Kanadalı sanatçı Loreena McKennitt, ülkemizde 90'ların ortalarında tanındı. Büyük bir isim. Kelt kültürünün hüzünlü dünyasından sesleniyor. Belki bu yüzden benimsedik Loreena'yı... Hüzün sebebiyle. Ama sadece 'hüzün'le açıklanmamalı bu asil sese olan ilgimiz. Ruhuyla konuşuyor Loreena. 'Between The Shadows', 'Tango To Evora', 'The Old Ways' gibi eserleri dehasının kanıtları. Uzak iklimlerin sanatçısı ama o kadar gönle-ruha sesleniyor ki her türlü uzaklık ve fark hemen en aza iniyor. Asil, güçlü duygular bunlar. Sarıp sarmalıyor insanı. Tipkı gerçek şiir gibi. Loreena'yı ve onun köklü, asil duygularını anlamada bir anahtarımız da, İrlanda asıllı olduğunu bilmemiz. İrlandalıların Doğu'ya her zaman ilgileri olmuştur. Büyük sanatçılar büyük ürpertilerin sahibidirler. Doğu'nun gizemi ve geçmişi hassas Batılı ruhları zaman zaman etkilemiş, eserlerinde esin kaynağı olmuştur. İşte Loreena da, 'Doğu'nun Batı'ya duydugu korkunç öfke'den bahseder. Bu bahsedişte bilgi ile gözlemden çok hissediş var. Sezgileri çok güçlü. Bir hayli albümü oldu Loreena'nın. İlk albümü 'Elemantel' 1985'te çıkmıştı. Her büyük sanatçının bir 'olgunluk' ve 'zirve' eseri vardır; Loreena'nın da zirvesi ise '92'de çıkan 'The Visit' albümü. Biz 4-5 sene gecikmeyle keşfettik bu albümü ve çok sevdik. Bir ara her radyo istasyonunda, her takside ve boydan boya İstiklal caddesinde, lokantada hasılı heryerde karşımıza çıkıyordu. Biz seviniyorduk ama bazıları var ki süratle yaygınlık kazanan her güzellikten rahatsız oldukları gibi bundan da rahatsız oldular ve hemen 'ne oluyoruz?' demeye başladılar. Yine de Loreena'nın tekin biri olduğu söylenemezdi. 'Mürteci' yönelimleri vardı. Sufi müzik dinlemesi, Kadiri'lerle görüşmesi gibi. Kınayanlar oldu. Tipkı Sezen Aksu'nun 'Işık Doğudan Yükselir' albümü ile kınanmasına benzer bir hâl.Sanatçı 1957 doğumlu. 1997'de 'Book of Secrets'i çıkardı. Bu, 7. albümü idi. Sonra bir de konser albümü çıktı. Devamını dileriz.
Loreena McKennitt: Hüzünlü ve buğulu
.