Şule Yüksel Şenler'in aynı isimli kitabından senaryolaştırılan Huzur Sokağı dizisi ilgiyle izleniyor. İlk defa şehirli ve eğitimli bir başörtülü karaktere yer verilen dizide oyuncular kadar onların giydikleri kıyafetler de konuşuluyor. En çok da Sinem Öztürk'ün canlandırdığı Şükran karakterinin kıyafetleri. Düzgün örtünmeyen başörtüsü, kıyafetlerinin demodeliği ve kentli kadın imajından uzak oluşu özellikle sosyal medyada "Başörtülü karakter özellikle mi kötü giydiriliyor" diye eleştirilince dizi ekibi Şükran'ın kıyafetlerini yeniden gözden geçirerek çareyi örtülü bir stil danışmanıyla çalışmada buldu. Dizinin ilerleyen bölümlerinde Şükran'ın kıyafetleri ve başörtüsü eskiye göre daha modern ve stil sahibi bir kimliğe kavuştu. Ancak ekip Huzur Sokağı kitabındaki karekterlere uygun stili tam yakalamak için hala bu işe ciddi ciddi kafa yoruyor. Ekibe dördüncü bölümden bu yana katılarak Şükran'ı giydiren Esra Seziş'i Ala Dergisi'nin editörü olarak hatırlayacaksınız.
Dizinin genel kostüm sorumlusu Sevgi Duman Pektaş ve Şükran'ın yeni stil danışmanı Esra Seziş'le beraber Şükran'ın giyim kuşamını masaya yatırdık eleştirilerimizi ve kaygılarımızı onlarla paylaştık. Gördük ki onların derdi dizi kadar Şükran'ın kıyafetlerinin de beğenilmesi. Dizinin ilk üç bölümüyle ilgili gelen eleştiriler hakkında, dizinin genel kostüm sorumlusu Sevgi Duman Pektaş, "Daha önce hiç başörtülü bir karakter giydirmemiştim" diyerek olayın tecrübesizlikten kaynaklandığını itiraf ediyor. Bulutların Üzerinde, Çemberimde Gül Oya, Hatırla Sevgili, Güz Sancısı ve Kıskanmak gibi dönem yapımlarının kostüm sorumluluğunu üstlenen Pektaş, Huzur Sokağı'nın onun için her bakımdan yeni bir deneyim olduğunu söylüyor. İlk başlarda çok zorlandığını dile getiren Pektaş, özellikle başörtüsünü bağlamayı hiç bilmediğini söyleyerek, "Başlarda bilmediğimden etek boyunu kısa tutmuş olabilirim. Fakat daha sonra öğrenince yapmadım" diyor.
ŞÜKRAN'LA EVLENMEK İSTEYEN BİLE VAR
Şükran'ın kıyafetleri bu tecrübesizliği yansıtınca Pektaş ve ekibe sonradan katılan Esra Seziş birlikte başbaşa verip Şükran'ın giyimi üzerine yoğunlaşmışlar. Ancak son bölümlerdeki değişiklikler yine de seyirciyi tam olarak memnun etmemiş. Mesela, "Başörtüsüz zengin kızı güzel, başörtülü kızı çirkin giydiriyorsunuz" diyenler stil değişikliğinden sonra da "İlk hali çok güzeldi, daha masum görünüyordu" demeye başlamışlar. Ancak farklı görüşler olsa da izleyenlerin çoğunluğu Şükran'ın yeni görünümünü beğenmiş. Hatta "Şükran gibi kızlarla evlenmek istiyoruz" diyen erkekler bile varmış.
