Vardım, secdeye kapandım

Dıranas, modernizme karşı, son yıllarında, eski günlerin hatırasıyla avunan ve içinde gerilimi sürekli artan özlemi dilin imkanlarıyla kapatmaya çalışan bir şair portresi vermiştir.

Yeni Şafak
Arşiv

http://image.yenisafak.com/resim/upload/2017/05/15/4a5a0cbekult1.jpg

Söhretini biraz da yayınlandığı günden itibaren çok sevilen Ağır, Serenad, Kar, Olvido, Fahriye Abla gibi şiirlere borçlu olan Ahmet Muhip Dıranas ve şiiri için yaygın kanaat; "Cahit Sıtkı Tarancı ile birlikte şiirde sese, şekil mükemmelliğine önem verişi; Baudleaire sembolizminden hareket edip Türkçe'de yeni bir şiir dili ve yapısı oluşturması ile, şiirimizde kendine sağlam bir yer ayırdığı" şeklindedir. Tiyatro alanındaki yoğun ilgileriyle de tanınan Dıranas, bir süre Devlet Tiyatrosu edebî kurul başkanlığını yürütmüş ve bu alanda üç eser (Gölgeler, O Böyle İstemezdi, Çıkmaz) vermişti. Çeşitli sanat dergilerinde ve Zafer gazetesinde yayınlanan düzyazıları Yazılar (adam yay./1994) adıyla kitaplaşan şairin, Tevfik Fikret'in kitaplarından seçmeler ile sadeleştirdiği şiirlerin toplandığı Kırık Saz (1975) başlıklı diğer bir kitabı da mevcuttur... Ahmet Muhip Dıranas'ın, ilk baskısı 1974 tarihini (İş Bankası Kültür yay.) taşıyan "Şiirler"i ise, ikinci baskısıyla (Yapı Kredi yay./168 say./İst./1999) yeniden şiir çevrelerinin beğenisine sunulmuş bulunuyor. Hayatta iken uzun süre kitap yayını konusunda son derece ketum davranan şair, bu ısrarcılığını ancak ölümüne altı yıl kalana değin sürdürebilmiş ve "Şiirler"in basılması ile şiir dostları tarafından artan bir ilgiye mazhar olmuştur... Ahmet Muhip Dıranas, tipik bir Cumhuriyet kuşağı şairlerindendir. Ortalama şehir insanının/yaşantısının belli başlı duygularının tercümanı olur. Aşk, mutluluk arayışı, sulh içinde bir dünya özlemi şairin tematik yapısını oluşturur. Şiirinin kaynakları arasında Baudleaire kokusu olduğu kadar; 30'lu 40'lı yılların en etkili şairlerinden olan Necip Fazıl'ın atmosferi çok daha barizdir... Dıranas, tüm şairlik hayatı boyunca 'hece vezni'nin uygulamalarını, şiirinin biçim arayışları bakımından sürekli korumuş ve 'hece'ye sadık kalmış bir şairimizdir. Titiz bir şiir işçiliğiyle dokuduğu şiirleri, ölçülü bir şiirsel duyarlığı benimsediğinin açık işaretlerinden sayılır.

50 sonrası hızla kabuk değiştiren ve modernizmin iklimine daha da açık bir görüntü veren Türkiye'de, 'yeni hayat'ın getirdikleri ve götürdükleri karşısında kendini biraz da savunmasız hisseden Dıranas, sonraki yıllarda eski günlerin hatırasıyla avunan ve içinde gerilimi sürekli artan 'özlem'i dilin imkânlarıyla kapatmaya çalışan bir şair portresi vermiştir.

İlk mısraı, "Vardım eteğine, secdeye kapandım;"la başlayan Ağrı şiiri, manevî bir arayışın, bir sığınma içgüdüsünün izlerini taşıması bakımından kaba bir metafizik sıçrayıştır Dıranas şiirinde. "Şiirler"iyle Dıranas, bir kez daha okuyucu karşısında tartım bekliyor...

------- Geri OKU ------------------