Edirne turizmden yeterli pay almıyor

Vali Miroğlu: 'Edirne'nin tanıtımı yalnızca, ciğerle, badem ezmesiyle olmaz. Dünyada eşi olmayan açık hava müzesi görünümündeki Edirne'nin tanıtımında sivil toplum örgütleri, halk ve devlet daha profesyonel çalışmalıyız'.

EDİRNE (A. A)
Edirne turizmden yeterli pay almıyor

Edirne Valisi Nusret Miroğlu, Edirne'nin turizmden yeterli payı alamadığını belirterek, "Edirne'nin tanıtımı yalnızca ciğerle, badem ezmesiyle olmaz" dedi.

Miroğlu, yaptığı açıklamada, Edirne'nin profesyonel anlamda tanıtım atağına geçmesi gerektiğini, kentin milli gelirden dahafazla pay alması için "taşın altına herkesin elini koyması" gerektiğini ifade etti.

"Edirne'nin tanıtımı yalnızca, ciğerle, badem ezmesiyle olmaz" diyen Miroğlu, şunları kaydetti: "Zaman zaman tanıtım fuarlarına katılıyoruz. Edirne'nin standında bir ciğer, bir badem ezmesi. Ama başka kentler bu işi profesyonelce yapıp karşılığını alıyorlar. Dünyada eşi olmayan açık hava müzesi görünümündeki Edirne'nin tanıtımında sivil toplum örgütleri, halk ve devlet daha profesyonel çalışmalıyız. "Sivil toplum örgütleri ve kamuoyu desteğinin eksik kalması durumunda tanıtımın tam anlamıyla gerçekleştirilemediğine dikkati çeken Miroğlu, "Edirne Valililiğinin tanıtıma ihtiyacı yok. Bu bize ayrıca sırtımıza yük bindirir. Tanıtımın bana değil, ama otelciye, motelciye, lokantacıya yararı olur. Sonunda Edirneli kazanır ve payını alır" dedi.

-AÇIK HAVA MÜZESİ EDİRNE-

Edirne'nin "açık hava müzesi" olarak tanımlanmasına neden olan bazı tarihi eserler ise şunlar: Eski Cami: Edirne'nin ilk yanıtsal yapısı. Mihrabın yan tarafında Kabetaşı bulunduğu için duaların kabul olduğuna inanılıyor. II. Ahmet ve II. Mustafa'ya bu camide "kılıç kuşatma" törenleri yapıldığı için bugelenek yaşatılarak cuma günleri kılıçla hutbe okunuyor.

Üç Şerefeli Cami: İslami cami mimarisinde çok kubbeliden, tek kubbeliye geçişin ilk örneğidir. Osmanlı mimarisinde ilk şadırvanlı avluya sahip camidir.

Selimiye Cami: Mimar Sinan'ın 80 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim"dediği anıtsal yapı, Osmanlı Türk sanatının ve dünya mimarlık tarihinin baş eseridir.

Bedesten Çarşısı: Eski Cami'ye gelir getirmek amacıyla Çelebi Mustafa tarafından yaptırılmıştır. Eski dönemlerde içinde değerli taşlar ve ipek saklandığı söylenir.

Selimiye Arastası: III. Murat zamanında yaptırılmıştır. Selimiye Camii'ne gelir getirmesi amacıyla yapılan arastada, ucuz ayakkabı yapan satan esnaf bulunduğu için Kavaflar Çarşısı olarakta anılmıştır.

Bahai Evi: Bahailerin dini lideri Bahaullah'ın Edirne'de yaşadığı 4 evden birisidir.

Sv. George Bulgar Kilisesi: Kıyık Semti'nde inşa edilmiş bir Ortodoks kilisesidir.

Şükrü Paşa Anıtı: I. Balkan Harbi, Edirne müdafi Şükrü Paşa adına yapılan anıtta, 1878'de Rus ve 1913'de Bulgar işgaline karşı kullanılan tabyada, savaşı simgeleyen mankenler ve maketler görülebilir.

-SARAYİÇİ, ADALET KASRI, BALKAN ŞEHİTLİĞİ-

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu saray, 1878 Rus Harbi'nde cephanelik olarak kullanılmıştır. Düşmanın yaklaştığını gören askerler, cephaneliğin el değiştirmemesi için sarayı havaya uçurmuşlardır. Bugünsaray kazıları bölgede sürmektedir.

Adalet Kasrı 1561 yılında Mimar Sinan'a yaptırılmıştır.

Osmanlı mimarisinin yanında sivil mimari özellikleriyle göz dolduran, Edirne Evleri, Tarihi Karakol Binası, Hacı Adil Bey Çeşmesi, Lozan Barış Anıtı, tarihi Trakya Üniversitesi Rektörlüğü binası da Edirne'ye gelenler için mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

Ayrıca, 1361 yılında başlayıp 646 yıldır süre gelen Kırkpınar organizasyonu da Edirne'nin tarih turizmi, yanında spor turizmiyle de dünya insanlarına hizmet verdiğinin en güzel kanıtı.

Edirne mutfağının badem ezmesi, deva-i misk gibi tarihi tatlarının yanında, Edirne ciğeri, Kavala kurabiyesi de Edirne'ye gelen iyaretçilerin mutlaka tatması gereken tatlar arasında yerini alıyor.