Türk malını İtalyan etiketiyle sattım

Yıllarını Ege Seramik'e veren başarılı yönetici Adnan Polat bir koltuğa birçok karpuz sığdıranlardan.İş çevresinde, spor sahalarında, gazete sütunlarında, televizyonlarda.Bugün güneşin doğduğu her yerde Türk seramiği varsa bu, Polat'ın başarısıdır. Fakat Polat, yabancı hayranlığımızdan şikayetçi. Hatta bir keresinde kızıp, “Madein Italy” etiketiyle ürün bile satmış!

Osman Tanburacı
Türk malını İtalyan etiketiyle sattım

Allah insanın alnına “başkan” diye yazmaya görsün… Hele bir de başarılıysanız başkanlık virüs gibi birinden ötekine geçiyor… Bir süre sonra herkes size “başkanım” demeye başlıyor. Bir de yapınızda çalışkanlık ve insan sevgisi varsa işte o zaman eve de gidemez oluyorsunuz… Adnan Polat işte böyle biri. Ege Seramik Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı, Türkiye Odalar Borsalar Birliği Meslek Grup Başkanı, Galatasaray Spor Kulübü Asbaşkanı. Rengarenk bir hayat.

Bu kadar iş bir koltuğa nasıl sığıyor? Seramik, TOBB, top…

Bu yürek işi. Severseniz yaparsınız. Girdiğim her işte yüreğimde bir heves taşırım, yoksa girmem. O konuyla ilgili muhakkak yapacaklarım vardır. Düşüncelerimdeki pozitif uçlar beni o işe bağlar. Ondan sonra da var gücümle başarı için koşarım.

Türkiye Seramik Federasyonu Başkanlığı'nda kaçıncı turdasınız?

Dört yılım bitti. Bir sene sonra görevi başka bir arkadaşıma devredeceğim. Ancak bu süreçte bilinmeyen Türk seramiğini dünyaya tanıttık. Bu öylesine gurur verici bir iş ki anlatamam. Kendinizden eminsiniz, yaptığınız ürünün değerini biliyorsunuz ama dünya piyasası sizi tanımıyor. Sonunda tanıttık, fuarlara katıldık, dünya ile bağlantı kurduk. Bugün seramikte yer ve duvarda Dünya 5., Avrupa 3.süyüz. İtalya, İspanya bizden önde… Amerika ve Fransa da var tabii…

Nasıl başardınız?

Yıllarca Ege Seramik'te işin zorluğunu yaşadım, ya bir marka olup kendinizi dünyaya tanıtacaksınız ya da iç piyasada zorlanacaksınız. Amacım sektör bile olamamış çatı altındaki seramiği bir çatı altında toplamaktı. Türk seramiğini dünyaya tanıtmak için diğer firmalarla kolları sıvadık ve başardık. Yönetim Kurulu arkadaşlarım; Ahmet Tahsin Yamaner, Hasan Sarcı, Faruk Arısoy, İlhami Tezcan, Aydın Eşer ve Ayhan Çavuşoğlu'na teşekkür borçluyum. Onların sayesinde güneşin doğduğu her yerde Türk seramiği de parlıyor.

Kaç dernek var çatı altında?

Sektörle ilgili altı dernek, federasyonu oluşturuyor. Çok iyi bir yere geldik. 15 yıldır yapılan Fuar UNICERA'yı son beş yılda uluslararası hale getirdik. Amerikalı seramikçilerle tanıştık. Türkiye'nin dünyada imajı yoktu Seramik Federasyonu ile hem içerdeki birliği sağladık hem dünyaya Türk seramiğini tanıttık. Önceleri TM imajı negatifti. Son 10 senede büyük mesafe aldık artık dünya bizim seramiğimizi motifinden, kalitesinden ve dünyanın her yanında olmasından dolayı tanıyor. İTO eski Başkanı Yalım Erez'in “Senden önce seramik, sektör bile değildi” lafı beni gururlandırmıştı.

Dünya standartları arasında yer almak nasıl bir şey?

Dünya dört şeye dikkat ediyor; teknik kalite, dizayn, fiyat ve zamanında teslim. Dekoratif özellikli ürünler dünyada daha fazla rağbet görüyor. Satış sonrası hizmetimiz de artınca dünya piyasasında yer ettik. Ülkemizi ve çalışmalarımızı tanıtmak için çok çaba sarf ettik. İhracatçı belgesi almak isteyen üyelerimizden ve de yapılan ihracattan yüzde 2 komisyon alarak yılda iki trilyon kar sağlıyoruz bununla da dünya fuarlarına katılıyoruz. Fuar süresince de yabancılarla yakınlaşıyor, toplantılar yapıyoruz.

Devlet destek oluyor mu?

