İsrailli besteci, düzenlemeci ve vurmalı çalgılar ustası Yinon Muallem yeni albümü 'Nefes' ile müzikseverlerin karşısına çıkıyor. Muallem'in Arabic Percussion, Değişen Anlar, Sultan için Klezmer, The Way It Is ve Telveten albümlerinden sonra çıkardığı Nefes, Türk ve Yahudi müziklerini bir araya getirerek farklı bir sentez sunuyor. İsrail'de geçtiğimiz yayınlanan albümde yer alan 'Abu' ve 'Ana Behasdaha' dışındaki tüm şarkı sözleri, müzikler ve düzenlemeler sanatçının kendisine ait. Albümde tüm vurmalı çalgıları da Muallem çalıyor. Ona, Cenk Erdoğan, Sinan Cem Eroğlu, Selim Koytak, Hakan Gürbüz, Alper Kılıç, Vincant Coupri, Serdar Pazarcıoğlu eşlik ediyor. Muallem'in 2008 yılında aramızdan ayrılan ünlü müzisyen Tanju Duru'ya ithaf ettiği 'Dağda' şarkısına Sumru Ağıryürüyen vokal yapıyor. Ana Behasdaha şarkısını ise Muallem eşi Dilek Muallem ile birlikte yorumluyor. Aynı zamanda müzik eğitmenliği de yapan sanatçı, “Türkiye çok müzikal bir ülke. Benim diş hekimim gittiğimde udunu çıkartıp bana ud çalıyor. İsrail'de yetenekli müzisyenler ama ud, kanun, kemençe gibi Türk müzik aletlerini yeni yeni öğreniyorlar. Türkiye müzik konusunda daha tecrübeli” diyor. Farklı enstrümanları ve kültürleri bir araya getirmeyi sevdiğini söyleyen Muallem'in albümü Kaf Müzik etiketiyle yayınlandı.
Türk müziği ile karşılaşmanızdan biraz bahseder misiniz? Türkiye'ye gelmeniz sonra burada yaşamaya karar vermeniz nasıl gerçekleşti?
İsrail'de bir arkadaşım bana Klasik Osmanlı Müziği Emirgan Ensemble albümünü verdi. Klasik Türk müziğiyle karşılaşmam ilk defa o CD sayesinde oldu. Albümdeki ud taksimi bana çok dokundu ve çok et-kilendim. Kimin çaldığını araştırdım ve Yurdal Tokcan olduğunu öğrendim. Sonra Yurdal'ı aradım, “ben senin yanına gelmek istiyorum ud dersi almak için” dedim ve Türkiye'ye geldim. Yurdal'dan ders aldım. 2002'de birinci albümüm olan Değişen Anlar'ın kaydına başladık. Bu albümde Türk müzisyenlerin çalmasını istedim. O sıra İsrail'de idim, Yurdal bana İstanbul'a gelmemi teklif etti. İlk albümün kayıtlarını burada yaptık. Aslında benim için başka bir ülkede yaşamak hayaldi. Eylül 2002'de Türkiye'ye taşındım. Ama ne kadar kalacağımı bilmiyordum. Türkiye ile hikâyem böyle başladı. İnanıyorum ki bu yolculuk benim için gerekliydi. Sadece müzik anlamında değil. Belki başka bir hayatta Türkiye ile ilişkim vardı. Beni buraya bir şeyler çekti.
Türkiye'ye birkaç yıl evvel ud çalmayı öğrenmeye geliyorsunuz. Peki, Türkiye'de hangi sanatçılarla çalıştınız?
İstanbul Sazendeleri ile beş buçuk sene çalıştım. Hem orijinal besteler hem de Türk müziği çaldık. Tefken Filarmoni Orkestra'sıyla üç sene beraber projeler yaptık. Şirin Pancaroğlu, klasik ve barok arp çalıyor. Beraber enteresan bir sentez yaparak arp ile benim enstrümanları birleştirdik. Bu proje için minor çeşitlemeler besteledim. Bu proje içinde her şey çalıyoruz. İspanyadan klasik müzik, Arjantin tangolar. Akın Eldez ile bir şeyler yaptık. O projede rahmetli Tanju Duru yer aldı. Tanju çok önemli bir müzisyendi. Ezginin Günlüğü'nde senelerce çaldı. Onun kendi stüdyosu vardı. Onunla beraber Olduğu Gibi albümünü yaptık. Anjelika Akbar ile birkaç kere çaldım. Aslında herkesle proje yapabilirim eğer ortak bir noktada buluşursak. Müzik olarak birbirimizle anlaşmamız çok önemli.
