Sahalarda görmeyi çok istediğimiz HAREKETLER BUNLAR

'Will', ya da Türkiye pazarı için uygun bulunmuş adıyla 'Babam İçin', 2010'da kurulan Türk yapım şirketi Galata Film'in ulusal sinemamıza 'Entelköy Efeköy'e karşı' ile yaptığı keyifli katkıdan sonra bu kez de dünya pazarı için patlattığı ikinci bombası... Bir Türk yapımcısının çekim sürecine ilk kez böylesine ciddi boyutlarda bir sermayeyle (12 milyon dolar) katıldığı, final sahneleri bütünüyle ülkemizde geçen film, yalnızca biçim ve içerik kalitesiyle değil, aynı zamanda Batılı senaristlerin sığ ve çoğu kez düşmanca bakış açısından yakasını sıyırmış daha sağlıklı bir Türk/Türkiye imajının beyazperdede yaygınlaşması adına da son derece stratejik bir atılım... Emeği geçen herkesi can-ı gönülden kutluyorum!

Ali Murat Güven
Sahalarda görmeyi çok istediğimiz HAREKETLER BUNLA

alimuratg@yahoo.com

BABAM İÇİN (Will)

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2011, Türkiye-İngiltere ortak yapımı

Türü ve Süresi: “Futbol tutkusu” odaklı gençlik serüveni, 102 Dakika

Gösterim Formatı: 35 mm standart sinema filmi

Perdedeki Resim Oranı: 2.35:1 / Genişperde-Widescreen

Türkiye'de Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 95

Seslendirme Dili: Gösterildiği salondaki kopyaya göre, İngilizce (Türkçe altyazılı olarak) ya da Türkçe seslendirmeli seçeneklerle

Yönetmen: Ellen Perry

Senaristler: Ellen Perry (Hikâye), Zack Anderson (Senaryo)

Görüntü Yönetmeni: Oliver Stapleton

Özgün Müzik Bestecileri: Nigel Clarke, Michael Csányi-Wills

Kurgucular: Derek Burgess, Brenna Rangott, Lesley Walker

Yapım Tasarımcısı: James Merifield

Sanat Yönetmenleri: Paul Ghirardani (Süpervizör), Deniz Göktürk, Kat Law

Kostüm Tasarımcısı: Lindsay Pugh

Makyaj Tasarımcısı: Christine Blundell

Oyuncuları: Perry Eggleton (Will), Damian Lewis (Will'in babası Gareth), Karen Crean (Will'in annesi), Finlay Wright Stevens (Will'in küçüklüğü), Bob Hoskins (Davey), Kristian Kiehling (Alek), Brandon Robinson (Ritche), Jane March (Rahibe Noell), Alice Kriege (Rahibe Carmel), Rebekah Staton (Nancy), Kieran Walbanks (Simon), Malcolm Storry (Finch), Kenny Dalglish (Kendisi), Steven Gerrard (Kendisi), Mustafa Denizli (Kendisi), Murat Serezli (Cook)

Yapımcı Şirketler: Galata Film, Strangelove Film

Dağıtıcı Şirket: Tiglon Film

İçerik Uyarıları: Her yaş grubundan izleyiciler için uygun bir yapımdır.

Ailece izlenebilir mi? / EVET

Filmin Yeni Şafak-Sinema Puanı: (4 yıldız üzerinden) * * * 1/2

Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.will-movie.com

::::::::::::::::::::::::::::::::

/resim/site/2301d3fb7701c36569by.jpg
yaşındaki , futbol takımının yeryüzündeki en tutkulu taraftarlarından biridir. Uzun zamandır ortalarda görünmeyen babası , 'da ile takımlarının oynayacağı yılın final maçı için iki biletle çıkagelir. Ancak seyahat öncesi âniden ölür. Bu seyahati gerçekleştirmeye kararlı olan de babasının hatırasını yaşatmak ve 'nde çok sevdiği 'un yanında olmak için 'den tek başına yollarına düşecektir.

::::::::::::::::::::::::::::::::

“Babam İçin”, yüzlerce yaşıtı arasından özenle seçilen 11 yaşındaki İngiliz başrol oyuncusu Perry Eggleton başta olmak üzere, hemen bütün oyuncu kadrosunun ortalamanın üzerinde performanslar ortaya koydukları, iyi yazılmış, iyi çekilmiş ve iyi yönetilmiş, başından sonuna kadar duygu yüklü bir film… Salonlarda ailenin bütün üyelerinin hep birlikte gönül rahatlığıyla izleyebilecekleri, insanî değerleri yücelten yapımlar bulabilmenin gitgide zorlaştığı bir dönemde, böyle bir toplu sinema seferi için de biçilmiş bir kaftan!

