alimuratg@yahoo.com
JOHNNY ENGLISH'IN DÖNÜŞÜ (Johnny English Reborn)
Yapım Yılı ve Ülkesi: 2011, İngiltere-ABD-Fransa ortak yapımı
Türü ve Süresi: Komedi, 101 dakika
Gösterim Formatı: 35 mm standart sinema filmi
Perdedeki Resim Formatı: 2.35:1 (Genişperde-Widescreen)
Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 50
Yönetmen: Oliver Parker
Senarist: (Senaristler Noel Purvis ve Robert Wade'in 2003 tarihli ilk film için türettikleri “Johnny English” karakterinden hareketle) William Davies, Hamish McColl
Görüntü Yönetmeni: Danny Cohen
Özgün Müzik Bestecisi: Ilan Eshkeri
Kurgucu: Guy Bensley
Yapım Tasarımcısı: Jim Clay
Sanat Yönetmenleri: Paul Laugier, Mike Stallion
Set Dekoratörü: Caroline Smith
Kostüm Tasarımcısı: Beatrix Aruna Pasztor
Saç ve Makyaj Tasarım Ekibi Şefi: Graham Johnston
Oyuncuları: Rowan Atkinson (Johnny English), Gillian Anderson (Pamela), Rosamund Pike (Kate), Dominic West (Ambrose), Stephen Campbell Moore (Başbakan), Tim McInnerny (Quartermain), Janet Whiteside (Pamela'nın annesi), Daniel Kaluuya (Ajan Tucker), Togo Igawa (Ting Wang), Eric Carte (Ajan 1), Roger Barclay (Ajan 2)
İthalatçı Şirket: UIP
Dağıtıcı Şirket: UIP
İçerik Uyarıları: Filmdeki bütün aksiyon ve şiddet sahneleri komediye dönük şekilde çekildiği için, çocuklar ve gençler için ürkütücü ya da yanlış yönlendirici etkileri söz konusu değil… Ancak, yine de bir kaç bölümünde içerdiği yoğun aksiyon, şiddet ve kaba mizah nedeniyle, özellikle henüz ilköğretim çağında olan izleyicilerin erişkin bir refakatçiyle birlikte izlemesi önerilir.
Ailece izlenebilir mi? / EVET
Yeni Şafak-Sinema Puanı: * * *
Resmî İnternet sitesi ve Fragmanı: www.johnnyenglishreborn.com
::::::::::::::::::::::::
Asya'nın gözden ırak bölgelerinden birinde, sayılı ve seçilmiş insanları birbirinden üstün savaşçılar olarak yetiştiren bir shaolin manastırı… 'deki ilk beyazperde serüveninde ortalığı birbirine katan , burada büyük usta tarafından - denilerek- son bir umutla eğitilmektedir.
, sakarlar kralı 'den destansı bir savaşçı ortaya çıkarabilmek için inatla çalışıp didinirken, İngiliz Gizli Servisi'nden manastıra gelen acil bir telefon mesajı, bu ajanın her şeyi bir kenara bırakarak 'ya geri dönmesine yol açar. Yakında düzenlenecek olan bir uluslararası liderler konferansı öncesinde, 'na suikast düzenleneceği yönünde istihbarat alınmıştır ve bu büyük tehdit karşısında dünyanın bir kez daha 'in o benzersiz yeteneklerine ihtiyacı vardır.
Daha önce kırdığı cevizler nedeniyle şeklinde şöhret kazanmış olan kahramanımız, Çinli lidere düzenlenecek saldırının ardındaki esrarı çözmek ve bu yolla teşkilât nezdindeki kötü imajını silebilmek için üstlerinden süre ister. Ancak, o ne , ne ölümüne bağlı olduğu vatanı , ne de için öyle pek de kolay geçmeyecektir.
