Sultan Abdülaziz devrinden bir hatırat

Mehmed Âtıf Bey’in “Hâtıra-i Âtıf” isimli eseri Ketebe Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabı, Mehmed Âtıf Bey’in İbnülemin’e misafir olduğunda gerçekleştirilen sohbetler oluşturuyor. Bu sohbetlerde Macar mültecileri meselesi, Paris Sergisi ve Sultan’ın Avrupa Seyahati, Kolera Salgını, Tuna vilayetinin oluşturulması gibi birbirinden farklı konular konuşulmuş.

R. Rüveyda Okumuş Yeni Şafak
Arşiv

Sultan Abdülaziz devrinde Mabeyn başkatipliği yapmış olan Mehmed Âtıf Bey’in (1836-1907) başkatiplik süresince yaşadığı ve gözlemlediği hadiseleri içeren Hâtıra-i Âtıf isimli eser Ketebe Yayınları tarafından yayımlandı.

Kitabın çıkış noktasını Mehmed Âtıf Bey’in Horhor’daki konağında ve İbnülemin’e misafir olduğunda gerçekleştirilen sohbetler oluşturmaktadır. Bu sohbetlerde Âtıf Bey, devlet kapısında geçirdiği yılları, tanıdığı simaları, şahit olduğu hadiseleri uzun uzun anlatırmış. Bu sohbetler vesilesiyle İbnülemin, Âtıf Bey’in hatıralarının kaleme alınmasının faydalı olacağına kanaat getirmiş. İbnülemin Mahmud Kemal’in ısrarı üzerine bir taraftan Âtıf Bey’in şifahen hatıralarını anlatmış diğer taraftan da İbnülemin Mahmut Kemal’in kendisi, babası Mehmed Emin Paşa ve Emin Paşa’nın oğlu Ahmed Tevfik Bey tarafından kayda geçirilmiştir. Böylece Hâtıra-i Âtıf vücuda gelmiştir.

Mehmed Âtıf Bey, 1836’da İstanbul’da Ağnam müdürü Ali Şakir Refet Bey’in oğlu olarak dünyaya gelir. Çeşitli memuriyetlerin ardından kendisi 1873’de Mabeyn başkatibi ve 1875’de Hazine-i Hassa Nazırlığına getirilmiş, 1879’da Amasya mutasarrıflığı ve 1883’de Karesi Valisi olarak görev almıştır. 1907’de vefat eden Âtıf Bey vasiyeti üzerine Edirnekapı kabristanlığına defnedilmiştir.

Nurettin Gemici ve Hikmet Toker tarafından yayına hazırlanan kitapta Hâtıra-i Âtıf orijinal diliyle okuyucuya sunulduğu gibi Âtıf Bey’in hayatı ve hatıratı hakkında genel bir değerlendirme de yer alıyor. Sultan Abdülaziz’in tahta çıkmasıyla başlayan hatıratta Macar mültecileri meselesi, Paris Sergisi ve Sultan’ın Avrupa Seyahati, Kolera Salgını, Büyük Yangın felaketi, istikraz bahsi, Mısır meselesi, sadaret değişiklikleri, Fransa İmparatoru Napolyon’un eşi Prenses Eugenie de Montijo’nun, Avusturya İmparatoru Franz Joseph ve İran şahı Nasıruddin’in İstanbul’u ziyaretleri, Tuna vilayetinin oluşturulması ile iktisadi ve ticari hayata dair gelişmeler konu edilmektedir. Âtıf Bey, Sultan Abdülaziz’in hal edilmesi ve ardından şaibeli bir şekilde vefatı ile II. Abdülhamid’in tahta çıkışı da ayrıca hatıratta konu edilmektedir.

SULTAN’IN HÜSN-İ HAT MAHARETİ

Âtıf Bey’in hatıratında Mahmud Nedim Paşa, Mithat Paşa, Esad Paşa, Mütercim Rüştü Paşa, Hüseyin Avni Paşa gibi devrin devlet adamlarından ve özellikle Sultan Abdülaziz’in hal edilmesi ile sonrasında yaşanan hadisesinden etraflıca bahsetmektedir. Hatıratta yer verilen bir başka husus Sultan Abdülmecid’in hüsn-i hat konusundaki mahareti ve Hırka-i Şerif Cami’ndeki yazıların onun eseri olduğu konusudur.

Hâtıra-i Âtıf’ta yer alan belki de en ilginç bahislerden birisi de teamül gereği şehzadeler cülus öncesi evlenemez ve çocuk sahibi olamaz iken Sultan Abdülaziz’in ağabeyi Sultan Abdülmecid’in izniyle dünyaya gelen oğlu Yusuf İzzeddin Efendi’nin saray dışında Kadri Bey’in yalısında büyütüldüğünün anlatıldığı satırlardır.

TEK NÜSHA İBNÜLEMİN KOLEKSİYONUNDA

Hatıratın tek yazma nüshası İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde muhafaza edilen İbnülemin Mahmud Kemal İnal koleksiyonunda yer almaktadır. 162 varaktan oluşan eserde İbnülemin Mahmud Kemal, babası Mehmed Emin Paşa ile oğlu Ahmed Tevfik Bey’in yazısı ve Âtıf Bey’in tashihinden oluşmaktadır.

İbnülemin Mahmut Kemal, Son Sadrazamlar isimli meşhur eserinde Hâtıra-i Âtıf’tan yeri geldikçe bahsetmekte ve Âtıf Bey’in nezdinde olan Sultan Abdülaziz devrine ait bazı evraktan da istifade etmektedir. Bununla beraber Âtıf Bey’in anlattıklarında eksik kalan kimi hususlardan da Son Sadrazamlar’da temas etmiştir.

Âtıf Bey, hatıratında daha çok sarayda görev aldığı yıllara ait gözlemleri ve düşünceleri yer alırken Sultan II. Abdülhamid devrindeki Amasya ve Karesi’deki taşra memuriyetleri hakkında herhangi bir anlatımın olmaması taşra tarihi açısından önemli bir kayıptır. Kitabın orijinal diline sadık kalınması araştırmacılar için güven sağlarken bazı eksiklikleri de dikkat çekmektedir. İlk baskısında kitabın aslından bazı örnek sayfalara yer verilmişken bu baskıda bundan kaçınıldığı hatta Âtıf Bey’in yerine İbnülemin Mahmut Kemal’in fotoğrafının koyulduğu görülmektedir. Ayrıca bir taraftan kitap, İbnülemin, babası ve erkek kardeşi tarafından kayda alındığı belirtilirken diğer taraftan eser, istinsahmış gibi takdim edilmiştir. Görselliğin iyice önem kazandığı çağımızda kitap daha çok görsel malzeme ile zenginleştirilebilirdi. Hâtıra-i Âtıf’ın özellikle Sultan Abdülaziz devri üzerine önemli bir eser olmakla beraber yazarın şahsi düşünce ve gözlemlerine dayandığı için teenni ile yaklaşılması gerektiği hatırda tutulmalıdır.