1- Fatih Pelle (Pelle Erobreren, 1987) / Yönetmen: Bille August 2- Kayıp (Missing, 1982) / Yönetmen: Costa Gavras 3- Şampiyon (The Champ, 1979) / Yönetmen: Franco Zefirelli (Ayrıca, aynı öykünün bir de King Vidor tarafından yönetilen 1931 versiyonu mevcut ve o da en az yeniden çevrimi kadar etkileyici...) 4- Gazap Üzümleri (Grapes of Wrath, 1940) / Yönetmen: John Ford 5- Kramer Kramer'e Karşı (Kramer versus Kramer, 1979) / Yönetmen: Robert Benton 6- Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness, 2006) / Yönetmen: Gabriele Muccino 7- Çöküş (Falling Down, 1993) / Yönetmen: Joel Schumacher 8- Babam İçin (In the Name of the Father, 1996) / Yönetmen: Jim Sheridan 9- Gelinin Babası (Father of the Bride, 1950) / Yönetmen: Vincente Minelli (Ayrıca, aynı öykünün bir de Charles Shyer tarafından yönetilen 1991 tarihli bir yeniden çevrimi mevcut. Ancak, klasik olan yeniden çevrime göre çok daha başarılı…)
2 OPSİYONEL ÖNERİ:
21- Benim Adım Sam (I am Sam, 2001) / Yönetmen: Jessie Nelson
22- Hayat Güzeldir (La Vita è Bella, 1997) / Yönetmen: Roberto Benigni
3 UNUTULMAZ SAHNE:
1- “Umudunu Kaybetme”de, yoksul ve evsiz Chris Gardner'in (Will Smith) küçük oğlunu bir benzin istasyonunun tuvaletinde yıkaması
2- “Uzaktan Kumanda”da, aşırı çalışmaktan babasının öldüğünün bile farkına varamayan mimar Michael Newman'ın (Adam Sandler) elindeki sihirli kumandayla zamanı geriye alarak onu son kez gördüğü dakikalara dönmesi ve babasını yanağından öperek ölüme uğurlaması
3- “Külkedisi Adam”da eski şampiyon boksör Jim Braddock'un (Russel Crowe), evdeki aç eşi ve çocukları için Boks Kulübü'nde kepini çıkartıp kumar oynayan eski dostlarından bozukluk dilenmesi
* * *
Ve Türk şiirinin büyük ustası Behçet Necatigil'den, bütün bu filmlerin anlattığı ortak öyküyü pekiştirir nitelikte bir şiir:
ÇOCUKLAR
Çarşılarda bir şey Biz pek aramazdık, çocuklar olmasaydı…
Kasaplarda, manavlarda bazı yorgun kadınlar Hep de tenha saatleri seçerler Sonra, yavaş bir sesle “Çocuk için, hasta kaç gündür, yemiyor” Biraz et, biraz meyve isterler…
Sevdiği bir reçeli günaşırı yalnız ona Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü Yağların, şekerlerin, çayların Uykularda bile bitiyorsa Annelere düşündürdüğü…
İnsanlara, tezgâhlara, kâğıtlara kolaydı; Biz bu kadar eğilmezdik, çocuklar olmasaydı…