Trabzonspor'un başarılı oyuncusu Gustavo Colman'ın kulüp resmi dergisinin Mayıs Sayısı'na verdiği pozlar oldukça iddialı. Röportajında bir çok konuya dikkat çeken Colman'ın özellikle başlığa taşınan "Trabzon gibiyim, sessiz ama içinde fırtınalar kopan" sözü Trabzonspor taraftarlarının beğenisini topladı. Trabzonspor'un "Komando" lakaplı Arjantinli oyuncusu Gustavo Colman, Trabzon'da 3 yılını geride bıraktığını belirterek, "Trabzonspor'da 3. yılımı geride bıraktım. Dönüp baktığımda bu kadar zamanın geçtiğine inanamıyorum. Zaman çok hızlı ilerledi. Aynı zamanda benim burada ki gelişimim çok hızlı oldu. Çocuklarım burada büyüyorlar, ailem burada. Ben ve ailem Trabzon'da olmaktan dolayı çok memnunuz. Çünkü çok hareketli bir yaşam sürmüyoruz. Sakinliği tercih eden insanlarız. Bu şehir bize çok uygun. Lakap meselesine gelirsek söylediğiniz lakap benim de çok hoşuma gidiyor" dedi.
"BU TAKIM 2-3 YILLIK BİR ÇALIŞMANIN ESERİ"
Mevcut kadronun 2-3 yıllık bir çalışmanın eseri olduğunu belirten Colman, "Oluşan bu çekirdek kadro yaklaşık 2-3 senelik bir çalışmanın eseridir. Bu süreç sonunda takım içerisinde birbirini çok iyi tanıyan, birbiriyle çok iyi anlaşan oyuncular ortaya çıktı. Selçuk'la benim birlikteliğim de böyle bir birliktelik. Takım birlikteliği, bütünlüğüyle bunu yakaladık. Takım artık öyle bir hale geldi ki, parçalar birbirini hem o çok iyi tanıyor hem de tamamlıyor. Herkes arkadaşının hangi noktalarda yardıma
ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor ve bu bütünlükle başarılı işler ortaya çıkarıyor" diye konuştu.
"SELÇUK BENİM EN ÖNEMLİ YOLDAŞIM"
Sahadaki en büyük yardımcısının Selçuk İnan olduğunu belirten Colman, "Sürekli onu takip eden arkadaşlarım, Avrupa'nın herhangi bir takımında çok rahatlıkla, hiç zorluk çekmeden oynayabileceğini söylüyorlar. Zaten Türk milli takımına girmesi bunun en büyük göstergesi. Benimle oynamasına gelince, sahadaki en büyük yardımcım diyebilirim. Her zaman en yakınımda olan, her zaman yardımıma ilk koşan ve buradaki en büyük partnerim, en önemli yoldaşım" şeklinde konuştu.
"FORM DÜŞÜKLÜĞÜM YOK"
Bu sezon form düşüklüğü şeklinde yapılan yorumlara katılmadığını belirten Colman, "Sayılara ve rakamlara bakarsan böyle bir sonuca varabilirsin. Çünkü geçen sezonu yanılmıyorsam 11 golle tamamlamıştım. Şimdi birçoğu ister istemez bu sayıya bakıp formsuz olduğum yorumunu yapıyorlar. Bu sezon çok farklı bir yerde ve farklı bir şekilde oynuyorum. Hepsinden önemlisi çok farklı bir görev üstleniyorum. Daha çok defansif bir görev bu. Dolayısıyla ileriye çokta çıkma şansım olmuyor ya da çıktığım pozisyonlarda ancak golün hazırlayıcısı olabiliyorum. Bunu bir form düşüklüğü olarak nitelendirmek bence pek hakkaniyetli olmaz" diye konuştu.
"İLK ARAMIZA KATILAN BURAK İLE ŞİMDİKİ BURAK'A BAKTIĞIMDA GÖZLERİME İNANAMIYORUM"
Trabzonspor'da birlikte oynamaktan en fazla keyif aldığın oyuncuların başında Selçuk İnan'ın bulunduğunu belirten Colman sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu oyuncuların başında Selçuk İnan geliyor çünkü onunla çok iyi anlaşıyoruz, aramızdaki diyalog çok farklı. Jaja, Yattara, Alanzinho, Umut ve Burak çok kaliteli oyuncular ve onlarla oynamak keyif verici. Ayrıca diğer takım arkadaşlarım da takıma büyük katkı sağlıyorlar. Özellikle Burak'la ilgili ayrı bir şeyler söylemek istiyorum. Burak gününde, gücü kuvveti yerinde olduğu zaman durdurulması imkansız bir oyuncu oluyor. Aramıza katıldığı günle şimdiki form grafiği arasında kişisel olarak bir
karşılaştırma yaptığımda açıkçası gözlerime inanamıyorum. Çünkü hem müthiş bir güç, hem de müthiş bir güven kazandı. Ayrıca yaptıklarıyla bizi sırtladı ve taşımaya devam ediyor."
