Türkiye'nin önde gelen film yapım ve dağıtım şirketlerinden Özen Film, 4-11 Haziran 2007 tarihleri arasında düzenlenecek olan 14. Adana Altın Koza Film Festivali'ni protesto ettiğini açıkladı. Özen Film'in konuyla ilgili olarak sinema yazarlarına gönderdiği protesto mesajı şöyle:
“Adana Altın Koza Film Festivali'ne davet edilen 'Eve Giden Yol-1914' ve 'Son Osmanlı: Yandım Ali' adlı filmlerimiz, maalesef ön kurul denetiminden geçemediği için yarışma bölümünden çıkarılmıştır. Kısacası, aslında festivale davet edilen bu iki film festivalden çıkarılmıştır. Başarılı olup olmadıklarına halk jürisinin karar vereceği bu yapıtları halkla buluşturmayan ön jüriyi protesto ediyoruz. Özen Film yönetimi olarak, şimdiye kadar hiç bir festivale katılmamış olan bu iki film yerine, bir çok festivale katılmış filmlerin seçilmesini anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz. Madem ki 'Halk Jürisi' diye bir kategori yapıldı; o halde halka geçen yıl gösterime çıkan bütün Türk filmleri seçenek olarak sunulmalıydı.”
12 film vize alabildi
Bu yıl Erdoğan Akduman, Sinan Güngör, Abdurrahman Keskiner, Nur Sürer ve Artun Yeres'ten oluşan Altın Koza Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması ön jürisi, “2 Süper Film Birden”, “Barda”, “Beynelmilel”, “Cenneti Beklerken”, “Hokkabaz”, “İlk Aşk”, “Kader”, “Küçük Kıyamet”, “Sis ve Gece”, “Mavi Gözlü Dev”, “Polis” ve 'Takvâ” filmlerinin yarışmalı bölüme alınmasına karar verdi. Elenen filmler arasında ise “Son Osmanlı'” ve “Eve Giden Yol”un yanısıra, “Âdem'in Trenleri” ve “Eve Dönüş”gibi yapımlar var.
4-11 Haziran arasında yapılacak festivalin jürisi Mehmet Bayhan, Reis Çelik, Çolpan İlhan, Gökhan Kırdar, Tuna Kiremitçi, Oğuz Makal, Özdemir Öğüt, Safa Önal, Agâh Özgüç, Işık Yenersu ve Kadri Yurdatap'tan oluşuyor. En iyi filme 200, jüri büyük ödülü ve halk ödülünü alan filmlere ise 175'er bin YTL verilecek.
Yeni Şafak sinema sayfası olarak Özen Film'in bu protestosunu haklı buluyor ve destekliyoruz. Çünkü son yılarda ülkemizde düzenlenen kimi sinema yarışmalarında “ödül ala ala yorgun düşmüş ve yüzü iyice eskimiş filmler” ile “henüz yeni görücüye çıkan taze filmler” arasında adaletsiz bir yarış ortamı oluşmuş durumda. Öyle filmler var ki bunlar yılın hemen başlarında Türkiye ve dünyadaki yarışmaları tek tek arşınlamaya başlıyor, sırasıyla da bütün ödülleri topluyorlar. Öte yanda ise, onlara göre çok daha yeni gösterime çıkmış olan, henüz kamuoyunun yeterince göremediği filmler de çeşitli ön elemelere takılıp kalıyor. Bu da film festivallerinde farklı yapıtların, farklı yüzlerin boy göstermesinin önünde oluşan çok ciddi bir engel. Yeni Türk sineması ve yeni dalga Türk yönetmenleri böyle yüreklendirilemez. Ödül kazanmaya değer olup olmamaları bir yana, gerek “Son Osmanlı: Yandım Ali” gibi bir gişe rekortmeni, gerekse “Eve Giden Yol-1914” gibi çok emek verilmiş bir tarihsel üstün yapım denemesi, Türk sinemasının gelişmesine adanmış böyle bir festivalin ulusal yarışma bölümünde mutlaka yer almalıydılar. Ancak, her iki yapıtın organizasyon komitesi tarafından hangi gerekçelerle elendiklerini henüz öğrenebilmiş değiliz. Bu konuyu önümüzdeki hafta da sayfamızda ele alacağımızı okurlarımıza saygıyla bildiririz.