da servet eder. Ama kazandırdığında da servet kazandırır” diyor.

10 Bin YTL'den Başlıyor

At yetiştirmek istiyorsanız önce 10 bin YTL'den bir kısrak almak kaçınılmaz oluyor. Şöyle büyük yeşil bir araziniz yoksa atınızı bakması için bir haraya vermek zorundasınız. Buradaki aylık ücretler ise 800 YTL düzeyinde. Bir yarış atını sahalarda koşturabilmek için Türkiye'de 7 şubesi bulunan 'Türkiye Yarış Atları Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği'ne üye olmak gerekiyor. 2 kişinin kefil olmasıyla bir kereye mahsus olmak üzere 3 milyar lira giriş ödentisi yapıldıktan sonra sahibi olduğunuz at, artık yarışlarda koşmaya başlayabilir.