Anadolu'nun saman alevi

Hüseyin Korucuoğlu
Anadolu'nun saman alevi

Yaklaşık 20 yıldır şampiyonluğun 3 büyükler arasında bir nöbet değişimine döndüğü Turkcell Süper Ligi'nde bir 5. takım çıkmasını her sezon büyük bir hasretle bekliyoruz. Ha bugün, ha yarın derken günler yılları, yıllar 10 yılları kovaladı. Ama umutlar hep yarım kaldı.

Sezon başında Vestel Manisa'nın çıkışıyla “acaba” sorusunun yerini “bu kez olacak” umutları aldı. Ama sonu yine gelmedi. Daha önceki gibi sukut-u hayal kapıyı çalıverdi. Bu yıl da Anadolu takımlarının çıkışları pastırma yazı gibi kısa soluklu oldu.

Büyüklerin puan kayıplarıyla tavan (47 puan), futbollarıyla taban yaptıkları bir devrede dahi ilk 3'e bir başka takımının girememesi bu hayal kırıklığını daha da derinleştiriyor. Anadolu takımları okyanusu geçtikten sonra derede boğuldular. Çünkü F.Bahçe kaybettiği 14 puanın 12'sini, G.Saray 21 puanın 15'ini, Beşiktaş ise 22 puanın 14'ünü Anadolu ekiplerine kaptırdı. Yani fazladan alınan 31 puan bile ilk 3 için yetmedi. Oysa sezon öyle mi başlamıştı.

BEŞİKTAŞ VE FENER'E ŞOK

Vestel Manisaspor, Beşiktaş'ı devirerek başladığı ligde art arda Trabzon ve G.Saray ile berabere kalarak yaptığı süper giriş ile büyüklerin zirve yarışında tek başlarına olmayacağı mesajını vermişti. Ardından Sakaryaspor'un Fenerbahçe'ye ilk yenilgisini tattırması sonrasında 4. haftada Kayseri ile birlikte 3 ve 4. sırayı paylaşmaları bu mesajı daha da güçlendirmişti. Bir hafta sonra ise Vestel Manisa, 2. sıraya çıkıyor, Beşiktaş'ı ise 4. sıraya indirerek rekabeti daha da kızıştırıyordu.

Ersun Yanal yönetiminde genç oyunculardan kurulu, takım oyunun ön planda olduğu Vestel, bundan sonra sazı tek başına ele aldı ve taa 9. haftaya kadar herkese korku sardı. Bu dönemde Beşiktaş, Trabzon ve Galatasaray ile zorlu maçların olduğu çetrefilli dönemi başarıyla (9 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik almıştı) atlatmış, üstelik en yakın rakibine 6 puan da fark yapmıştı. Önü ve ufku alabildiğine açıktı. Ama ilk aldığı darbeden sonra bir daha ayağa kalkmayı başaramadı.

HIZLI GİRDİ, ÇABUK DURDU

10. hafta Sivas deplasmanında gelen mağlubiyet tam bir kırılma noktası oldu. Önü alınamaz bir düşüşün içine giriverdiler. Ardından gelen F.Bahçe, Bursa, Ankara ve Konya mağlubiyetleri ona bağlanan tüm ümitleri boşa çıkarırken, iyimserlik de yerini derin bir boşluğa bıraktı. 9 maçta 23 puan toplayan Vestel, 8 maçlık dönemde ise sadece 5 puan alabildi.

Ligin sonuna doğru Gençlerbirliği, Kayseri ve Engin İpekoğlu'nun göreve gelmesiyle Bursaspor'un çıkışları beklentileri karşılamaktan çok uzakta kalınca bir 5. büyük beklentisi yine başka bahara kaldı.

Takımlarının istikrarsız yapıları, kulüplerin kurumsallaşmadan öte tam bir başkanlık sistemiyle yönetilmesi bu beklentinin önündeki en büyük engel. Ligdeki kulüplerin büyük çoğunluğu borç batağında kıvranırken, kasasında para olan Gençlerbirliği ise, şampiyonluğa oynamaktansa büyüklerin arka bahçesi olmayı tercih eden bir anlayışın kıskacında. Yani istikrarın olduğu yerde büyük düşünen, büyük düşünmeye çalışanların ise parasının olmaması geleceğe yönelik umutları da azaltıyor kuşkusuz.

Herşeye rağmen Vestel Manisaspor ve Kayseri'nin sağlıklı ilerleme isteği ile Serdar Aziz, Serkan Kurtuluş, Mehmet Yılmaz, Sercan Yıldırım ve Eren Albayrak gibi geleceği çok parlak gençlere sahip olan Bursaspor'un varlığı 5. büyük konusunda ümit kırıntıları veriyor.

Golde Rafael Asistte Ceyhun

Transferin son gününde Meduna'nın yirene alınan Rafael Marquez, 5 maçta 7 gol atarak beklentilerin çok üzerinde bir performans sergiledi ve Vestel'in çıkışında baş aktör oldu. Brezilyalı golcü devreyi de 8 golle kapattı. A.Gücü'nde Ceyhun, Bursa'da ise Sinan asitleriyle ilk yarıda öne çıkan oyuncular oldu. Ceyhun 7 asist, 3 golle oynarken, Sinan ise 5 gol 6 asist yaptı.