Beşir'le çizgide vals

Filistin sorununu benzersiz biçimde ele alan, bol ödüllü animasyon film Beşir'le Vals çizgi roman oldu. Belleğin değişkenliğini ve savaşın acımasızlığını vurgulayan eser, çizgi haliyle de çok konuşulacak

Kültür Servisi
Beşir'le çizgide vals

Ünlü animasyon film Beşir'le Vals, sinemadan sonra çizgi roman olarak duyarlı sanatseverle buluştu. Academy Awards ve Golden Globe'da En İyi Yabancı Film, Cannes'da Offical Sellection ödüllerine layık görülen Beşir'le Vals, 1982'de Sabra ve Şatilla Mülteci Kamplarında yaşanan katliamın faillerinden birinin hayatı üzerinden ilerliyor. Everest Yayınları arasından “Lübnan'da Bir Savaş Hikayesi/ Beşir'le Vals” adıyla yayınlanan çizgi roman da filmi kadar etkileyici. Kitap, David Polonsky ve Ari Folman imzasını taşıyor. Bir yönetmen olan Ari Folman, arkadaşının tekrar eden bir rüyasının üzerine gider. Sürekli vahşi köpekler tarafından kovalandığını gören arkadaşı, eski bir asker olan Folman'ı, Lübnan savaşında yaşananları sorgulamaya iter. 20 yıldan uzun bir süre boyunca o geceyi hatırlamayan fakat o dönemde İsrail ordusunda bir piyade olan Folman, herkesle o dönemi konuşmaya başlar. Aynı dönemde Beyrut'ta olan gazeteci Ron Ben Yishai ve bir psikologla görüşme, belleğin sınırlarını zorlar ve beklenen olur. Sır perdesi aralandıkça, bellekte gerçeküstü resimler oluşmaya başlayacaktır.

Katliam sonrası yıkıntıların arasında gezindiğini belleğindeki şu resimle hatırlar yazar: “Aniden küçücük bir el gördüm. Bir erkek ya da kız çocuğunun eli. Molozların arasından çıkmış. Tekrar bakınca buklelerini gördüm. Bukleli, toza bulanmış bir baş. Bir el ve bir baş. Kızım bu kızla aynı yaştaydı. Onun da bukleliydi saçları.”