Beşiktaş bugün önemli bir sınavla karşı karşıya. CSK Moskova'yı geçtiğimiz cumartesi Zenit karşısında TV'den izledim. Sert, agresif, savaşçı bir takım. Ancak oyun disiplininden çabuk kopuyorlar. Yenik duruma düşünce savunma güvenliğinden uzaklaşıyor ve kolay pozisyon veriyorlar.
Zenit karşısında yenilgiden kurtulmak için atak üstüne atak yapmalarına karşın cılız bir iki pozisyonla yetinmek zorunda kaldılar. Çünkü yaratıcı ve bitirici oyuncuları yok.
Sağ kanatları iyi işliyor. Oradaki Krasic ve arkasındaki Semberas, etkili ataklar yapıyorlar. Krasic süratli, fuleli, dikine gidiyor. Fakat dağınık. Solda oynayan Gonzalez iyi dripling yapan, süratli biri. O da çok top kaybediyor. Forvet Dzagoev'in yetenekli olduğu belli. Gözü hep karşı kalede. Fakat formsuz. Elver Rahimic orta alanda kesici rol üstleniyor. Sonradan oyuna giren orta saha oyuncusu Brezilyalı Daniel Carvalho ise ofansif özelliklere sahip… Ve bir de gole yakın yine Brezilyalı Guillherme'leri var. Zenit maçında kayıptı.
DENİZLİ'NİN PERFORMANSI
Aslında bu maçta önemli olan CSKA'nın değil Mustafa Denizli'nin performansı. Acaba nasıl bir kadro çıkaracak ve acaba nasıl bir futbol anlayışı ile takımını oynatacak? Her şeyden önce artık arayışlardan vazgeçmeli.
İbrahim Kaş defansın sağında başarılı değil. İsmail Köybaşı da solda süratli oyuncular karşısında bocalıyor. Ekrem orta alanda büyük katkılar sağlayamıyor. O zaman, defansın sağında Erkem'in, solunda da İbrahim Üzülmez'in oynaması ilk koşul. Elbette Sivok-Ferrari vazgeçilmez çift stoper. Bu ikili çok başarılı. Önlerindeki Ernst de demirbaş.
İşte bundan sonrası bizler için büyük bulmaca. Bunun de nedeni Mustafa Denizli'nin hemen hemen her maçta şapkasının altından tavşan çıkarma merakı. Tello'yu orta alanda organizatör olarak kullanmak hayal. Nihat'ı en ileride rakip iki stoperin kucağına atmak da hayal. Bobo'yu sol çizgiye yapıştırmak hayalin de ötesinde. Bu denemeler bin kere yapıldı ve sonuç alınamadı.
BIÇAK SIRTI
Artık gerçeklere dönme zamanı, macera aramaya gerek yok. Orta alanda Holosko, Ernst, Fink, Tello'dan oluşan bir dörtlü. Önünde Nihat ve onun önünde de Nobre. Yani 4-4-1-1 acaba bu maçta Beşiktaş için ideal bir diziliş olmaz mı? Ve acaba bu isimler bu dizilişe uygun düşmez mi? Mutlaka bu oyuncuların olması şart değil. Şablon belirlendiğinde değişik isimler de oralara monte edilebilir.
Artık işin şakaya gelir yanı yok. Kartal bundan sonra hep bıçak sırtında. Ters bir adımda lime lime olur. Böylesine kritik bir ortamda UEFA Şampiyonlar Ligi Beşiktaş için büyük fırsat. CSKA'yı Moskova'da yendiği anda kara bulutlar birden dağılır, camia ayağa kalkar. Moraller tavan yapar. Özgüven geri döner. 3 puan, grubunda üçüncülüğü garantilemesini sağlar, ikincilik hedefini de kuvvetlendirir.
Peki Beşiktaş CSKA'yı devirir mi? Fanatik gözle bakmadan, hiç abartmadan söylüyorum; Bu Beşiktaş gerçek performansını ortaya koyduğunda bu CSKA'yı rahatlıkla devirir.