"Yabancılar ve Tanıdıklar" İstanbul'da sahnelendi

Macaristan'da faaliyet gösteren Jókai Tiyatrosu, Avrupa Turnesi kapsamında dün akşam "Yabancılar ve Tanıdıklar" oyununu sahneledi.

Halime Kirazlı
Oyuncular temsil sonrası soruları yanıtladı

Macaristan'ın Békéscsaba şehrinde faaliyet gösteren Jókai Tiyatrosu’nun Avrupa Turnesi'ndeki yeni durağı İstanbul oldu. Macaristan Sanat Akademisi tarafından desteklenen "Yabancılar ve Tanıdıklar" oyunu, Mór Jókai’nin 200. doğum yıldönümü kapsamında sahnelendi. Macaristan Kültür Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü işbirliğindeki etkinlik, dün akşam Mecidiyeköy Büyük Sahne’de tiyatroseverlerle buluştu. Tibor Zalán'ın kaleme aldığı oyun 19. yüzyıl Macaristanında eserleriyle büyük üne kavuşmuş iki Macar sanatçı; yazar Mór Jókai ve ressam Mihály Munkácsy’nin buluşmalarını konu alıyor. İki sanatçıyı tiyatro sahnesinde buluşturan oyun, yaşadıkları ortak sorunları tiyatro sahnesine taşıdı. Oyun, Macarca ve Türkçe üstyazıyla sahnelendi. Londra, Paris, Brüksel, Bükreş’ten sonra ülkemize gelen ekip, önümüzdeki hafta New York'ta sahne alacak.

Oyun iki sanatçının dertleşmesi

Temsil sonunda, Macaristan Kültür Merkezi Kültür Ataşesi Gergő Kovács’ın moderasyonunda tiyatronun müdürü Zoltán Seregi, oyuncular Csaba Gerner, Attila Czitor ve Kornélia Kövesdi soruları yanıtladı. Seregi, oyunun Macar kültürünü anlattığını fakat Türk kültürüyle benzerlik gösterdiği için izleyicilerin kendinden bir şeyler bulmasının mümkün olduğunu dile getirdi. Türkiye’de oyunu sahnelemenin bağlarımızı kuvvetlendirmesi açısından önemli olduğunun da altını çizdi. Oyunculardan Attila Czitor temsili şu sözlerle anlattı: “Metin bir sohbet dramasıydı. Sahneye uyarlarken üzerinde bayağı düzenleme yaptık. Oyun iki sanatçının evrensel sorunlarını sohbet ederek anlatıyor.” Oyunculardan Csaba Gerner provalar esnasında insanların sanatçıları gereğinden fazla yücelttiğini fark ettiğini söyledi. Sanatçıların da hata yapabilen varlıklar olduğuna dikkat çeken oyuncu, “İki sanatçı, Macarlar için çok önemli. Onların nasıl yaşadığını düşünmemiz, üzerine çalışmamız lazım. Provalarda, sanatçıların düşünceleri neydi, hayal etmeye çalıştık. Ve onu sahneye aktarmaya çalıştık” dedi.