Daha ortada Kürt açılımı yokken bundan 20 yıl önce içinde Kürtçe şarkılar bulunan bir albüm yapan Rahmi Saltuk'un başına gelmeyen kalmamıştı. 1989'da çıkar çıkmaz toplatılan Hoy Nare albümünü 20 yıl sonra yeniden çıkaran Rahmi Saltuk 20 yıl önce sivil polis baskısı altında Kürtçe türküler söylediği Emek Sineması'nda yeniden konser vermeye hazırlanıyor. Saltuk'la eskilerden, yeni projelerden konuştuk.
Uzun bir aradan sonra içinde Kürtçe şarkıların yer aldığı yasaklı albümünüz Hoy Nare'yi yeniden çıkardınız. Bu albüme açılımın bir parçası diyebilir miyiz?
Dışarıdan bakınca uzun bir ara gibi görünüyor. Çünkü gündemde kalmak için konser vermeniz gerekiyor, basında görünmeniz gerekiyor. İnsanlar popüler olmadığınız zaman yokmuşsunuz gibi davranıyor. Ben baroya kayıtlı bir avukat olmama rağmen her zaman müzikle uğraştım. Hiçbir zaman avukatlık yapmadım. Israrla müziğe devam ettim. Bu arada iki sinema filmi denemem de oldu. Biri Almanya Acı Vatan'dır hala televizyonlarda gösterilir. Bir de televizyonlarda yayınlanmayan Tuncel Kurtiz'le İsveç'te yaptığımız bir film vardı. Bizim yolumuz 80'de zaten kesilmişti. 89 yılında yaptığım Hoy Nare albümüme üç tane de Kürtçe parça koydum. Kürtçe o zamanlar çok netameli bir konu olduğu için yollarımız iyice bağlandı. Aslında asıl neden bu. Çünkü Türkiye'de koskoca sanayiciler devletle baş edemiyor. Ben nasıl edeyim.
89 yılında Kürtçe albüm yapmak bugünle kıyaslandığında cesaret gerektiren bir iş. Başınıza neler geldi?
Hoy Nare albümünü o yıllarda açıkça protesto için yaptım. Ben Kürt olarak mücadelenin içinde değildim. Bir sosyalist olarak mücadele içinde yer aldım. Kişi olarak Türklük, Kürtlük beni ilgilendirmiyor. Bu albümü yaptığım zaman ilk etapta çok ilgi gördü. Tabi yasaklanıncaya kadar. Şimdi Kalan Müzik'in sahibi olan yeğenim Hasan Saltık o zaman bu kaset işlerinde yeniydi. Biz albümü 20 bin bastık. Hasan gelip “100 bin, 200 bin basalım” demişti o zaman. İyi ki basmamışız. Çünkü 20 bin adet yasak-toplatma gelinceye kadar hemen tükendi ama 100 bin bassaydık hepsi elimizde kalacaktı. O zaman bunun altından kalkamazdık. Savcılık da hemen dava açtı tabi. Dava çok hızlı ilerledi beraat ettik. Ama dava konusu Kürtçe olduğu için davamızı kayda bile almadılar. Sırf dosyaya Kürtçe yazmamak için.
KÜRTÇE MÜZİĞİ TANITTIM
Sonra başka girişimlerde bulundunuz mu?
Benim niyetim konserler vermekti ama olmadı engellemelerle karşılaştım. O zaman ilk kez resmi yasağa itiraz ederek Kürtçe söyledim Açıkçası o türküleri ezberleyerek söylemiştim. Daha önce gençlik yıllarımda da, eylemlerde, okul işgallerinde konserler vermiştim. O konserlerde de Kürtçe söylemiştim. Bir keresinde Rahmetli Uğur Mumcu bir etkinlikte konser vermemi istemişti. O konserde meşhur Karayılan türsünü söyledim. Türküyü “Vurun Kürt uşağı” diye okudum. Doğrusu da budur. Türkiye'de Türklere ilk Kürtçe türküleri dinleten sanatçıyım. Kürtler zaten Irak radyosundan Erivan radyosundan dinliyordu. Ama batıda Türkler ilk kez benden dinledi.
Artık eskiden olduğu gibi sanatçılar yasaklarla karşılaşmıyor. Şimdi de Kürtçe müziğe ya da protest denen muhalif müziğe ilginin olmadığı söyleniyor. Sizce doğru mu?