Dünya ile sorun yok ama devletle sorunlarımız var; teşvik yasası bu sektörü haksız rekabete itti. Uşak'a teşvik var İzmir'e yok! Urfa ve Siirt'te yatırım yapamıyoruz. Bu teşvik bizi hırpalıyor. Devlet bunu yaparken bizden fikir almalıydı. Enerjide de sıkıntı var. Batı Avrupa ülkeleriyle eşit fiyat alıyoruz ama Çin'le baş edemiyoruz. İran'da da enerji çok ucuz bu yüzden dünya ile rekabet edemiyoruz devletin bize destek vermesi gerek. Önlemler alması gerek. Kayıt dışı ekonomi de bizi baltalıyor. “Merdiven altı” dediğimiz bu firmalar çalışan personelin ücretini düşük gösteriyor ve faturasız satışlar yaparak bizi zorluyor. Devlet buna mani olmalı.

Nasıl yani?

Bizdeki maliyetin yüzde 35'i enerji, yüzde 20'si işçilik. Bir de hammaddesi var bunun. Nakliyesi var. Bu yüzden rekabet zor. Devlet enerjiyi düşürmeli. Ürün geliştirme de çok önemli. ARGE gideri çok. Ürünlerimiz taklit ediliyor. Yasalar bizi korumuyor. Nakliye konusu da bizde zor. Demiryolu taşımacılığı gelişmediği için karayolunu tercih ediyoruz. Yılda 600 bin kamyon bizim seramikleri taşıyor. Çok riskli ve zor ulaşım. Limanlarımız da yetersiz. O yüzden ihracatta zorlanıyoruz. Buna rağmen yer ve duvar karosunda yüzde 40, Vitrifiye'de yüzde 65 ihracatımız var.

İnşaat sektörü, iç piyasada nasıl?

İç piyasada pazarımız var ama TOKİ inşaatlarında ucuz politika olduğu için onlar yerli ürün yerine Çin malını tercih ediyorlar. Ancak devlet politikası olarak yerli sermayeyi korumak gerek. Seramik sanayi katma değeri en yüksek sanayi. Üretmek için 100 liranın 10 lirası ithalata bağlı. Gerisi yerli kaynak, sırf bu yüzden devlet bizi korumalı. Türkiye'ye döviz kazandırıyoruz. Emek ağırlıklı sektörüz. Yılda bir trilyon dolar ihracata yaklaştık. Bu çok önemli bir rakam, katma değerimiz çok. Bu sektörde iki yüz elli bin kişi çalışıyor en az bir milyon insan seramikten ekmek yiyor.

Satışlar nasıl?

Dediğim gibi, biz pahalı üretiyoruz ama ürünümüz de güzel. Kalite isteyen bizlerden alıyor. Ama ne yazık ki bizde yabancı hayranlığı var. Türk malını bırakır, gider İtalyan alırız. İşe bakın ki; İtalya ve İspanya da bizden seramik alıyor! Üzülerek söylüyorum ama bir ara çok kızdım ve şöyle yaptım; 5000 metrekare seramik ürettim ve üstüne 25 $ fiyat koydum. Ambalajına da “Made in İtaly” yazdım. Yok sattı! Sonrasında 500 bin metrekare daha üretip sattım.

Birçok görevi aynı anda yürütüyorsunuz, zorlanıyor musunuz?

Polat Holding çatısı altında tam 16 firmamız var. Ege Seramik 8 firmadan oluşan bir grup. Yer duvar seramiği, vitrifiye, Ege Pazarlama, Birleşik Enerji, Polat Maden, Ege Seramik Dış Ticaret, Turizm ve Otelcilik bunlardan bazıları…Yeni başladığımız Rüzgar Enerjisi projesi de var. Çanakkale ve Balıkesir'de. Ayrıca Amerika, Macaristan ve İtalya'da da varız. Ne mutluyum ki hiç devlet ihalesi almadık ama sektörüm adına devletle çok karşı karşıya kaldım.

Polat Holding olarak iyi bir ekibiz ve çok iyi yönetiliyoruz.

Ya Galatasaray?

Mesleki tecrübeme dayanarak oraya da iyi bir düzen getirmeye çalışıyorum. Başkanımla gayet iyi anlaşıyoruz, onun da yardıma ihtiyacı var. Galatasaray çok büyük bir camia. İyi organize olmazsanız başarılı olamazsınız. 2000 sporcumuz, 400 çalışanımız, 12 bin üyemiz ve 25 milyondan fazla taraftarımız var. Tabii ki fikir ayrılıkları olacak bunun halli diyalogtur ama medya kaos yaratıyor.

Seyrantepe, Riva, Gerets de mi medyanın yarattığı kaoslar?

Gerets çok konuşuyor. Susacak ve işini yapacak. Gerets'le de oturup konuşuruz hatta hesap sorarız; niye Şampiyonlar Ligi'nden elendik, niye Fener'den 7 puan geriyiz? Oturup tartışırız. Galatasaray tartışan bir camiadır onun için UEFA Kupası var, Süper Kupa var. Galatasaray'da diktatörlük yoktur. Fikir özgürlüğü insanları da kurumları da başarıya götürür.

Hiç 20.45'i duvar karosu yapmayı düşündünüz mü?

Souness'in bayrak dikmesinden T-Shırt oluyor da 20.45'ten niye duvar karosu olmasın!...