Dinî filmler her zaman çekilmeli

Gülcan Tezcan
Dinî filmler her zaman çekilmeli

Haftalardır gündemden inmeyen Hizbullah terör örgütüyle müslümanları ilişkilendirme çabalarının bir sonucu olarak, Milliyet gazetesinde 31 Ocak tarihinde yayınlanan "Örgütün Yeşilçamı" başlıklı haber, taraflı bakışı ve taşıdığı kasıtların yanısıra Türk sinema tarihine ilişkin de ciddi bir çarpıtma içeriyor. Nijat Özön'ün "Karagözden Sinemaya" adlı sinema tarihi kitabında yeralan eleştirileri 'İslamî kimlikle sinema yapan' yönetmenlere ve sinemacılara yükleyen Milliyet gazetesi kültür-sanat servisi, Milli Sinema akımının öncüsü Yücel Çakmaklı'nın henüz ilk filmini bile çekmediği yıllardaki dini filmler için öne sürülen eleştirileri "1950'den beri kullanıyorlar" başlığıyla kullanmaktan çekinmedi. "Doğan Medya Grubu Meslek İlkeleri"nin de ayaklar altına alındığı haberde 1950'lerden sonra Mısır filmlerinin Türkiye'ye girişinin sınırlandırılması üzerine Yeşilçam'da çok rağbet gören bu türden filmlerin boşluğunu doldurmak amacıyla yapılan filmlerin halkın dini duygularını sömürdüğüne dair Nijat Özön'ün ifadeleri tersyüz edilerek gündeme getirildi.

Din sömürüsünde bulunulmadı

O dönemde Yeşilçam'da dini konulu filmler çeken ve bu filmlerde rol alan yönetmenlerden Yılmaz Duru, 1955'lerde böyle bir eğilimin oluştuğunu ancak dini filmlere tepki olmadığını, yılda üç bazen dört tane dini konulu film çekildiğine işaret ediyor. Duru, dini filmlerin halkın dini duygularını sömürdüğüne ve propaganda yaptığına ilişkin eleştirileri ise haklı bulmuyor. "Benim halkıma birşey verecekse, ibret alınacak bir konu ele alınıyorsa neden dini film çekmeyeyim?! Dini film her zaman çekilir ve çekilmelidir" diye konuşan Yılmaz Duru, sinemada elli yılı geride bıraktığını ancak hâlâ içinde bir ukte kaldığını söylüyor. Hz. Ali'nin hayatını anlatan bir film çekmeyi çok istediğini belirten Duru, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit'in de o dönemlerde çekilen Hz. Rabia filmlerinde oynadığını hatırlatarak: "İnandığım gibi film çekerim. Süleyman Çelebi'nin hayatının anlatıldığı Mevlit filminde Doğan Bey karakterini oynadım. Oyunculuk hayatımda oynamaktan en büyük zevk kaldığım rollerden biriydi." diyor... Hz. Yusuf'un Hayatı filminde rol alan Sevda Ferdağ da yapımcıların isteğiyle o dönemlerde dini filmler çekildiğini anlatırken, sinema seyircisinin bu tür filmleri masal gibi izlediğini belirtiyor. Dini filmlerde dini duyguların sömürülmediğini, böyle bir düşünce olmadığını kaydeden Ferdağ, insanların geçmişte yaşanan, kendilerine olumlu mesajlar veren bu filmleri büyük bir ilgiyle izlediklerini ifade ediyor. Dini filmlerin vazgeçilmez jönlerinden Yusuf Sezgin de herkesin dini filmlere çok sıcak ve sevecen yaklaştığını söyleyerek Duru ve Ferdağ'ı doğruluyor. O dönem üst üste çok sayıda dini konulu film çekildiğini söyleyen Sezgin, halkın talebi doğrultusunda böyle filmler çekildiğini ifade ederken: "Böyle yapımlarda rol almaktan çok da mutluydum" diyerek bugün o yapımları karalamak isteyenlere en güzel cevabı veriyor.