Sapanca Gölü kenarındaki büyüleyici mekan Maşukiye

Bir demli çay eşliğinde kuş bakışı dalıyorsunuz Sapanca Gölü'nün güzelliğine... Mevsim önemli değil; Maşukiye'de... Her mevsim günübirlik yaşanabiliyor.

Osman Tanburacı
Sapanca Gölü kenarındaki büyüleyici mekan Maşukiye

İstanbullu olup da Maşukiye'ye gitmeyeniniz varsa şaşarım! Ya da Kartepe'ye kayak yapmaya giderken Maşukiye'den geçtim diyeniniz varsa daha da şaşarım.

Bu yazıyı okur okumaz derhal internete dalın ve başlayın Maşukiye'de sörf yapmaya.

Yeri gelmişken söyleyeyim. Maşukiye Kocaeli'ne bağlı. Sapanca ise Sakarya iline… Çoğu kimse karıştırıyor buraları… Sapanca gölü'nün bir ucu Kocaeli, İstanbul'dan yana girişi Maşukiye. Ortası Sapanca, tepenin ardı Sakarya…

Maşukiye, İstanbul'a yakın mı yakın. Tiryakiliği koyu mu koyu. Yeter ki bir kez sırrına er, tanı onu!…

Gelin ben sizin navigasyonunuz olayım. Kurulun arabanıza tutun Kocaeli'nin yolunu. 110 kilometreyle gelirseniz tam bir saat… Paşa gönlünüze kalmış… Ankara'ya uzanan otobanın Kartepe sapağından gireceksiniz Maşukiye'ye. Unutmayın!... Geçer de şuur altı 'Sapanca' sapağından girerseniz yolu tam 40 kilometre uzatırsınız, haberiniz ola… Ben öyle yaptım. Yanıldın dediler. Bana bir hafta sonra tekrar Maşukiye'ye gelme cezası verdiler. Güldüm. Cennete gelmek için ölümü beklemeye ne gerek var. Siz demeseniz de ben yine geleceğim, bu ceza değil ödüldür bana dedim. Bu kez hep birlikte gülüştük. Laf lafı açtı kaynaştık…

AŞIK'LA MAŞUK MESELESİ

Bir hafta sonu tatili için gönül rehberinizden seçeceğiniz ilk yer Sapanca gölü kıyısındaki Maşukiye olmalı. Malum Aşık'la Maşuk meselesi…

Günübirlik mutluluk için de en uygun adres Maşukiye. İstanbul içinde bir yerden ötekine gitmektense Maşukiye'ye gitmek daha kolay. Konaklarsanız sabah horoz sesleriyle uyanır, ezanı muhteşem bir sesten dinlersiniz. Ne yalan söyleyeyim kulaklarım böyle bir ezan daha duymadı. Keşke ezan beş değil, on vakit okunsaydı da bu güzellik kulaklarımda her daim yankılansaydı.

ORMANLARIN BU RENGİ BAŞKA YERDE YOK!

Yeşilin güzeli, sarının hası, kırmızının her tonu Maşukiye'de. Hele bu mevsim… Ormanlarında yapraklar renk cümbüşü. Kırmızının portakal rengine varan tonları, sarının açıktan kahverengiye uzanan renk yelpazesi. Boynunuzda da fotoğraf makinesi varsa beyaz karın düştüğü tepelerde öyle manzaralar yakalarsınız ki ister büyütüp odanıza asın, ister laptopunuza fon yapın. Maşukiye tam bir mozaik doku. Doğa güzelliği, insan çeşitlemesiyle bezenmiş. Çerkez'i, Laz'ı, Abaza'sı.. Gürcüsü, İstanbullusu, Ankaralısı… Maşukiye, bu beldenin güzellik sırrını çözenlerle dolu.

Butik Maşukiye Oteli ormanlar içinde modern bir köy evi. Sanırsınız kendi evinizdesiniz. Bahçesinde hurma ağaçları, elmalar, narlar, güller; dallarında bülbüller… Mütevazı ama şık otelin sahibi Yalçın Karabacak ödüllü bir işletmeci. Butik Maşukiye Oteli, İspanyollardan Küresel Kalite Yönetimi Altın Boğa Ödülü almış. Oteli tavsiye eden gazeteci dostum Beşiktaşlı Güven Taner. 15 yıllık Maşukiyeli.

MANZARA MÜTHİŞ

Sabah yürüyüşlerinden sonraki kahvaltılarda sohbet gırla… Dost çemberine düştüm orada…

Daha pek çok küçük otel var Maşukiye'de; Yazıcılar, Yayla, Cansu Tesisleri…

Cansu, otoban kenarında bungalow meraklılarına biçilmiş kaftan. Gözünün alabildiğine yeşillikler içinde mükemmel bir otel- restaurant… Ye, iç, eğlen istersen arkadaki gölet etrafında ata bin, sonra balık tut… Muhteşem.

Kartepe'de Green Park Otel de var. Kayak için. Tepede… Mükemmel. Oraya tırmanış sizi mutluluğa götürüyor. Döne dolana Kartepe'ye varıyorsunuz. Arada mola taşları da var. Gönlünüze kalmış… Onlardan biri de Ahmet Yusuf'un mekanı Manzara ama ne manzara… Göl ayağınızın altında. Muhteşem bir panorama arkasından muhlama… Leziz mi leziz.

Bir demli çay eşliğinde kuş bakışı dalıyorsunuz Sapanca gölünün güzelliğine… Mevsim önemli değil; burada her mevsim günübirlik yaşanabiliyor… Sis basmış bir sabahın kuşluk vaktinde güneş içinizi ısıtıyor. Kartepe'de kayak yapıp göle indiğinizde su kayağı sizi bekliyor…

Sapanca gölü kenarındaki 'Gönül Sofrası' spor yapma ve kafa dinleme yeri. Güneşin yüzünüze gülüşü de bir başka lütuf. Dört mevsimi birden yaşıyorsunuz burada. Ördeklerle, kazlar, karatavuklarla ötücü kuşlar doğadan alıntı, senfonik müzik sunuyorlar.

Gençlik Spor Genel Müdürlüğü buraya Su Sporları Merkezi kurmuş. Kartepe'ye kayak yapmaya çıkıyorsunuz. Canınız isterse vazgeçip gölde raylı su kayağı yapıyorsunuz… Kürek yarışları, dalma meraklıları için yakında hayata geçecek imkanlar da cabası…

Dahası var;

Vadi Restaurant. Ormanın içinde, şırıl şırıl suların aktığı, şelalelerin çağladığı yemyeşil bir mekan. Ağaçtan… Kışın bir sıcaklık, yazın muhteşem bir ferahlık var Vadi'de….

Benden tavsiye her halükarda geceler için tedbiri elden bırakmayın. Kalın bir palto mesela… Bakın söylüyorum; şal, panço, mont falan kesmez…

Maşukiye'nin toprağında bereket, gölünde letafet, Kartepe'sinde kayak var. Burada gününüzün her saati dolu geçer. Yürüyüş parkurları, muhabbete teşne insanları, lezzetin orman içinde saklı mekanları…

Yemek çeşitleri de insan formatında… Her türlüsü var. Canınız isterse eritme peynir, kuzu kavurma, muhlama… Mısır ekmeği, kaşarlı mantar, deniz mahsulleri. Kiremitte alabalık…

Sabah kahvaltılarında bir kuş sütü eksik. Kartepe Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Orhan Bayram'ın mekanında alaturka fasıl dinlemek için bile gidilir bir geceliğine Maşukiye'ye…