55 yıllık hayatı elim bir kazayla sona eren Büyük Birlik Partisi Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ardından onu biraz daha yakından tanıma fırsatı verecek kitaplar yayınlandı. Bunlardan biri Abdülkadir Selvi ve Erhan Seven'in birlikte hazırladığı Alperen kitabı. Nesil Yayınları'ndan basılan Alperen, Yazıcıoğlu'nun hayatından kestiler aktarıyor ve Yazıcıoğlu'nun arkadaşlarının hatıraları üzerinden onu değişik yönleriyle tanıtmayı amaçlıyor.
ORUCUNU DEDESİNE SATTI
Kitapta Yazıcıoğlu ilk orucunu kendi ağzından anlatıyor. “Dedeme gittim, elini öptüm, söyledim. Babannem 'Bu orucu tuttun, şimdi dedene sattın, o da bunu sana verdi, ona bakacaksın artık.' dedi. Beni kuzuyla tanıştırdı. Büyüyünceye kadar peşinde dolaştım” Mamak'ta 5 yıl yatan Yazıcıoğlu bu dönemde solcularla da iletişim içindeymiş, çıkınca da irtibatını kesmemiş. Dev Genç Genel Sekreteri partiyi kurduğunda da hayırlı olsuna gitmiş. Muhsin Yazıcıoğlu darbenin 25. yılında katıldığı bir toplantıda cezaevinde nasıl işkence gördüklerini anlatıyor: “O solcu arkdaş işkence sırasında öyle çığlık atıyordu ki dayanamadım, 'Yeter artık, hepimiz insanız' dedim. Bunun üzerine beni hücremden çıkarıp falakaya yatırdılar, işkenceye başladılar.”
DUYARLILIKLARIMIZI HATIRLATTI
Muhsin Yazıcıoğlu'nun şiirlerinin İbrahim Birol tarafından derlenmesiyle hazırlanan ve Alperen Yayınları'ndan yayınlanan Gül'ün Şavkı kitabından Yazıcıoğlu'nun Gül isimli şiirini okuyoruz. “Gül de gül yüzünde / Binlerce güller açsın / Gül bahçesi gönlünden / Güller topla; / Sevgi topla; / Sevgi dağıt / Yaradan'a, yaratılmışa. / Sevgide güller açsın, / Güller sevgi dağıtsın / Sevgiyle bakıyor, / Gül gibi görüyorsun / Sen / Bahtiyarsın.” Ayten Gezici'nin hazırladığı Karakutu Yayınları'ndan basılan “Son Reis Muhsin Yazıcıoğlu; Ülkünün Yalnız Alpereni” kitabı yaşanan elim kazanın kazanın öncesi ve sonrası ile ortaya çıkan birçok soruya cevap arıyor. Kitapta, “Toplumumuzu bir arada tutan değerlerin, ortak duyarlılıkların hatırlanmasına vesile olan Yazıcıoğlu, siyasi tartışmaların, gerginliklerin, hesapların ötesinde Türkiye'nin insanlarına ortak bir gök kubbemiz olduğunu hatırlatmıştır.” diyor. Kitap Yazıcıoğlu'nun yaşamını, fikirlerini ve ülkesi adına gösterdiği değişimi anlatıyor.
KAZA MI, SUİKAST Mİ?
1993 yılında Muhsin Yazıcıoğlu hakkında ilk kitabını kaleme alan yazar Selim Çoraklı'nın, “Muhsin Yazıcıoğlu Adam Gibi Adam” adını verdiği kitabı Popüler Yayınları'ndan yayınlandı. Çoraklı, kitabına neden Adam gibi Adam ismini verdiğini “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz gerçeği bir kez daha çarptı sinelerimize.. O inandığı gibi yaşadı ve yaşadığı gibi gerçek âleme göçtü. Kendi ifadesi ile bir saniyesine hâkim olamadığımız bir hayat için asla eğilip bükülmedi. Dik durdu, dik yaşadı, doğru yürüdü. Davasının adamı oldu. Onun için kitaba bu ismi koydum” diye açıklıyor. Taner Çakıl'ın Kainat Yayınları'ndan çıkan kitabı “Üşüyorum Reis” ise 'kaza mı, suikast mı?' sorusunu sorarak helikopter kazasını, cenaze törenini, ardından söylenenleri ele alıyor.