Türkiye Müslümanları'nın 2000'li yıllar boyunca medya alanında ortaya koydukları en stratejik projelerden biri olan “İHL Sözlük”, çok kısa bir süre önce (7 Nisan 2009) yayın hayatına başlamasına karşın, yoluna büyük bir başarı ve kararlılıkla devam ediyor. Halen dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 1000 sitesi arasında yer alan bu oluşum, kendi kulvarında da Ekşi Sözlük ve Uludağ Sözlük ile birlikte (girilen tanım sayısı itibarıyla) şimdiden ilk üçe yerleşmiş durumda…
Sitenin kurucuları ise henüz 20'li yaşlarını idrak eden gencecik dört adam… Daha önce Ekşi Sözlük'ün çatısı altında yazarlık yapıp oraların “zenci”si olmanın acı lezzetini tadan bu yiğitler, benim bu konuda vaktiyle ortalığı epeyce bir çalkalandıran mâlûm köşe yazımdan sonra (“Ekşi Sözlük'ü jakobenizmin vicdanına bırakmamalıyız” / 10 Kasım 2007) Tarık bin Ziyad misali gemileri yakıp sıfırdan bir sözlük kurmaya girişmişler. İşte, geçtiğimiz haftanın ortalarında evime yaptıkları toplu ziyaret de bu olaya yönelik bir vefâ tezahüründen kaynaklanıyor. Daha önce hiç karşılaşma fırsatı bulamadığım bu genç kardeşlerimin “Sizinle tanışıp hâlleşmek istiyoruz” şeklindeki sürpriz telefonları üzerine, meslekten eski dostlarım Şükrü Kanber, Ömer Çakkal, İslâm Arslan ve kısa film dünyamızın yükselen yıldızı Muhammed Yasir Düzcan'ın da mekânda bulunduğu bir sırada “Hemen atlayın gelin, ekip tamam olsun” dedim. Onlar da sağ olsunlar kısa sürede geldiler ve bu zımba gibi gönüldaş topluluğuyla güncel meselelerimiz üzerine tadına doyulmaz bir beyin fırtınası gerçekleştirdik.
Sözlük yöneticisi arkadaşlarımın büyük bir üzüntü ve zaman zaman da kızgınlık içinde anlattıkları olaylar sonrasında heybemde o kadar çok malzeme birikti ki Ahmet Arsan adlı sanal karakter bunları ele geçirse Ertuğrul Özkök'ün kendisine tahsis ettiği köşede en az iki yıl rahatça geçinip gider. Ancak bendeniz bir Ahmet Arsan olmadığımdan dolayı, duyduklarımı özenle paketleyip rafa kaldırmayı tercih ediyorum. Yalnız, şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Câmiamızın yıllar yılı bir türlü sevemediğim bazı simâlarına kanımın neden kaynamadığını şimdi çok daha iyi anlamış oldum. Belli ki Yüce Allah, ciğeri beş para etmez bazı maket tiplerle ilgili uyarı sinyallerini kalbimize önceden gönderiyor. Hele de kimilerince haddinden hızlı parlatılmaya çalışılan taze bir sinemacının sözlükte müstear bir ismin ardında kopardığı rezillikleri öğrenmek, onun hakkındaki olumsuz sezgilerimi iyiden iyiye doğrulamış oldu.
İHL Sözlük ekibiyle görüşmemde gündeme gelen en büyük bombayı ise haberin sonuna sakladım. Siteyi yöneten arkadaşlar, halen 3 bini “üstad” (yazar), 2 bin 500'ü de “talebe” (yazar adayı) olmak üzere 5500 dolayında üyesi bulunan İHL Sözlük'ün Ramazan ayı boyunca yeni yazar alımı yapacağını açıkladılar. Ki bu da sırada bekleyen binlerce kişiyle birlikte daha nice yetenekli kalemin aynı saflara katılması anlamına geliyor.
Bizleri, parayı erken bulup bir kenara çekilmiş, “kültüre sanata, medyaya destek” dedin mi elleri ayakları titremeye başlayan göbekli ağalar değil, yine kendi çabalarımız kurtaracak. O yüzden, İHL Sözlük herkese ve her keseye uygun bir reklâm tarifesiyle bu alanda da farklılık yaratmalı…