Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit köyünde sekiz asırdır devam eden sudan koyun geçirme yarışması, bu yıl susuzluğa takıldı. Yarışmayı yine de yapabilmek için barajdan su veriliyor. Sudan koyun geçirme yarışmanın tanıtım toplantısına Aşağıseyit Köyü Muhtarı Mehmet Canbaz, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi ve Yörük Türkmen Vakfı (YörTürk) Denizli İkinci Başkanı Yrd. Doç. Dr. Turgut Tok, Çal Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Sekreteri Hüdaverdi Akbıyık ve geçen seneki yarışmanın birincisi Zekeriya Karakoç katıldı.
Toplantıda konuşan Yrd. Doç. Dr. Tok, geçmiş kültürlerini yaşatan milletleri zengin olarak nitelendirdi. Tok, Türkistan'dan Anadolu'ya göçen Oğuz Türkleri'nin Çal yöresine 1179 yılında geldiğini, o zamanlarda da sudan koyun geçirme yarışmaları yapıldığını anlattı. Bu yıl koyunları geçirecek su kalmadığını vurgulayan Tok, barajdan su takviyesi yapılacağını bildirdi. Büyük Menderes'in Türkiye'nin en önemli ırmaklarından biri olduğunu belirten Turgut Tok, "Yarışlar, nehrin geçtiği Aşağıseyit köyü civarında yapılıyor. Son iki yıldır, ciddi su sıkıntısı var. Bir hafta öncesinden Çivril'deki Işıklı Barajı yetkililerine haber verdik. Onlar da yeterli miktarda suyu bırakıyor ve Menderes'in seviyesi yükseltiliyor." dedi. Muhtar Canbaz ise Karakoyun efsanesinin kendi yörelerinde yaşandığına inandıklarını ve bunun için her yıl Büyük Menderes nehrinde yarışma düzenleyerek geleneklerini yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.
SUDAN KOYUN GEÇİRME YARIŞMASININ HİKAYESİ
Bir ağanın çok güzel kızı varmış. Bu ağayı sevenler olduğu gibi çekemeyenler de bulunuyormuş. Çekemeyenler, yanında çobanlık yapan Keloğlan'ı bir gün koyunları otlatırken öldürüp hayvanlarını almak istemiş. Keloğlan, "Bana müsaade edin, bir kaval çalayım da muradıma ereyim. Ondan sonra öldürürsünüz." demiş. Son isteği kabul edilen Keloğlan, oturup kaval çalmaya başlamış. Sesi duyan ağanın kızı ise babasına, "Bizim Keloğlan'ı öldürecekler." demiş. Ağa da hemen atına binip koyunların yanına gitmiş ve Keloğlan'ı kurtarmış. Kızına, "Keloğlan'ın öldürüleceğini nereden anladın?" diye sormuş. Kız, Keloğlan'ın ona kavalla mesaj verdiğini söylemiş. Ağa, Keloğlan'ı yanına çağırmış ve, "Koyunlara tuz ver, üç gün de su içirme. Eğer koyunlar nehrin yanına gelir ve su içmeden karşıya geçerse kızım senindir." demiş. Keloğlan, bunun üzerine derenin kenarına götürdüğü koyunlara kaval çalmış. "Aman kara koyunum, beni mahçup etme." diye üç defa tekrarlamış. Koyunlar da su içmeden karşıya geçmiş. Böylece Keloğlan muradına ermiş. İşte sekiz asırdır bölge insanı, Keloğlan gibi koyunlarını Büyük Menderes'in soğuk sularından karşı kıyıya geçmeye çalışır.