::::::::::::::::::::::::
Gerçekte, sanatçıyı kamunun vitrinine çıkartan ilk önemli performansı, 1982-89 yılları arasında başrolünü üstlendiği “Kara Yılan” ("The Black Adder") adlı BBC yapımı komedi dizisinde canlandırdığı Prens Edmund karakteriydi. Britanya izleyicisi, gözleri sürekli fıldır fıldır dönen bu ufak tefek adamı çok sevince, Atkinson'a -büyük bölümü komedi janrında olmak üzere- hem sinema, hem de televizyondan bir sürü irili ufaklı roller yağmaya başladı. Öyle ki anılan süreçte Sean Connery'nin oynadığı son James Bond filmi “Asla Bir Daha Asla Deme”de de ("Never Say Never Again", 1983) rol aldı, çağdaş bir çizgi film klasiği olan “Aslan Kral”da ("The Lion King", 1994) ana karakterlerden birinin seslendirmesini de üstlendi. Fakat, üste her ne yaparsa yapsın, en iyi canlandırdığı karakter bir süre sonra kaderine dönüşen bütün aktör ve aktristlerin girdiği o çıkmaz yola girmekten bu sanatçı da kurtulmadı ve “Bay Bean” olarak bellenip kaldı. Ki bana göre söz konusu durum, Atkinson'un kariyeri adına kesinlikle bir kayıp sayılmamalı…
Peter Howitt'in yönetimindeki 2003 tarihli “Johnny English”e büyük umutlarla girişen Atkinson, James Bond filmleri külliyatını tefe koyan bu filmden ciddi bir meslekî çıkış ummasına rağmen, hem izleyici hem de eleştirmenler nezdinde hiç beklemediği bir yenilgiyle karşılaşmıştı. Ki bunun da gerekçesi sanatçının performansından ziyade, ilk filmin yeterince güldürebilme noktasında vahim defoları bulunan zayıf senaryosuydu hiç kuşkusuz… Geliştirerek yola devam ettirdiği sakar karakterinin kitleler tarafından öyle aman aman tutulmaması yüzünden “Bay Bean”in sosyalleşmiş versiyonu “Johnny English”e belirgin şekilde küsen yetenekli aktör, anlaşılan o ki, ilk denemenin üzerinden 8 yıl geçtikten sonra, bu kez ikinci bölümün yönetmeni Oliver Parker tarafından iyicene bir iknâ edilmiş. Gerçekten de William Davies ve Hamish McColl'un ortaklaşa yazdıkları şimdiki senaryonun, yıllar önce Neal Purvis ve Robert Wade tarafından yazılan öncülüne göre mizahî kalite açısından en az iki gömlek üstün olduğunu vurgulamak gerek… Sanatçı, kendisinin çapı ve yeteneklerini çok daha iyi tanımlayan bu yeni bölümde tutukluğunu üzerinden büyük ölçüde atmış, dünyanın dört bir köşesine yayılan serüveninde yine o bildik “kırıp dökme” gösterilerini pervasızca ortaya koyuyor. Başından sonuna kadar tam bir yıkıcı kasırga şeklinde ilerleyen filmde, özellikle “açık pencereyi kapatma”, “yaşlı Çinli kadın suikastçıyı yakalayıp haklama” ve “helikopter” sahneleri var ki izleyicinin bu bölümlerde gülmekten altına kaçırmaması mümkün değil…
8 yıl önceki ilk bölümünü izlemiş, fakat pek de beğenmemişseniz bu kötü hatırayı tez elden unutun. Çünkü, dersine çok daha sıkı çalışmış görünen Atkinson bu yeni “Johnny English” serüveninde ona ayıracağınız iki saat ve ödeyeceğiniz bilet parasının karşılığını sizlere “sınırsız kahkaha” şeklinde geri ödemeyi garantiliyor. Ben kendi adıma, çok uzun yıllardır hiç bu kadar eğlenmemiştim doğrusu!
* * *
YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU
* * * *
(4 Yıldız) Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.
* * * 1/2
(3,5 Yıldız) Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.
(3 Yıldız) Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…
* * 1/2
(2,5 Yıldız) Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.
* *
(2 Yıldız) Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.
* 1/2
(1,5 Yıldız) Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.
*
(1 Yıldız) Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!