Shakespeare''den hırçın Kız''a Osmanlı işlemesi

Sadberk Hanım Müzesi''nde, Osmanlı dönemi işlemelerinin seçkin örnekleri ''El Emeği Göz Nuru'' adlı sergide görücüye çıktı. Ürünler, 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan 3 yüz yıllık dönemin yaşam tarzını işlemelerin diliyle anlatıyor. Hülya Bilgi ve İdil Zanbak''ın küratörlüğünü üstlendiği sergiden Shakespeare''in tiyatro oyununda Türk işlemelerinin kullanıldığını öğreniyoruz.

Kübra Sönmezışık
Shakespeare''den hırçın Kız''a Osmanlı işlemesi

İşleme, deyince annelerimizin göz nuru döküp işlediği bohçalar, yatak odası ve oturma odası takımları, başka bir deyişle çeyiz akla gelir. Osmanlı döneminde, hediyelik eşyadan günlük kullanıma kadar her alanda bulunan işleme, zamanla eski işlevini kaybetmiş ve sadece çeyizlere konulan birkaç parça olarak varlığını sürdürüyor. Vehbi Koç''un eşi Sadberk Koç''un yıllar boyunca özenli biriktirdiği Osmanlı kıyafetleri, işlemeleri, Avrupa ve Türk porselenleriyle toplam 167 eser, ''El Emeği Göz Nuru'' adıyla müzede sergileniyor. Müze koleksiyonundan seçilerek sergilenen bu eserler sayesinde, Osmanlı dönemi işlemelerinin 17. yüzyıl ile 20. yüzyılları arasını kapsayan yaklaşık üç yüz yıllık serüvenine tanıklık ediyorsunuz. Serginin küratörlüğünü Hülya Bilgi ve İdil Zanbak üstlenmiş. Hülya Hanım, serginin oluşumundan şöyle bahsediyor: ''Müzede yer alan koleksiyondaki eserlerle yılda iki defa tematik sergiler düzenliyoruz. Uzun süredir işlemeleri toplu olarak sergilemek istiyorduk. Koleksiyonda sadece işleme olarak 2000''e yakın parça var. Bunların içinden farklı teknikte olanlardan 167 adetlik bir seçki yaptık.''

ÖLÜME KADAR İŞLEME VAR

Osmanlı''da işleme doğumdan ölüme kadar olan süre boyunca her alanda yer alıyor. Sergide yer alan havlu, kavuk örtüsü, kahve örtüsü, sedir örtüsü, perde, yatak örtüsü, seccade, ayna örtüsünden oluşan üç yüze yakın parça sarayda kullanılmış. Hülya Bilgi Osmanlı döneminde yapılan nakışların ortaya çıkış aşamalarını anlatırken, ''Desenler Saray Nakkaşhanesi''nde ortaya çıkıyor ve maden, seramik, dokuma, halı, çini gibi diğer sanat kollarına dağılıyor. Bütün sanat eserleri arasında üslup birliği var. Çinide gördüğünüz herhangi bir desene halı veya işlemede de rastlamanız mümkün. Desenler ortaya çıktıktan sonra işleme yapılıyor. İşlemelerin büyük bir bölümü evlerde kadınlar tarafından yapılıyor. Bunun yanında profesyonel olarak erkek işleyicilerin olduğu atölyeler de var. Büyük boyutlu işlemeler bu atölyelerde yapılıyor. Zamanla Türk işi, hesap işi, zincir işi, balıksırtı gibi teknikler öne çıkıyor. 19. yüzyılda işleme hayatın içine giriyor ve mektepler açılıyor'' diyor.