Ortadoğu'da yaşayan, özellikle İsrail'de yaşayan insanların müziğe daha fazla ilgisi var sanki. Siz buna katılır mısınız?
Aslında, Türkiye çok daha müzikal bir ülke. Benim diş hekimim gittiğimde udunu çıkartıp bana ud çalıyor. İsrail de çok müzikal bir ülke. İsrail'de yetenekli müzisyenler ama ud, kanun, kemençe gibi Türk müzik aletlerini yeni yeni öğreniyorlar. Türkiye tabi müzik konusunda daha tecrübeli. Çünkü bin yıllık bir müzik geçmişi var. İsrailli müzik öğrencileri müzik aleti almaya Türkiye'ye geliyorlar, Türk müziğini ve enstrümanlarını merak ediyorlar ve öğreniyorlar.
İsrail'in Filistin halkı üzerinde uyguladığı şiddeti ve baskıyı siz bir sanatçı kimliğiyle ve İsrailli bir vatandaş olarak nasıl yorumluyorsunuz?
Elbette ben de bu politika içinde yaşıyorum. Politik durumlar bütün hayatımızı etkili-yor. Ben sanatçıyım. Bir müzisyen, sanatçılar olarak 'ne yapabilirim' diye sormamız lazım. Ben beste yapabilirim, yaptığım bu beste duygularımı anlatır. Filistinli ya da Türk müzisyenlerle birlikte müzik yapabilirim. Müziğin insanları birleştirdiğine inanıyorum. Müzik, onları birbirle-rine hissettiriyor. O yüzden sadece bunu yapabiliriz. Bu soruya şöyle de söyleyebilirim “Bizim politika kötü, yanlış” ya da “Onların politikaları kötü yanlış”. Bunları söylediğimde boşuna söylemiş olurum. Çünkü benim elimden gelen birşey değil. Bazen eve geldiğimde haberleri duyduğumda benim de canım sıkılıyor, “yine mi, yeter” dediğim oluyor. Ancak Filistin ile
İsrail arasındaki çözümün tamamen oturup konuşularak ve hoşgörü ile yaklaşılarak gerçekleşeceğine inanıyorum.
Tanju Duru'ya ithaf ettiğiniz bir parça var albümde. Hangi duygularla yazdınız bu parçayı?
İsrailde'yken Tanju'yu kaybettiğimizin haberini aldım. Bu parçayı tamamladıktan sonra karar verdim bunu Tanju'ya ithaf ettim. Bu parça benim küçük bir adağım Tanju'ya. Tanju çok özel bir insandı. Çok iyi, kaliteli müzisyenlerdendi. Tanju için de ilerde büyük bir proje hazırlamayı düşünüyoruz. Tanju'yu yakından tanıyan arkadaşların hepsine bir parça verip albüm yapmayı düşünüyoruz.
Bir ara müzik eğitmenliği de yapıyordunuz. Ders vermeye devam ediyor musunuz?
Eskiden Asya tarafında, Kadıköy'de Gitar Cafe'de dersler veriyordum. Bazı atölye çalışmaları yaptım. Şimdi yeni geldiğim için evde yeni bir stüdyo ayarlıyorum. Hem özel ders hem de küçük gruplar için. Sonra belki de Kadıköy'de bir stüdyo daha olacak. Ders almak isteyenler www.yinon-muallem.com web sitesinden e-mail atabilirler bana.
Bundan sonra hayata geçirmeyi planladığınız projeler neler?
Yeni bir albüm yapmak istiyorum. Bu yeni albüm diğer albümlerden farklı olacak, farklı enstrümanlar olacak. Mesela piyanoyu daha önce hiç kullanmamıştım, bu albümde kullanmayı düşünüyorum. Yeni tarzlar denemek, yeni müzisyenlerle tanışmak istiyorum. İsrail'de bir belgesel projem devam ediyor. Filistin ve İsrail ile ilgili bir hikâye. Bir kitap yazıyorum bu kitapla beraber bir de CD hazırlamayı düşünüyorum.