Yelkovanlar alıp başını gitmesin diye sayıyorlar

Doğa Derneği Karadeniz Deniz Kuşları Projesi çerçevesinde, nesilleri tehdit altında olan deniz kuşlarından Tepeli Karabatak ve Yelkovan'ları sayıyor. Bu sayede belirlenecek önemli kuş alanlarına gerekli özen gösterilirse soylarının tükenmesi tehlikesinin önüne geçilebilecek.

Emeti Saruhan
Yelkovanlar alıp başını gitmesin diye sayıyorlar

Haydarpaşa Tren İstasyonu'nun önünde 3 kişi ellerinde dürbün, kağıt kalem, teleskop, karşıdaki dalgakırana doğru bakıyorlar, gelen geçen de onlara. Zaman zaman etraflarında küçük çaplı bir kalabalık oluşuyor. Hatta meraklı bir amca yaklaşıyor ve 'Ver bir de ben bakayım' diyerek teleskopu ele geçiriyor. Olay 'Nereye bakıyor bu adamlar' filmi kıvamına gelmeden konuşmaya başlayalım diyoruz ve Doğa Derneği'nden Bilim Koordinatörü Süreyya İsfendiyaroğlu, Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı Maria Perez Ortega ve Proje Koordinatörü Hayri Dağlı ile iskelenin yanındaki küçük çay bahçesine oturup Karadeniz Deniz Kuşları projesini konuşmaya başlıyoruz. Yaptıkları iş dışarıdan baktığınızda biraz çılgın bir iş gibi görülebilir, çünkü kuş sayıyorlar. Fakat bildiğimiz bir sayım yöntemiyle değil. Ne de olsa kuşlardan sayım günü evden çıkma yasağına uymalarını bekleyemeyiz. Geçen yıldan beri çok önemli bir projeyi gerçekleştiriyor Doğa Derneği. Soyu tehlike altında olan Yelkovan ve Tepeli Karabatak kuşlarını sayıp kolonilerinin nerelerde yoğunlaştığını bulacaklar ve bu bilgiler ışığında Karadeniz'deki deniz kıyı koruma alanları belirlenecek. Bu bölgelere dikkat edilirse bu kuşların soylarının tükenmesi tehlikesi azaltılabilecek.

Süreyya İsfendiyaroğlu, normal şartlar altında Tepeli Karabatakların yarlarda, mağara ağızlarında, denize balkon gibi bakan kayalıklarda yuva yaptıklarını fakat son on yıldır bir koloninin Kadıköy'ü kolonize ettiğini ve Karadeniz'deki en büyük kolonilerden biri olmaya doğru gittiğini anlatıyor. Bugün de zaten buradaki kuşların sayımını yapıyorlar. Dürbün ve teleskopla dalgakıran üzerindeki yuvalara bakıyoruz. Yanından vapurla kaç defa geçip gittiğimiz bu dalgakıranın üzerindeki kuşlara dikkat etmediğinize bahse girerim. Evet martılar var. Fakat onların yanı sıra siyah kuşlar, yani Tepeli Karabataklar da var. Dalgakıranın üzerinde değişik yerlerde, ama özellikle ortasındaki, Sultan Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yıldönümü anısına yapılan sütunun hemen her basamağında bir yuva, yuvalarda da yavrular var. Hayri Dağlı tam yavru mevsimi olduğunu, bu yavrular uçtuktan sonra tekrar bir sayım yapmaları gerekeceğini anlatıyor.

Karadeniz Deniz Kuşları projesi geçen yıl Nisan ayında başlamış. Proje Koordinatörü Hayri Dağlı, amaçlarının Yelkovan (Puffinus yelkouan) ve Tepeli Karabatak (Phalacrocorax aristotelis desmarestii) kuşlarının uluslararası öneme sahip popülasyonlarına ev sahipliği yapan Güney Karadeniz'deki önemli kuş alanlarının envanterinin hazırlanması olduğunu söylüyor. Avrupa Komisyonu Çevre Direktörlüğü'nün desteğiyle yürütülen proje Karadeniz'de kendi alanında şu ana kadar yapılan en kapsamlı araştırma niteliğini taşıyor. Projeyi Türkiye'de Doğa Derneği yürütüyor. Romanya ve Bulgaristan'ı da kapsayan projede Yunanlılarla da beraber çalıştıklarını böylece Yunanlıların deniz koruma alanlarını belirlenmesi konusundaki uzun yıllara dayanan tecrübelerinden istifade ettiklerini anlatıyor İsfendiyaroğlu. Uluslararası deniz kuşu sayım metodolojisini uyguladıklarını ifade eden İsfendiyaroğlu, böyle bir sayımın bu coğrafyada ilk kez yapıldığını da belirtiyor.

