Hz. Peygamber'in çocuk sevgisi ve terbiyesi

Doç. Dr. Mustafa Karataş
Hz. Peygamber'in çocuk sevgisi ve terbiyesi

Çocukların ağlamasına hiç dayanamazdı Ebû Katâde (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Allah Rasûlü (a.s.) şöyle buyurdu: 'Doğrusu ben namaza durduğum zaman uzunca kılmak istiyorum. Ancak bir çocuğun ağlamasını işittiğim zaman annesine sıkıntı vermekten endişe ederek namazı kısa tutmaya çalışıyorum.' (Buhârî, es-Sâhîh, 'Kitâbü'l-Ezân', 65).

Cahiliyye döneminde çocuklara yapılanı dinleyince göz yaşlarını tutamaz ağlardı.

el-Vadîn anlatıyor: Bir adam Rasûlullah (a.s)'a geldi ve şunları aktardı: 'Yâ Rasûlalllah! Biz cahiliye ehlinden iken putlara tapar, çocuklarımızı öldürürdük. Benim bir kız çocuğum vardı. Ona seslendiğim zaman sevinçle yanıma gelir neşelenirdi. Yine bir gün yanıma çağırdım o da geldi. Evimin yakınında kendimize ait bir kuyu vardı, oraya götürdüm ve kızımı kendi elimle kuyuya attım... Yavrucağızım benim ardımdan 'babacığım! babacığım!' diye bağırıyordu... Allah Rasûlü bu olayı dinlerken ağlıyordu; o kadar çok ağlıyordu ki, gözünden yaşlar boşanıyordu. Rasûlullah'ın arkadaşları o adama, 'Allah Rasûlü'nü üzüyorsun' dediler. Rasûlullah: 'Bırakın bu adam önemli bir şey soruyor' dedi. Sonra adama dönerek, 'Anlattığın olayı bana bir daha anlat' buyurdu. Adam aynı olayı tekrar anlattı. Rasûlullah (a.s)'ın gözyaşları güzelim sakalını ıslatıyordu. Sonra adama şöyle buyurdu: 'Şüphesiz Allah, senin kafir iken yaptıklarını silmiştir. Şimdi artık her şeye yeniden başla.'

(Dârimî, es-Sünen, 'Kitâbü'l-Mukaddime', 2).

Torunlarını çok severdi

Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Rasûlullah bir gün evinden çıkarak benimle birlikte Benû Kaynuka çarşısına gelinceye kadar hiç konuşmadan yürüdü. Sonra oradan da Hz. Fatıma'nın (r.a) evinin önüne geldi ve, 'Küçük! Orada mısın, küçük! Orada mısın?' diyerek, torunu Hasan'ı çağırdı. Hz. Fatıma çocuğu hemen göndermemişti. Sanırım o arada çocuğun üzerini giydirmiş, yahut yıkamıştı. Sonra çocuk koşarak geldi. Rasûlullah torunu Hasan'ı kucakladı, öptü, okşadı ve sonra: 'Allahım sen bu çocuğu sev, bunu seveni de sev!' diye duâ buyurdu. (Buhârî, es-Sahîh, 'Kitâbü'l-Buyu', 49).

Hizmetindekilere çocuklara asla kızmazdı

Enes b. Mâlik (r.a.) anlatmaktadır: Rasûlullah insanların en güzel huylusu idi. Bir gün beni ihtiyaçtan ötürü bir yere göndermişti. Ben de aslında onun emrettiği yere gitmeye niyetli olduğum halde 'gitmeyeceğim' diyerek çıktım. Sokakta oynayan çocukların yanına gittim. Tam o sırada Rasûlullah (a.s) arkamdan ensemi tuttu. Dönüp baktığımda bana gülümseyerek, 'Ey Enescik söylediğim yere gittin mi?' dedi. Bunun üzerine ben de, 'Evet Ya Rasûlallah! şimdi gidiyorum' dedim. Enes sözlerine şöyle devam etmektedir: Allah'a yemin olsun ki, Resûlullah (a.s)'a dokuz sene (başka bir rivayette on sene) hizmet ettim, bu süre zarfında yaptığım bir işten dolayı bir gün olsun bana 'neden böyle yaptın'; veya yapmadığım bir işten dolayı da 'bunu neden yapmadın'? diye sormamıştır. (Ebû Dâvûd, es-Sünen, 'Kitâbü'l-Edeb', 1)

Çocuklara merhamet edilmesini tavsiye ederdi

İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez. (Muslim, fadail 4283). Allah merhameti yüz parçaya ayırmış doksan dokuzunu kendi katında tutmuş bir cüz'ünü yeryüzüne indirmiştir ki bütün mahlukat o bir cüz ile merhamet eder. Hayvanın yavrusunu ezmemek için ayağını kaldırması da o bir cüzün eseridir. (Muslim, Tevbe 4942). Sözleriyle çocuklara karşı ne denli şefkatli olduğunu anlatmıştır.

Bir gün Hz. Peygamberin yanında torunu Hz. Hasan vardı o sırada Akra b. Haris et-Temîmî de orada oturuyordu. Akra şöyle dedi: Benim on tane çocuğum var şimdiye kadar hiç birini öpmedim. Hz. Peygamber ona baktı ve şöyle dedi: Merhamet etmeyene merhamet edilmez. (Buhari, Edeb 5538). Küçüklerimize merhamet etmeyen büyüklerimize de saygı göstermeyen bizden değildir. (Ebu Davud Edeb 4292;Tirmizi, Birr ve Sıla 1842) buyurmuştur.

Üsame b. Zeyd diyor ki, Rasulullah beni bir dizine torunu Hasan'ı da diğer dizine oturtur bize sarılır ve 'Allahım ben bunları seviyorum sen de sev' diye dua ederdi. (Buhari, Edeb 5544).

Çocuklarla şakalaşırdı

Serçe kuşu ölen Enes'in kardeşine 'Ey Ebu Umeyr, serçeden ne haber' derdi. (Buhari, Edeb 5664).

Torunlarını sever, okşar ve öperdi

Bedevilerden bir grup Peygamber'e gelmişlerdi; Siz çocuklarınızı öper misiniz diye sordular Hz. Peygamber evet deyince onlar Vallahi biz öpmeyiz dediler Bunun üzerine Resulullah Allah sizin gönlünüzden merhameti söküp almışsa ben ne yapabilirim buyurdu.

(İbn Mace, Edeb 3655).

Hz. Peygamber seferden döndüğünde Hz. Fatıma'nın evine uğrar torunlarını alır onları devesinin terkisine bindirir gezdirerek Medineye öyle girerdi. (İbn Mace, Edeb 3763; Ahmed Müsnedu Ehl-i Beyt 1652).

Yeğenlerinden Abdullah ve Fadl b. Abbas'ı devesine bindirmiş ve onlara nasihatlerde bulunmuştur. (Ahmed Müsnedü ehli beyt 1668). Hz. Hasan ve Hüseyin sırtında iken namaz kılmıştır (Ahmed Müksirin 10246).

Kız çocuklarını övmüştür

Üç kızı yetiştirip güzel terbiye eden onlara şefkat gösteren kimsenin cennete gireceği, iki kız yetiştirenin aynı olduğunu müjdelemiştir. (Ahmed Müksirin 13729). Ayrıca çocuklarınıza ikram ediniz ve onları güzel terbiye ediniz (İbn Mace, Edeb 3661) buyurmuş, hediye verirken önce kız çocuklara ikram edilmesini, çocuklara da selam vererek onlara selam verileceğini öğretmiştir. (Ahmed Müksirin 12429).