/resim/site/babam_icin_poster01d474bb01c3656bby.jpg
Ancak, bana göre bu yapıtın, izleyenlere keyif verecek bir filmin sahip olması gereken asgarî kalitenin çok üzerine çıkabilmeyi başarmış biçimsel nitelikleri kadar önemli, hattâ -sinema endüstrisinin yüz yılı boyunca “güzel ve yalnız ülkemiz”in beyazperdeye yansıttığı genel resim dikkate alındığında- ondan daha dikkate değer bir başka erdemi var. Bu da doğrudan doğruya bir Türk yapım şirketinin masaya koyduğu, bizim sinemamızın genel ölçütlerine göre oldukça ciddi sayılabilecek (12 milyon ABD Doları) bir sermayeyle çekilmesi… Ve elbette, Hoca Nasreddin'in “Parayı veren düdüğü çalar” hikâyesinde olduğu gibi, iki yapımcıdan biri olan Galata Film şirketinin de bu boyutta söz hakkına sahip olduğu bir senaryoda olması gerektiği gibi bir Türkiye'ye yer vermesi…

Özellikle Batı sinemasında son bir asırdır kara cahiller, üçkâğıtçılar, câniler ve sapıklarla dolu karanlık bir ülkenin mensupları olarak tasvir edilmemizden dolayı artık ikrah ettiğim için, hikâyesinin final bölümü -olanca güzelliğiyle tasvir edilmiş- şık bir İstanbul'da geçen böylesi bir filmi izlemek hem yurtseverce duygularıma, hem de yabancı yapımlarda yıllarca estetikten (ve dahi uygarlıktan) fersah fersah uzak bir İstanbul görmekten dolayı iyice bozulmuş durumdaki göz zevkime gayet iyi geldi.

/resim/site/1101d51fd801c3656dby.jpg

“Babam İçin”, belki son tahlilde Walt Disney şirketinin yıllar yılı mütedeyyin aileler için pazar sabahları televizyonda gösterilmek üzere çektiği, iyiliği, aile bağlarını, dostluğu, dayanışmayı, vefâyı vurgulayan tipik filmlerden daha fazlası değil; ancak söz konusu alt-tür kapsamında çok temiz işçiliğe sahip bir çalışma olduğu kesin… Hem zaten, kötülüğün ve kötülerin yeterince yüceltildiği bir sinema dünyasında bu yönde filmlerin sayısının mümkün olduğunca fazlalaştırılmasından hiç kimseye de zarar gelmez. Olsa olsa, belli bazı gazetelerdeki aile düşmanı film eleştirmenleri gıcık kaparlar böylesi “temiz muhtevalı” sinemasal anlatılardan!

Öte yandan, Galata Film'in yapım ekibindeki olanca ağırlığına rağmen, İngiliz hatun yönetmen Ellen Perry ve senaristi Zack Anderson'un (Batılılar'ın -ta Haçlılar'dan bu yana- kolektif bilinçaltlarından bir türlü söküp atamadığı) o geleneksel Türkiye önyargıları yine de belli ölçüde depreşmiş ve filmin geçen yıl internet ortamında yayımlanan ilk fragmanlarında gözümüze akıllara zarar bazı “Yunanistan-Türkiye sınırı” görüntüleri çarpmıştı. Türkiye'yi Afrika'daki uyduruk bir ülke kimliğinde sergileyen dandik ötesi sahnelerdi bunlar… Hattâ, hatırlarsınız, ben de 15 Ocak Pazar günkü sayfamızda, “Yeni bir Geceyarısı Ekspresi'nin eşiğinden nasıl döndük?” başlığıyla, aynı konuda eleştirel bir yazı yazmıştım. Neyse ki Galata Film'in yöneticileri, yapım-yönetim ekibindekilere “Hanımlar beyler, bu tasvir ettiğiniz ülkenin çağdaş Türkiye ile uzaktan yakından alâkası yok, düzeltin o sahneleri” demişler de filmin son kurgusunda böylesi saçmalıklar ortadan kaldırılmış.

/resim/site/011301d00b6e01c36567by.jpg

“Babam İçin”, 4 yeni filmin gösterime girdiği bu hafta sonunun en iyisi… Hem güzel bir sinemasal hikâyeyi desteklemek, hem de Galata Film'in uluslararası pazarlara “yapımcı” pozisyonunda açılma çabasına destek vermek adına mutlaka izlenmeli… Hem de aile boyu!

* * *

* * *

* * *

YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU

* * * *

(4 Yıldız) Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.

* * * 1/2

(3,5 Yıldız) Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.

/resim/site/simge6424532c63f49eb5by.jpg
* * *

(3 Yıldız) Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…

* * 1/2

(2,5 Yıldız) Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.

* *

(2 Yıldız) Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.

* 1/2

(1,5 Yıldız) Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.

*

(1 Yıldız) Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!

/resim/site/makine_dairesisari31f412fab1f1f20baby.jpg