Telkari, Anadolu'nun önemli el sanatlarından biridir. Etimolojik olarak Telkâri Farsça 'da tel yapımında kullanılan 'tel' ve örme anlamına gelen 'kâri' kelimesinin ortak telaffuzundan meydana gelmiştir. Geleneksel el sanatları içerisinde seçkin bir konumda olan Telkâri Türk-İslam Kültürü'ndeki süsleme ve örme yaklaşımını parçalara nakşetmeyi içermektedir. Bu parçalar Kültürümüzdeki estetik ve zarafetin ayrıntılarını sembolize etmektedir.
Geleneksel Türk maden sanatına ait altın, gümüş, bakır ve tunç gibi objeler, Osmanlı ustalarının ellerinde yeni vizyonlar kazanmış, bu vizyon maden eşyalarında farklı bir medeniyet yorumu olarak kendini açığa vurmuştur. Gümüş veya altından yapılmış telkâri telleri çatının şekline göre kıvrımlanıp sarılarak veya örülerek çeşitli desenler, motifler dizayn etmeyi amaçlar. Telkâri telinin hazırlanmasında telin bükülmesi ve tavlanması büyük öneme haizdir. Az bükülmüş telkâri telinden istenilen şekillerin elde edilmesi zordur. Dik durması ve telin bükümünün sık olması istenilen şekli vermeyi kolaylaştırır. Bu nedenle ustalar başarılı şekiller vermek için telin tavlanmasına özen gösterir.
Çatı teli, telkârinin dış kısmındaki temel kalıbı yapan, telin silindire geçirilmesi ile oluşan yassı kalın telin adıdır. Bu telin kullanılmasıyla telkâri eşyalarının bütün örme ve süsleme işlemleri yapılır. Bu çatı teli ürünün an iskeletini oluşturur. Bu iskeletin sağlam ve formunun bozulmadan kalması için çatı telinin uygun kalınlıkta ve kıvamda olması şarttır. Yani çatının sağlamlığı dolgu yüzeylerinin düzgün olmasını sağlar. Çatı teli güzelce tavlandığında istenilen eşyalara istenilen şekillerin verilmesi oldukça kolaylaşır.
ÇOK ESKİ ZAMANLARA UZANIR
Çok kaliteli, estetikce zarif ürünler elde etmenin bir başka yolu da işlem basamaklarını sırasıyla takip etmekten geçer. Telkârinin tarihiyle ilgili araştırmalar bu sanatın çok eski dönemlerden beri uygulandığına işaret etmektedir. 12. Yüzyıldan beri Anadolu ve Osmanlı topraklarında bu sanata gönül ve emek vermiş birçok sanatkârın olduğu bilinmektedir. Aynı sanat Trabzon'da da Trabzon Telkârisi adıyla asırlardır icra edilmektedir. Önceki devirlerde gelinlerin ve diğer insanların hamam takunyası olarak kullandığı çok bilinir. Zamanla telkâri sanatına ilgi ve talep arttıkça çeşitler değişmiş, farklı motif ve desenler ortaya çıkmıştır. Günümüzde takunyalar, hasırlar, takılar, kolyeler, yüzükler ve çeşitli süs eşyalarında telkâri sanatı uygulanmaktadır. Trabzon Telkâri denen el sanatının en temel ve genel özelliği örme ve süsleme boyutları ile kendini ifade etmesidir. Bütünüyle el işçiliğine dayalı bir sanat olan telkâri ürünlerinin dış yüzeyleri genellikle gümüşten imal edilmektedir. Başka bir deyişle günümüzde telkâri daha çok gümüş ve tel işçiliği alanlarında kendini göstermektedir.
Bu gümüş teller anlaşılmadan Telkâri sanatının anlaşılması mümkün değildir. Her telkâri modeline göre tellerin ayrı ayrı kesimi söz konusudur. Bu sanatta bir tasarım, bir incelik, bir estetik, bir zarafet, bir cevvaliyet vardır. Bunu ürünlerde, takunyalarda, kemerlerde, aynalarda, yüzük ve bileziklerde gözlemlemek imkân dâhilindedir.
YENİ YETİŞEN USTALAR YOK
Geleneksel el sanatlarının birçoğunda olduğu gibi Telkâri de fabrikasyon yaşam tarzının tehditi altındadır. Gümüşün yüzyıllardır dantel gibi işlendiği bu sanat, her el sanatı gibi yoğun sıkıntılar altında bulunmaktadır. Kuyumculuk sektöründeki hızlı fabrikasyon süreci bu sanatın hayat alanını daralmış durumdadır. Yeni yetişen ustaların olmamasının yanında yarınlara bu sanatı kimlerin taşıyacağı sorusu şuanda cevapsızdır. Böyle giderse Telkâri sanatının müzelik olacağı ve her müzelik sanatın ölü bir sanat olduğu gerçeği aşikârdır. Son zamanlar bu el sanatına yönelik birçok etkinliğin düzenlenmesi, belediye ve bazı vakıf bünyelerinde kursların açılmasına rağmen bunların yetersiz kaldığı ortadadır. Resmi ve sivil toplumun etkin ve yetkin kişilerinin bu el sanatlarının yaşatılması konusunda daha duyarlı olmaları daha çok gönül ve emek harcamalarının insanlık tarihine ve kültürüne büyük bir katkı içereceği ve takdir toplayacağı izahtan varestedir.