"AVNİ AKER'DE BASKI YAŞAMIYORUM"
"Bir çok kişi bizi burada baskı altında kaldığımızı, bundan dolayı da zorluk yaşadığımızı düşünüyor ama buna katılmıyorum" diyen Colman, "Bana göre bu şehrin ve bu stadın geçmişi buraya gelen takımların üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturuyor. Bursaspor'u ele alalım, bu ligin son şampiyonu. Buraya geliyor ve kendini kapanmak zorunda hissediyor. Bütün takımlar bunu yapıyorlar. Dolayısıyla bu bizden çok rakip takımın işini zorlaştırıyor. Ben açıkçası kişisel olarak geldiğim günden beri bu stada
çıktığımda kendimi hiç böyle bir baskı ya da stres altında hissetmedim" ifadelerini kullandı.
"TRABZON GİBİYİM SESSİZ AMA İÇİNDE FIRTINALAR KOPAN"
Trabzon çok sakin gibi görünen ama o sakinliğinin altında çok büyük bir yoğunluk, çok büyük bir heyecan ve hissiyat taşıyan bir yer olduğunu belirten Arjantinli oyuncu, "Buranın insanları da bu şehir gibiler. Çok sakin gibi görünüyor ama duygu yoğunluklarını çok şiddetli bir şekilde yaşıyorlar. Bu özelliklerinden dolayı benim için çok uygun bir yer. Çünkü ben de kendimi öyle görünüyorum ama bazı şeyleri çok çok yoğun yaşıyorum, sanılandan da yoğun yaşıyorum. Bir de biz Arjantinliler olarak Türklere zaten benziyoruz, futbol bazında da böyle. Biz de çok fanatiğiz ama beni burada en çok şaşırtan taraftarlar oldu. Arjantin'de ne olursa olsun bir takımın taraftarının deplasman maçına gitmesi, hele ki orada tribün egemenliğini ele geçirmesi çok zor, hatta imkansız bir şey. Ama burada bunun tam tersini gördüm. Gittiğimiz her yerde taraftarımız bizimle birlikte.
Hatta bazı statlarda ev sahibi gibi oynuyoruz. Yurt dışına çıkıyoruz ama manzara değişmiyor. Ben bu yüzden Trabzonspor taraftarlarını her zaman arılara benzetiyorum, bunu her seferinde söylüyorum" şeklinde konuştu.
"27 YILDIR ELDE EDİLMEMİŞ ŞAMPİYONLUĞUN PEŞİNDEYİZ"
Trabzonspor'la 2 yıl daha sözleşmesi bulunduğunu ancak gelecekle ilgili bir plan yapmadığını belirten Colman, "Hayatımda bugünün yoğunluğu çok arttı ve açıkçası böyle bir soruya da cevap vermekte zorlanıyorum. Çünkü ligin bitmesine çok az bir zaman kaldı ve 27 seneden beri yapılamamış bir şeyin peşindeyiz. Ben sabah evde kalktığım zaman önce pencereden denize doğru bakıyorum ve güne sürekli olarak bunu düşünerek başlıyorum ve kulübe de bu düşünceyle geliyorum. O yüzden şuan da bir gelecek planı yapamıyorum. Bu sezon için bir adak yaptım. Aslında söylenmez derler ama ben bunu söylemekte bir sakınca görmüyorum. Eğer ki şampiyon olursak ülkeme gittiğim zaman kutsal bir kilise var. Ülkenin önemli kiliselerinden biri. Oraya 5-6 saatlik bir yolu yürüyerek gitmek zorundayım. Bu şekilde bir adak adadım" dedi.
Futbolu bıraktığında takım arkadaşlarına daima sadık kalmış bir oyuncu olarak hatırlanmak istediğini belirten Colman, "Futbolu bıraktıktan sonra bir kere futbolun içerisinde kalmak ister miyim istemez miyim bunu henüz kestiremiyorum ama sahaya her çıktığında elinden geleni yapmış, takımını hiçbir zaman yalnız bırakmamış, takım arkadaşlarına daima sadık kalmış bir oyuncu olarak hatırlanmak isterim. Ama bugünden ileri baktığımda futbol kariyerim bittiğinde ne yapacağımı ben de bilmiyorum. Eğer ki bu sorunun cevabını vereceğim gün gelirse seni ararım ve gerekli açıklamayı yaparım" ifadesini kullandı.
Futbol ve müziğin hayatının iki önemli tutkusu olduğunu belirten Colman, "İkisi de benim hayatımdaki çok önemli tutkular ve birbirlerine gerçekten benziyorlar. Futbol ve müzik insana hem ilham hem de şevk veriyor. İkisiyle de uğraşıyorum ve ikisini de çok seviyorum. Ben daha çok yerel müzikler dinliyorum. Dinlediğim o yerel müziklerin ritmi de aslında futbolun oyun ritmine yakın" dedi.
Kendisine yakıştırılan maestro benzetmesi için ise Colman, "Ben de diğer oyuncular gibi bana verilen görevi en iyi şekilde sahada yerine getirmeye çalışıyorum. Ben açıkçası kendime böyle bir sıfat yakıştırmazdım. Ben, elimden geleni yapan, terinin son damlasına kadar akıtmaya çalışan bir oyuncuyum. Bence Burak gibi, Jaja gibi oyucular böyle yakıştırmaları hak ediyorlar. Çünkü onlar bir maçın gidişatını, kaderini değiştirme potansiyeline gerçekten sahipler. Ben de elimden geldiği kadar bu tipteki
oyunculara yardımcı olmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu.