Türkiye'nin alüminyumda potansiyeli yüksek

Güç Metal Alüminyum ortaklarından Serhat Yaya, piyasının önceden Çin mallarının elinde olduğunu şimdi ise, imalatını kendilerinin yaptığını söyledi. Yaya, Türkiye'de alüminyum alanında potansiyelin yüksek olduğunu vurguladı.

İsmail Poçan
Türkiye'nin alüminyumda potansiyeli yüksek

Türkiye alüminyum ile 1950'lerde tanıştığını ve kurulan tesislerle alüminyum üretmesi ile ülkemizde önemli bir sanayi sektörü olmaya başladığını söyleyen Güç Metal Alüminyum ortaklarından Serhat Yaya, günümüzde Türk alüminyum sektörü, Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkelerine yaptığı ihracat ile önemini ve gelişmesini gün geçtikçe artırdığını söyledi. Ülkemizde alüminyum kullanımı için büyük bir potansiyel olduğu ifade eden Yaya, "Güneşte etkilenme yok, soğuk ve sıcaktan etkilenme yok. Burada yerli üretime geçilmesi çok önemli. Piyasada önceden Çin mallarının elindeydi. Çin mallarına gümrükte kota uygulanmasından dolayı piyasaya giremediği için etkinliğini kaybetti. Şimdi biz de Türkiye'deki önemli üretici firmalardan malzemesini alıyoruz ve imalatını kendimiz yapıyoruz." dedi.

ALÜMİNYUM YÜZYILLARDIR KULLANILIYOR

Yaya, alüminyumun avantajlarını anlattı:"Bu ürünün maliyeti sıva kaplamaya göre daha yüksek. Ancak alüminyum özellikle firmalar binaların dış görünüşü sebebiyle prestij sağlıyor.Görünümü değiştirip daha güzel hale getiriyor.Cephe kaplamada firmalar daha da önemseniyor. Temizlik açısından ileriye dönük, sık sık temizlik yapılmıyor.Dış cephede tadilata gerekte olmuyor. Cam ise hayatımızda olan bir madde. Cam ile alüminyumun birleşmesinden çok güzel bir uyum çıkıyor. Alüminyum yüzyıllardır olan bir malzeme. PVC'ye göre yalıtımı haliyle daha az sağlıyor. PVC alüminyumla uzun zamandır bir kıyas halinde. Alüminyum plastik gibi çevreye zararı yok. İnsan sağlığı açısından teşvik edici .Dışarıdaki havayla içerdeki havanın dolaşımını sağlıyor. Hem estetik hem de sağlık açısından müşterilerden ilgi görüyor." diye konuştu.

KRİZ ORTAMINDA BİLE İŞLER YOĞUN

Konya'daki inşaat alışkanlılarının muhafazakar olduğunu ifade eden Serhat Yaya, "İstanbul'da alüminyum cam cephe kullanımını yüzde seksen, Konya'da ise yüzde yirmi. İstanbul'da şimdilerde yeni tarz dış cephe uygulamalarına geçildi. İstanbul'da Laminant ile cam birleşimi yaygınlaşıyor. Konya'da ise alüminyum kaplama henüz başlangıçta ancak en az 10 yıl daha çok talep görerek devam edeceğini düşünüyoruz. .Bizde bu talep patlaması karşısında işyerimizi büyüttük, artı personel takviyesi yaptık. Bu kriz ortamında bile işimize yoğun bir şekilde devam ediyoruz." diye konuştu.

Şirketlerinin Konya için üç ortaklı örnek bir yapı sergilediğini ifade enen Serhat Yaya; Altınekin, Çumra ve Derbentli üç arkadaş olarak bir birimizi tamamlayan unsurlarla hızla büyüyen bir profil çizdiklerini, bu süreçte işyerlerini 300 metrekareden1000 metrekareye çıkardıklarını söyledi.

Özel sektör, inşaat işi yapan müteahhit firmalar, tadilat yapan resmi firmalarla da çalıştıklarını söyleyen Serhat Yaya, slikon cephe, kapaklı cephe, paron, konpar panel kaplama,ısı yalıtımlı alüminyum, ısı yalıtımsız alüminyum, fotselli endüstriyel kaplama, otomatik kepenk çeşitleriyle sektörde faaliyet gösterdiklerini belirtti.