Karadeniz'in kuş haritası çıkacak

Özellikle bu iki türün sayılma sebebi türlerinin azalmış olması. Sayımda nesli küresel ölçekte tehdit altında olan Yelkovan kuşu ve nesli AB ölçeğinde tehdit altında olan Tepeli Karatabak kuşlarına yoğunlaşıyorlar. Hayri Dağlı Yelkovan kuşlarının özellikle üreme alanları ile ilgili uzun yıllardır çok iyi çalışmalar yapıldığını fakat bu kuşların kışı ve sonbaharı geçirdikleri beslenme alanları ile ilgili elimizde çok az bilgi olduğunu anlatıyor. Çalışmada Yelkovan kuşlarının üreme zamanı ve dışında açık denizi nasıl kullandıklarına bakılıyor. Dağlı, 'Balık sürülerini takip ediyorlar. Yoğunlaştığı yerlerde Yelkovan sürüleri de yoğunlaşıyor ve düzenli olarak Boğaz'dan geçiyorlar. Yelkovan gibi deniz kuşları bir tek üremek için karaya ihtiyaç duyarlar. Bir tek yavrularını büyütmek için karaya gelirler. Zamanlarının büyük kısmını geçirdikleri Karadeniz'de ne yaptıkları, oradaki popülasyon trendleri çok iyi takip edilmesi gerekiyor ki bununla ilgili sorunları tespit edelim. Önlemleri alalım ve uluslar arası çalışmaları yürütebilelim' diyor. Sayımın bu envanterin ilk aşaması olduğunu ifade eden Süreyya İsfendiyaroğlu ise '2 yıl boyunca bu konuyla ilgili bilgi toplamaya devam edeceğiz. Proje sonunda verileri birleştirip beraber yorumlayacağız. 'Karadeniz'in şu kısmı önemli buraya daha çok dikkat edelim' gibi. Karar vericilere bu konuda karar vermelerini sağlayacak hem veri setini hem de veri yorumlama yöntemini beraber sunmayı hedefliyoruz' diyor.

Sayım için şimdiye kadar İğneada'dan Hopa'ya kadar her yere gitmişler. Bunu birkaç kez daha yapacaklarını söylüyorlar. Yelkovan sayımları Karadeniz'de dört noktadan yapılıyor. Bu sayımların aynı zamanda yapılmasına dikkat ediyorlar. Sayım açık denize bakarak yapılıyor ve kuşlar uzaklık bantlarına göre sınıflandırılıyor. Hangi yönde kaç tane kuşun hareket ettiği, hangi uzaklıktan geçtiği sistematik olarak izleniyor. Yerli kuşlar analizlere konmuyor. Mesela Haydarpaşa'daki yerleşik Gümüş Martıları saymıyorlar fakat belirli bir yönü varsa, bir yöne doğu gidiyorsa sayılıyor. Kuşlar geri dönerse tekrar sayılmıyor.

Projede toplamda profesyonel olarak 17 kişi çalışıyor. Bunlardan 12'si yurt dışında Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'da çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye'de 5 uzman çalışıyor. 4 kişi Doğa Derneği'nin uzmanları. Maria Perez Ortega ise çalışma için İspanya'dan gelmiş. Toplanan bilgilerin veri tabanına girilmesi, analiz edilmesi ve haritaların oluşturulması yani coğrafi bilgi sistemleri konusunda destek oluyor. Projede 10'un üzerinde de gönüllü var. Karadeniz kıyılarından sürekli olarak sayım yapıyorlar. Bu gönüllüler İstanbul, Sinop, Trabzon, Zonguldak, Giresun gibi şehirlerde yaşayıp oradaki kıyıdan sayım yapıyorlar. Kuş gözlemcilerinin kuş gözleminde bilgili, tecrübeli, kuşları ayırt edebilecek konumda ve sabırlı insanlar olması gerekiyor. İsfendiyaroğlu 3-4 saat boyunca sabırla beklemek gerektiğini, bazen denizde çok az hareket olduğunu anlatıyor. Açık deniz sayımlarını ise uluslarası hatlara binerek ro ro gemileriyle gerçekleştiriyorlar. Şimdiye kadar Türkiye Ukrayna ro ro hattına binerek sayım yapılmış ve bu sayımlar da ayda bir olmak üzere devam edecek.

Haberimizi okuduktan sonra Haydapaşa dalgakıranındaki Tepeli Karabatakları ve yuvalarını görmek isteyecek okurlarımız için bu kuşları nasıl tanıyacaklarını Süreyya İsfendiyaroğlu'na sorduk; 'Türkiyede 3 tür Karabatak var. Bir tanesi tatlı su türü. Bir tanesi deniz türü. Bir tanesi de hem tatlı suda hem denizde görülebilen bir tür. Tepeli Karabatak denize has bir tür. Bütün Karabataklardan farklı olarak baş kısmında yukarı doğru kalkık bir tüyünün olduğunu görebiliyoruz. İsmini oradan alıyor. Üreme zamanında bu tüy rahatlıkla görülebilir. Üreme zamanı dışında bu tüyünü kaybeder. Bir parmak kalınlığında ince narin bir gagası vardır. Tamamı siyah bir kuştur. Uçuşta uzun boyun, kısa kanat ve yuvarlak kanat uçlarıyla dikkat çekerler. Burada yuva yapan bir tek tepeli karabatak vardır. Yuvanın üzerine oturan bir kuş görürlerse o Tepeli Karabatak'tır.'

Dünyada Yelkovan kuşunun korunması için en önemli ülkenin Türkiye olduğunu, Boğaz'dan göç ettiklerini anlatıyor Süreyya İsfendiyaroğlu. Tepeli Karabatakların da Karadeniz'deki en yoğun bulunduğu alanın ülkemiz kıyıları olduğunu söyleyen İsfendiyaroğlu 'Özellikle Batı Karadeniz'in gelişim planları yapılırken çok dikkat edilmesi lazım. Bakir kıyılar. Bununla ilgili çok iyi fırsatlar var. Bu hayvanların burada yaşamaları mümkün. Orta ve Doğu Karadeniz'deki gözlemlerimizden Karadeniz sahil yolunun bu kuşların yaşam alanını daralttığını söyleyebiliriz. Ortada çok bariz bir tehdit yok ancak projeler yapılırken karar vericilerin yaban hayvanlarını özellikle bunun gibi nesli tehlike altındaki yaban hayvanlarını da gözeterek karar vermeleri lazım. Biz bu bilgiyi sağlayabiliriz' diyor. Aşırı avlanmaya bağlı olarak balık stoklarının azalması, Karadeniz'in kirlenmesi gibi etkenler bu kuşların varlığını tehdit ediyor.