Esra Seziş, Şükran'ı giydirirken önceliğinin görünümden ziyade tesettür kriterlerine uygunluğu olduğunu söylüyor. Yaptığı işin sadece giydirmek olmadığını, rol model olarak görüldüğü için aynı zamanda bunun bir vebal olduğunu belirten Seziş, "Şükran ne giydiyse genç kızlar da onu giymek istiyor. Tesettüre uygun giydiremezsem diye vebalinden korktum. Güzel görünmesi gerektiğini de düşündüm. Kötü değil iyi örnek olmasını istedim" diyor. Şükran'ın stilini nasıl oluşturduğunu işe şöyle anlatıyor; "Mütevazı bir ailede yaşıyor fakat aynı zamanda çalışan bir kız. Kendi alışverişini yapabilir diye düşündük. Çok da fazla abartmak istemedik. Pullu boncuklu şeyler tercih etmiyoruz. Dizideki diğer başörtülü karakter Merve ise genç bir öğrenci, ona bol paça pantolonlar giydiriyorum. Tunikler etekler giyiyor. Pek fazla rolü olmamasına rağmen şimdiden genç kızların ilgi odağı haline geldi". Her şeyin kusursuz olması için elinden geleni yapan ekip, çekimlere başlamadan önce renk uzmanı Oya Kamer'e Sinem için analiz yaptırmışlar. Şükran'ın kıyafetlerinin ve eşarplarının renkleri tespit edilen palete göre seçiliyor. Tenine uygun olarak sonbahar renkleri daha yoğunlukta kullanılıyor.
Şükran karakterinin daha sade giyinmesi gerektiğini düşünenlerin aksine Seziş şunları söylüyor: "Hem Şükran hem de Merve karakteri çevrenizde görebileceğiniz başörtülülerden aslında daha sade giyiniyorlar. Merve, İstanbul'da yaşayan bir üniversite öğrencisi. Baktığımızda bugün karşılığı olan bir tipleme". Seziş, başörtülü karakterlerin hayatlarındaki gelişmelere göre kıyafetlerinde ufak değişiklikler olacağını fakat radikal bir değişiklik yapmayacaklarını da sözlerine ekliyor.
GELİNLİK BAŞI RÜZGARIN AZİZLİĞİNE UĞRADI
Ekip Şükran'ın imajının doğru algılanması için elinden geleni yapsa da bazı aksilikler de olmuyor değil. Mesela dizinin geçmiş bölümlerinde tasarlanan gelinlik başı eleştirilere neden olmuştu. Başörtülü birinin türban şeklinde gelin başı kullanılmasını eleştirenlere Seziş şöyle cevap veriyor: "Yaptığımız gelinlik başı rüzgârın azizliğine uğradı. O kadar rüzgâr vardı ki çekim esnasında bütün iğneler çözüldü. Boyun kısmını kapalı olarak tasarlamıştık. Fakat rüzgârdan eşarbı geriye doğru kaydı. Aslında çok dikkat ediyorum. Yaptığımız işlerde yanlış bir imaj vermek istemiyoruz" diyor.
Oyuncu giyindirmenin zor olduğunu söyleyen Sevgi Pektaş ise "Kıyafet yapılırken ortam, ruh hali etkilidir. Morali bozuksa koyu renk kıyafetler giydirirsin. Oyuncuya giyeceği kıyafeti beğendirmek ise işin en zor kısmı… Çünkü oyuncu kendi kafasında bir karakter yaratıyor. 'Bu karakter bunu giymez' diyor. İkna etmeye çalışıyorsun. Yani pek çok kişiyi memnun etmek zorundasın. Yapımcısından, yönetmenine, oyuncusuna kadar. Bu nedenle günümüz dizilerini yapmak daha zor. Çünkü kıyafet konusunda herkesin bir fikri var. Dönem dizilerinde kimse hesabını soramıyor" diyor.
Örtünürsem Şükran gibi olmak istiyorum
İlk bölümlerde kıyafet sponsoru bulmak kolay olmamış fakat birkaç bölüm sonra firmalar adeta birbiriyle yarışmışlar. Tesettür firmaları dışında artık Şükran için özel kıyafet tasarımı da yapılıyor. Böylelikle ileride kıyafetleri sadece kendine özel olacak. Şükran'ın giyimi konusunda çok güzel tepkiler geldiğini belirten Esra Seziş, telefonlar ve maillere yetişemediklerini söylüyor. Arayan izleyiciler, "Ben açık bir bayanım ama örtünürsem Şükran gibi olmak istiyorum" deyip kıyafetleri nereden edinebileceklerini soruyorlarmış.