Günlük gazete takipçilerinin 'İşte bu benim adamım' dediği köşe yazarları vardır. Hatta kimileri ne yazdığı merakıyla gazeteye ilk onunla başlar. Hepsine yer veremesek de aralarından bazılarını sizlere farklı bir yönünü, gerçek mesleklerini anlatmak için seçtik. Kimi öğretmen, kimi iş adamı, kimi hukukçu, kimi de sahafçı olan yazarlar, genelde gerçek mesleklerini yapmasalar da aralarında kendi mesleğine devam edenler de var.
FAST-FOODCU YORUMCU
'Millî yorumcu' olarak anılan spor yorumcusu Ömer Üründül, aslında pek çok şirkete ortak olan, işletme mezunu bir işadamı. Üründül, Burger King'i Türkiye'ye getiren TAT Gıda'nın da yüzde 30 hissedarı. Aynı zamanda Ytong'un da Yönetim Kurulu Üyesi. Yoğun bir iş hayatı içerisinde futbolla da ilgilenen Üründül, futbolu hayatında hobi olarak görüyor ve para almadan maç yorumluyor. Üründül, Sabah Gazetesi'nde yazmaya devam ediyor. Kadınlar da yazabiliyor dedirten Perihan Mağden ise aslında bir psikolog. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü mezunu olan yazar köşe yazıları yazmaya başlamadan önce sevmediği bir çok işte çalışmış. Halen Radikal'de yazmaya devam eden Mağden, farklı yorumlarıyla dikkat çekiyor.
YEM SANAYİİ'NDEN SAHAFLIĞA
1979 yılında Ankara Meslek Yüksekokulu, Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitiren, Yem Sanayi Türk A.Ş.'nde iki dönem, memur, şef ve ticaret müdürlüğü, Kırıkkale Üniversitesi'nde daire başkanlığı ve genel sekreter yardımcılığı Kırıkkale, Mersin ve İstanbul'da özel kuruluşlarda yöneticilik görevlerinde bulunan kişi de edebiyatla irtibatı nedeniyle severek okunan yazarlar arasında.. Yeni Şafak Gazetesi'nin köşe yazarlarından Ömer Lekesiz'6den bahsediyoruz. Aynı zamanda Kitap Eki'nin danışmanlığını da yapan Lekesiz, halen Kadıköy'de bir sahaf dükkanı işletiyor.
DİLİPAK'A YAMUK YAPMAYIN
Liseyi bitirdikten sonra maddi sıkıntı içine giren Abdurrahman Dilipak, bir süre judo antrenörlüğü yaptığını söylesek sanırım şaşırmazsınız. Uzun boyu ve fiziğiyle hep dikkat çeken Dilipak, Devlet Su İşleri'nde elektrasyon çalışmaları denetiminleri yaparken müstear isimle Milli Gazete'de yazmaya başlamış. Dilipak halen Vakit Gazetesi'nde yazmaya devam ediyor. Çocukluğundan itibaren gazeteye, köşe yazarlarına, dergileye oldukça meraklı olan Tufan Türenç ise üniversiteye girerken eczacılık okumaya niyetlenip, sonra dümeni gazetecilikten yana kıranlardan. Yazar, şimdi Hürriyet'te çalışmaya devam ediyor.
YAZILARINI HUKUKLA HIZLANDIRDI
Pek çok gazete ve dergiye yazdığı eleştiri yazılarıyla Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunan Doğan Hızlan da hukukçu yazarlar arasında. İlk yazısı 1954 yılında yayımlanan Hızlan, çeşitli edebiyat dergilerini ve aralarında Cumhuriyet'in de olduğu gazetelerin sanat sayfalarını yönetti. Hızlan, Hürriyet'te okurlarıyla buluşmayı sürdürüyor. Zaman Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan, aynı zamanda köşe de yazan Ekrem Dumanlı ise gazeteciliği kendisine sonradan meslek edinenlerden. Lisansını İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamlayan Dumanlı, 6 yıl edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra içindeki gazetecilik dürtülerine kulak vermiş. Dumanlı, 1993 yılında Zaman Gazetesi Kültür Sanat Servisi'nde muhabir olarak çalışmaya başlamış.
EDEBİYAT VE SİYASAL KESMEDİ, YAZAR OLDU
Güzellikten, futbola hatta sinemaya kadar pek çok konuya aşikâr olduğunu göstermeye çalışan Hıncal Uluç, İngilizce öğrenme hevesi yüzünden İstanbul Edebiyat Fakültesi'ne girmiş, ama lisansını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamlamış. 'Her türlü sporu denedim; ama hiçbirinde başarılı olamadım.Yapan yapar, yapamayan eleştirmen olur' diyen Uluç, Sabah Gazetesi'nde yazmaya devam ediyor. Lisede olgunluk sınavından kaldığı için bir dönem geç mezun olan Oktay Ekşi, babası tarafından Toprak Mahsülleri Ofisi'nde geçici işçilik yapmış bir emekçi… Gündeliği üç liraya, üç ay çalışan Ekşi, bu işi bırakarak Ankara Ajansı'nda stajer muhabirliğe başlayıp bugünlere gelmiş. İlk gazetecilik tecrübesini Hürriyet'te yaşayan yazar, aynı gazatede yazmaya devam ediyor. Doğan Heper de köşeli hukukçulardan. İki fakülte birden okuma şansı olduğunu öğrenince Gazetecilik Enstitüsü sınavına da giren Heper, bu sayede başka bir dünyaya, medyaya adım atmış. Eğitimini gördüğü hukuk alanında avukatlık stajını bile tamamlamayan Heper, aç kalmayı göze alarak çalışmaya başladığı gazeteciliğe devam ediyor.