Çalışmak, mal ve servet elde etmek ama helal yoldan kazanmak dinimizde kutsal sayılmıştır. Dünya hayatında çalışana karşılığını vermek Allah'u Teala'nın adaleti gereğidir. 'Kişiye ancak çalıştığının karşılığı vardır' buyuran Rabbimiz, ter döküp emek sarfeden ile tembel tembel oturanı asla bir tutmayacağını haber vermektedir. Yaşantımız sırasında hiçbir zaman din ve ırk ayırımına itibar edilmeden herkesin çalışmasının ve gayretinin mükafatını aldığını müşâhede etmekteyiz. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Pek çok bilim adamı, kaşif, çok büyük zenginler, tüm başarılı yöneticiler hep çalışmalarının semeresi olarak bir yere gelmişlerdir.
'Kuvvetli mümin zayıf müminden hayırlıdır.' Hadisi şerifi tembellere bir ihtar niteliği taşımaktadır. Başkalarının sırtından geçinen asalak ve parazit insanlar dinimizce kınanmıştır. Hz. Peygamber (a.s) çoğu zaman dualarında tembellikten Allah'a sığınmıştır.
Bir gün bir dilenci yardım için Hz. Peygamberin (a.s) yanına geldi. Allah Rasulu, eli ayağı düzgün güçlü kuvvetli bu adama çalışsana buyurdu. Adam nasıl deyince efendimiz: 'Şu ipi al, dağdan odun topla şehre getir ve sat' dedi ve şöyle devam etti: 'Sizden birinizin ipini alıp da dağa gitmesi ve arkasına odun demeti yüklenip getirerek onu satması ve Cenabı Hakk'ın bu suretle o kimsenin onurunu koruması, istediği verilse de halktan dilenmesinden daha hayırlıdır.'
Hz. Ömer diyor ki : 'Rızkını elde etmek hususunda gevşeklik gösterme. Tembel tembel oturup da Allah'tan rızık isteme. Bilirsiniz ki, gökten ne altın yağar ne de gümüş. Görürüm ki, bazı insanların boyu, gücü, kuvveti, gayet yerinde çok güzel. Bunların ne işle meşgul olduklarını sorarım. Hiçbir işle meşgul değildir denildiği zaman onlar hemen gözümden düşer, artık onlara itibar etmem.'
Arılara, karıncalara, kuşlara bakınız, diğer canlılara bakınız hiç boş duran var mı? Her canlı çalışırken kainatın en mükemmel ve mükerrem varlığı olan insana tembellik nasıl yaraşır! Çalışmadan, emek sarfetmeden nimet elde edilemez. Allah Teala herkesin rızkını yaratmıştır ve kainatı bütün nimetleriyle insanlığın emrine vermiştir. Ancak o rızkı arayıp bulmayı ve en güzel bir biçimde istifade etmeyi insana bırakmıştır. Ümmi Sinan'ın şu sözü bu durumu ne güzel anlatmaktadır:
Bir pınarın başına bir testiyi koysalar Kırk yıl orda dursa da anda dolası değil.
Tembelliğin bir başka türü de vardır ki, o da 'çalışmak ibadettir' sözünün arkasına sığınarak, Allah Teala'nın emrettiği diğer vazifelerden kaçmaktır. İşlerinin yoğunluğunu bahane ederek namaz kılamadığını, oruç tutamadığını vs. Söyleyenler de tembellik örneği sergilemektedirler. Çalışmak bu ibadetlere mani olmadığı gibi Allah'ın emrettiği diğer ibadetlere de bizim ihtiyacımız vardır ve bu ibadetler çalışmamıza asla engel değildir. Bakınız bu konuda Allah Rasulü şöyle buyuruyor: 'Dönya için ahiretini, ahireti için dünyayı terk edende hayır yoktur. Her ikisi de lazımdır. Çalışınız, başkalarına yük olmayınız.
Çalışanlar fenalık düşünmeye de vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise fenalıktan kurtulamazlar. En kıymetli sermaye zamandır. Zamanı boşa harcamak en büyük kayıptır. Hatta iki günü müsavi olan bile zarardadır. O halde insana çalışmak yaraşır. M. Akif'in dediği gibi;
Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.
Tembelleri Allah da sevmez kullar da sevmez. Başkasına yük olanlar veya ömür sermayesini boşa harcayanlar en büyük zarardadır. Allah Rasulü bir defasında Medine'de arkadaşlarıyla birlikte bir yere gidiyordu. Giderken yol kenarında oturmuş elindeki bir çöple yeri karıştıran bir adam gördü ve o adama selam verdi. Dönüşte aynı adama yine aynı yerde tekrar rastladılar fakat Rasulullah (a.s) aynı adama bu kez selam vermedi. Yanındaki arkadaşları; Ya Rasulallah' Bu adama giderken selam verdiniz o da selamınızı almıştı. Şimdi ise selam vermediniz hikmeti nedir? diye sordular. Allah Rasulü şöyle cevap verdi: 'Az önce biz giderken bu adam elindeki bir çubuk ile yere karıştırıyordu. O yüzden selam verdim. Şimdi ise hiç bir şey yapmadan boş oturuyor o yüzden selam vermedim'.
Çalışmaktan kimseye zarar gelmez. İşleyen demir pas tutmaz. Çalışmak bizden tevfik ve inayet ise Allah'tandır. Kişiye ancak çalıştığının karşılığı vardır.