Çamlıca'nın eteklerinde pişmeye başlayan, kokusu zamanla İstanbul'un 'dört' bir köşesine yayılan Çömlek, Büyük Çamlıca Tepesi'ne taşıdığı merkez şubesinden nefis tereyağlı fasulyenin kokusunu yaymaya devam ediyor. Kısıklı'daki ana yurdundan mecburen ayrılan Çömlek'i yeni yerinde ziyaret edip, hem İstanbul'un Anadolu istikametini seyr-u temaşa ettik, hem de epeydir unuttuğumuz Çömlek'te kurufasulyenin tadını yeniden keşfettik.
Kainatta her şeyin ve herkesin bir hikayesi var malumunuz. O halde Çömlek'teki leziz yemekler ve leziz sohbetten söz etmeye Çömlek'in hikayesini, hikayenin kahramanı Maksud Günaydın Bey'den dinleyerek başlayalım.
KENDİME REVA GÖRMEDİĞİMİ BAŞKASINA DA GÖRMEM
Maksud Bey, her şeyin bir lokantada yediği yemekle başladığını söylüyor. Yemekten bir süre sonra midesinde rahatsızlık başladığını ve yaklaşık üç yıl boyunca bu rahatsızlıkla uğraştığını anlatan Maksud Bey'in canı tedavi sırasında o kadar yanmış ki, 'Ben yandım başkası yanmasın diyerek' insanlara hijyenik ve tabii gıdalarla yapılan yemekleri yedirmeye karar vermiş. Tabi ki bir Karadenizli olarak önceliği kendi yöresine vermiş. Karadeniz yaylalarında yetişen, hayvan gübresiyle beslenen fasulyeyi İstanbul'a getiren Maksud Bey, “her şey doğal ve tabii olmalı” fikrinden hareket ederek kurufasulyeyi topraktan yapılan çömleklerle pişirmeye başlamış. Bu arada Karadeniz'in ünlü tereyağı ile yaylalarda otlatılan hayvanlara ait etleri de taş fırında kaynayan çömleklere koyunca, ortaya artık dünyaca ünlü olan Çömlek lezzeti çıkmış. Bu arada hatırlatalım fırında, uzun bir sürede pişen yemeğin beslenme değeri de oldukça yüksek. İçine konulan et ise, suyu süzüldükten sonra tereyağı ve mısır özüyle hafif ateşte kavruluyor ve böylece fasulyenin tadının tamamen etin lezzetine bürünmesi engelleniyor. Zaten kuru fasulye protein açısından kırmızı etten hiç de eksik kalmayan bir bakliyat.
Maksud Bey, Nevşehir'de kurufasulye festivalinde öğrendiği işin teknik sırlarını böyle açıklasa da işin 'tek kelimelik' küçük bir sırrını daha bizimle paylaştı fakat yazmamak kaydıyla… Maksud Bey'in tüm işlerinde düstur edindiği bir prensibi daha var ki bunu da unutmamak gerek: Lokantada yediğim yemekten sonra önemini daha çok anladığım bir prensibim var: "Kendine reva görmediğini bir başkasına da reva görmeyeceksin"
Maksud Günaydın'ın verdiği bilgilere göre en iyi kuru fasulye Erzurum'un Hortik bölgesinde yetişiyor. Bu bölgenin özelliği ise rakımından kaynaklanıyor. Karadeniz yaylaları da yüksekliği nedeniyle fasulyeye lezzet katıyor. Pişirmenin adabını da bilince ortaya ağzınızda kar gibi eriyen etli bir kuru fasulye çıkıyor.
Kurufasulyeyi döner balkonda tadın
Çömlek'in namı dünyanın dört bir yanında duyulmuş. Maksud Bey, Avusturalya'dan Amerika'ya kadar bilindiklerini söylüyor. Çömlek'in Büyük Çamlıca'daki Tesisi'nin yanı sıra İstanbul'da Maltepe'de kendi şubesi ve Bahçelievler ile Sirkeci'de isim hakkını kullandırdığı şubeleri bulunuyor. Çömlek'te kurufasulyenin yanı sıra Akçaabat ve İnegöl Köfte, Çömlek'e özel mercimek çorbasının da tadına bakabilirsiniz. Kurufasulyenin porsiyonu 6 YTL. Çömlek'te ayrıca Pazar günleri saat 08:30 ile 12:30 arasında, 53 çeşit kahvaltılık ile açık büfe kahvaltı var. Kişi başı 10 YTL olan açık büfe kahvaltı yerine diğer günlerde 13 çeşit kahvaltılık tabağını da tercih edebilirsiniz.
Rezervasyon: 0(216)3162953