alimuratg@yahoo.com
- “Sinema demek gişe demektir ve seyirci de gişedeki tercihlerinde her zaman haklıdır. Bu engebeli yolda uzunca bir süre yürümek istiyorsak o kalabalığın kararlarına uyacağız.”
* * *
- “Ben filmlerimi film eleştirmenleri için değil, doğrudan doğruya halk için yapıyorum. Ayrıca yaptığım her yeni filmde Amerikan halkının damak zevkini tahmin etme iddiasındaki eleştirmenleri bir parça daha boza edebilmeyi hedefliyorum. Filmlerim iş yaptıkça da bu hedefime adım adım ulaşıyorum.”
* * *
- “Bana İncil'den rasgele iki sayfa verin, size görkemli bir tarihsel film çekeyim.”
* * *
- “Doğrusu, tam olarak karar veremedim. Ya yeni bir filme başlayacağım, ya da başka bir dünyada uzun bir yolculuğa çıkacağım."
* * *
* * *
- “Şu anda bana bol bol yağcılık yapmak üzere hepiniz buradasınız ya, dünya üzerinde geri kalan her şey hikâye… Sizleri çok seviyorum!”
* * *
- “Hiç kimsenin bana filmlerimden herhangi birinin yeterince iyi olmadığını söylemesine gerek yoktur. Ben zaten kendi filmimi perdede izlediğimde iyi olmadığını anlarım ve fırsat bulduğumda da onu bir kez daha çekerim.”
* * *
Ve bunlar da Cecil B. DeMille'in efsanevî setlerinden Hollywood tarihine kazınmış iki hatıra:
Birkaç dakika süren çekimlerden sonra, bir yönetmenin hayatta yaşayabileceği en korkunç durumla karşılaşır usta sinemacı... Kamera 1'in içindeki negatif film sıkışmış ve bu açıdan yapılan çekim tamamen devre dışı kalmıştır. Kamera 2'nin objektifine hemen yakınlardan geçen bir at tarafından çamur sıçratılmış ve onunla yapılan bütün çekimler de ıskartaya çıkmıştır. Kamera 3'ün üzerine ise o hengamede yüksek bir iskele devrilip cihazı kırmıştır.
Üç ayrı kameramandan aldığı kötü haberlerle aklı yerinden çıkacak gibi olan DeMille, son bir şansı daha kaldığını hatırlayıp, yakınlardaki bir ağacın üzerine tünemiş durumdaki Kamera 4'ün operatörüne megafonuyla seslenir:
“Senin durumun nasıl? Her şey yolunda değil mi?”
Ağaçtaki kameraman DeMille'e doğru gayet kendinden emin bir sesle cevap verir:
“Ben başından beri hazırım Üstad, sen tamam dediğinde ânında çekime gireriz!”
* * *
Yediği fırça üzerine kadın figüran öne doğru çıkar, “Sabahtan beri aralıksız çalışıyoruz ve hepimiz açlıktan kıvranıyoruz. 'Bu acımasız herif ne zaman öğle molası verecek' diyordum efendim” diye cevaplar soruyu...
Sette o anda buz gibi bir rüzgâr eser. DeMille ise aldığı bu “cesur” cevap üzerine birkaç saniye duraklar ve sonrasında da elindeki megafonu ağzına götürür:
“Öğle yemeği molası! Bir saat sonra yeniden burada toplanıyoruz!”
* * *
CECIL BLOUNT DeMILLE (12 Ağustos 1881 / 21 Ocak 1959)
Yapımcı, yönetmen, senarist, kurgucu, aktör
'un klasik döneminde, ve odaklı dinsel hikâyelerin en büyük ustası… Ticarî sinemaya inanırdı, ömrü boyunca ticarî sinema yaptı ve sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gişe başarılarına imza attı. Bugün ise yaptığı dolayındaki filmden pek çoğu birer olarak kabul ediliyor.
(Cleopatra, 1934), (The Crusades, 1935), (Union Pasific, 1939), (Samson and Delilah, 1949), (The Greatest Show on Earth, 1952), (The Ten Commandments, 1956)