İŞLEME BİLENLER GANİMET

Dönemin kaynaklarına baktığınızda Osmanlı evlerinin yatak odası, yemek ve oturma odası olarak parçalara ayrılmadığını görüyorsunuz. Yemeklerin nihalenin üzerindeki sinide yendiği oda, döşekler serilerek yatak odası haline getiriliyor. 19. yüzyılda hayatımıza batı tarzı mobilyaların girmesiyle bu kültür kırılıyor, teknikler ve el işleri çeşitlenmeye başlıyor. İşte bu gelişmenin etkisiyle Osmanlı halıları ve işlemesi Batı''ya yayılıyor. Osmanlı İşlemeleri o kadar popüler oluyor ki Transilvanya işleme için bizden malzeme satın alıyor. Hatta burada işleme yapan hanımlar ganimet olarak alınıyor ve satılıyor. Gittikleri yerde onlara işleme yaptırılıyor. Osmanlı döneminde hayatın her anında işleme olduğunu vurgulayan Hülya Bilgi, kullanım alanlarıyla ilgili bize şu bilgileri veriyor : ''Koleksiyonun kitabında 19. yüzyıl dönemini kapsayan yabancı seyyahların görüşlerinden oluşan çeşitli hikayeler anlatılıyor. Gümüş bir sepet içinde içinde çeşitli işlemelerin olduğu hediyeler verildiğinden bahsediyor. Bu gelenek Batı''ya geçiyor ve oradaki insanlar da birbirlerine işleme hediye ediyorlar. Batı insanının ellerinde işlemeli mendil tutma modası yine Türklerden geçen bir kültür. Hatta Batı''nın önde gelen isimleri üzerinde Osmanlı motiflerinin yer aldığı işlemeli mendilleri ellerinde tutarak kişisel portrelerini yaptırıyorlar. Osmanlı topraklarına gelen yabancı elçiler, kendi isimlerinin yer aldığı mektup çantaları işletip, dostlarına hediye ediyorlar. Shakespeare''in Hırçın Kız oyununda da işlemeli Türk yastıklarına yer verilmiş''.

Hürrem sultan iyi işleme yapardı

Sergide bohça, kıyafet, yorgan gibi ev tekstilinin yanı sıra portre ve manzara konulu tablolar bulunuyor. İşlemelerin kompozisyonlarında çiçek, mimari, çadır, gemi gibi motifler yer alıyor. Çeyizin Osmanlı kültüründe önemli bir yeri olduğunu söyleyen Hülya Bilgi, çeyiz serme merasiminin ortaya çıkışını anlatıyor: ''Çeyiz hem o ailenin zenginliğini, hem de gelinin maharetini gösteriyor. O yüzden çeyiz mutlaka sergileniyor. Padişah kızlarının da çeyizleri çok önemli. Padişah kızları hem kendileri işliyorlar, hem de dışarıda yaptırıyorlar. Hürrem Sultan ve 4. Murat''ın kızı Kaya Sultan''ın çok iyi işleme yaptığı kaynaklarda geçiyor''

''Havlulara kıyamadım''

…Sultan beni akşam yemeğine alıkoydu... Sofra örtüsü ve peşkirin hali bana çok dokundu. Bunlar ipek ve sırmadan işlenmiş tabii çiçeklerle süslü bezdendi. Bu memlekette işlenenlerin en güzeli idi. Çok itinalı kullandım, ama yemek bitmeden hepsi kirlendi. ….Daha sonra altın leğenler, yemekte kullandığımız peçetelerin aynısından ve su getirildi. Ellerimi yıkayıp sildim ama doğrusu bu havlulara kıyamadım...

Lady Montagu, 10 Mart 1718

İsmek bu sanatın önünü açtı

İsmek''in işleme sanatının devam etmesinde çok büyük etkisinin olduğunu belirten Hülya Bilgi, sergi açıldığı günden beri İSMEK''ten bir çok insanın gelip sergiyi gezdiklerini ve istifade ettiklerini söylüyor. Koleksiyona özenle baktıklarını belirten Hülya Bilgi ve İdil Zanbak ''Kendi tamir atölyemizde her türlü işi yaptırıyoruz. Tekstil türü malzemeyi sekiz aydan fazla süre teşhirde tutmuyoruz. Dönüşümlü olarak sergiliyoruz. Özel raflarda, özel kağıtlar arasında saklıyoruz'' diyorlar.