Fatih Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Su Sempozyumu geçtiğimiz hafta gerçekleşti. İstanbul çeşmelerinden hamamlarına, ayazmalarından maksemlerine kadar suya dair kültürü akademisyen ve araştırmacılar tarafından bir gün boyunca konuşuldu. Sunulan tebliğlerde şehrin kültürel mirasına dikkat çekilirken, belediyenin bu alanda yaptığı çalışmalardan örnekler de verildi. Programda konuşan Fatih Belediye Başkanı M.Ergün Turan, 2021-2023 yılları arasında, toplam 133 tarihi çeşmeyi ihya ettiklerini, susuz kalan 58 çeşmenin onarımını yaptıklarını, 47 çeşmenin de çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Sempozyumda yapılan sunumlardan en dikkat çekeni ise Yüksek lisans öğrencisi ve şehir plancısı Mustafa Yağız Fırat’ın “Suriçi İstanbulu’nda Sarnıç Temalı Kültür Rotası” bildirisi oldu. Fırat, 2021 yılında Prof. Dr. Adem Erdem Erbaş’ın rehberliğinde yürüttüğü bitirme ödevini katılımcılara sundu. Fırat, tarih boyunca oluşturulan kültür rotalarına ek olarak hazırladıkları, suyun yolunu izleyen rotayı anlattı. İstanbul’un sahip olduğu kültürel katmanların hep ilgisini çektiğini belirten Fırat, bu katmanların görünürlüğünü artırmak ve iyi bir biçimde korunması için çalışmayı yaptıklarını belirtti.
İLK ROTA 28 KİLOMETRE
Çalışma sayesinde gezilebilecek iki rota ortaya çıktığını ifade eden Fırat, temel hedeflerinin su mirasına dikkat çekmek ve bilgi vermek olduğunu söyledi. Fırat, “İstanbul’da farklı kültürel dönemlerden su yapısının bulunması bizi çalışmaya teşvik etti. Sarnıçların son dönemlerde yeniden ele alınması, tema olarak sarnıçları seçmemizi sağladı. Oluşturduğumuz rotada temel hedefimiz hem insanlara su mirası ögeleri hakkında bilgi vermek hem de miras öğelerini korumak oldu. Rotayı gezerken hem alana hem de bu konu kapsamında sarnıçlara dair bilgi edinecek insanlar. Kurguladığımız rota, şu an sadece bir öneri” diye konuştu.
Su mirasıyla kültür rotasının ilişkisine de değinen Fırat, temiz su kaynağı bakımından yetersiz olan şehrin ihtiyacını karşılamak için maksem, su kemeri, maslak, sarnıç, çeşme ve hamam gibi yapılarla taşındığını dile getirdi. Bu sayede büyük bir kültürel su mirasına ev sahipliği yapan İstanbul’da Roma, Doğu Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait önemli yapılar yer aldığına işaret eden Yağız Fırat, oluşturdukları rotaya ilişkin şunları söyledi: “İlk rotamızın kurgulanması zor. Çünkü tespit edilen her sarnıcı barındırdığı için uzunluğu 28 kilometreye ulaşıyor. Bu da kullanımını ancak teorikte mantıklı kılıyor. İkinci rotamız kurgulanmaya daha müsait. Onda da Yerebatan, Şerefiye, Binbirdirek gibi 10 tane sarnıçla beraber Valens Su Kemeri yer alıyor. Tarihi Yarımada’da bulunan sarnıçların, sahip oldukları zengin kültür mirası ve kültür katmanları sayesinde anlamlı bir kümelenme oluşturabildiğini ve bir kültür rotası oluşturma potansiyeli taşıdığı sonucuna eriştik. Günümüzde düzensiz şehirleşme, doğal afetler, iklim değişikliği gibi sorunların baskısı altında olan kültürel miras ögeleri için kültür rotalarının kurgulanması, gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıyor.”