Yasaklar kalktı ama 90'lar iki binler boyunca bürokratik işkenceler vardı. Doğrusu bu baskılar müzikal kalitenin önüne geçti. Ayrıca Türkiye'de her türlü örgütlenmede cemaatçilik hâkim. Senin adamın, benim adamım. Rahmi Saltuk kimsenin adamı olmadığı için çoğu yere çağrılmadı. Açıkçası yasaklar dışında böyle engellemeler de yaşandı. İnsanların kendilerini istedikleri gibi ifade etmeleri çok önemli Bu ifade etnik de olabilir, dini de mesleki de. İnsan buna karşı çıkamaz.
Yasakların kalkmasıyla darbeciliğin yargılanması aynı anda oluyor. Siz ne düşünüyorsunuz Ergenekon yargılamaları konusunda? Türk solu darbeciliğe yeterince karşı çıkmamakla eleştiriliyor.
27 Mayıs da dâhil tüm darbelere karşı çıktım. İnsan hem demokrat hem darbe yandaşı olamaz. Ancak bir ülkede adalet yoksa hiçbir davanın sonu iyi çıkmaz. Ergenekon konusunda da öyle olmasından endişeliyim. Üzerinde gidilmeyebilir. Saptırılıp başka bir mecraya sokulabilir.
SİLİVRİDEKİLER İÇİN İMZA VERMEM
Solcu olduğunu düşündüğümüz bazı sanatçılar Silivri Cezaevi önünde Ergenekon sanıklarına destek bildirisi dağıttı. Tarık Akan da aralarındaydı. Sanıklar arasında Veli Küçük gibi isimler de var. Siz bu destek bildirilerini nasıl karşıladınız?
Ben Türkiye İşçi Partisi'nden sonra başka hiçbir yere üye olmadım. Ben bir sanatçı olarak Silivri sanıklarına destek vermem. Hukuk hiçe sayılmış, cinayetler işlenmiş. Ben isim vermeyeyim siz verdiniz. Öyle toptan imza verilmez. Dediğim gibi cinayetler işleyenler var. Ama mesela Mustafa Balbay'ı muhabirliğinden beri tanırım onun için imza verirdim. Ben öyle imzalar vermem veren de beni ilgilendirmez.
İnönü'yü tek başıma doldururum
80'den sonra protest müzik popüler oldu. Şimdi bu müzik türü ne durumda?
Ben protest yerine muhalif müzik demeyi tercih ediyorum. Muhalif müzik Türkiye'de benimle başladı. Bu müzik gençler olduğu müddetçe de bitmez. Benim hocam Ruhi Su'ydu. Ben onu taklit ederek başladım. Sonra “Jandarma biz sosyalistiz”ler, “Mustafa Suphi'ye ağıtlar” çok sevildi. Benim konserlerim olduğu zaman hangi fraksiyondan olursa olsun gençler gelirdi. Ama 12 Eylül geldi her şey bıçak gibi kesildi. 80'den sonra da zor şartlar altında da olsa konserlere devam ettim. Ccunta varken uzun sürmedi tabi. Ama gençler bu müziğin taşıyıcısıdır. Ben iddia ediyorum, televizyonlarda iyi bir reklam kampanyası yapılsın İnönü Stadı'nı tek başıma doldururum.
Bu albümle birlikte böyle organizasyonlar olacak mı?
1989'da Hoy Nare çıktıktan sonra niyetim konserler yapmaktı. Çünkü bu bir tepki albümüydü. İlk konseri Emek Sineması'nda düzenledik. Albüm toplatıldığı için haber her tarafa yayıldı. Rahmi Saltuk Kürtçe söyleyecek. Ama konser bitene kadar ben de dahil herkes perişan oldu. Her taraf sivil polisti. Telsizler açık. Dışarıda resmi polisler. Telsizden anonsları duyuyoruz: “Şimdi mi alalım, sahneden mi alalım.” Sonuçta sürdüremedik. Ben de Zaloğlu Rüstem ya da Hz. Hamza değilim. Türkü söyleyen bir insanım. Türkiye'de başbakanları alıp götürdüler. Ama bugün aynı konseri aynı yerde vermeyi çok istiyorum. Yeniden Emek Sineması'nda konser vermek için girişimde bulunacağız bu albümle birlikte. Ben öyle çok yetenekli bir insan değilim. Tanrı bana bir yetenek vermiş türkü söylemek. Buna devam etmek istiyorum.