Yoğun bakımdaki çocuğa hem anne hem baba refakat edebilir mi?

Yoğun bakımdaki çocuğa hem anne hem baba refakat e

Köşemize sık sık, refakate ilişkin sorular gelmektedir. Gelen yoğun sorular nedeniyle, bugünkü yazımızda refakate ilişkin bazı genel açıklamalarda bulunmak gereği hissediyoruz.

Okuyucumuzun sorusu

Bir okurumuz, oğlunun yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olduğunu, yoğun bakım ünitesi başkanlığının hem anneye hem de babasına ihtiyaç bulunduğuna dair rapor verdiğini, bu rapora dayanarak her ikisi de memur olan anne ve babanın izinli sayılıp sayılmayacağını sormaktadır. Okurumuz yazısında, harcırah istemediğini, ayrıca belirtmektedir.

Cevabımızın hukuki dayanağı

Öncelikle her zaman olduğu gibi bu soruya verilecek yanıtın hangi düzenlemede yer aldığını belirtmek istiyoruz. Bu konuya ilişkin düzenleme "Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği"nde yapılmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin 27'nci maddesinde yer alan hüküm şu şekildedir:

"Yatakta tedavi edilenlerin, hastalıkları gereği yanlarında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğu tedaviyi yapan sağlık kurumunun raporu ile belgelendiği takdirde, hastaya biri eşlik ettirilir. Bu takdirde ödenmesi gereken yatak ücreti, sağlık kurumunca düzenlenecek faturada gösterilmek ve belge eklenmek suretiyle, ilgili kurumca ödenir. Hasta özel sağlık kurumunda tedavi edilir ve giderler hasta tarafından bu sağlık kurumuna ödenirse, alınacak fatura ve belge ilgili kuruma verilerek bedeli kurumdan alınır. Hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi sırasında yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğu hastayı gönderen sağlık kurumu veya kuruluşunun raporunda belirtildiği takdirde, hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de, memurun bağlı olduğu kurumca, "Harcırah Kanunu" hükümleri dairesinde yolluk ve gündelik verilir. Hasta bu Yönetmeliğin 26 ncı maddesi gereğince belirli bir araç ile gönderiliyorsa, eşlik edenin yollukları da aynı madde hükümleri uyarınca ödenir."

Refakate ilişkin genel açıklamalar

Yukarıdaki maddeye göre refakat edebilme şartları şu şekildedir:

1- Mevzuatımıza göre, iki durumda refakat edilebilmektedir. Birincisi yatakta tedavi edilenlere ilişkindir. İkincisi ise hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi durumudur.

2- İlk önce birinci durumu açıklamak istiyoruz: Yatakta tedavi edilenlere refakat edilebilmesi için, tedaviyi yapan sağlık kurumunun bir rapor ile, hastalığın bir gereği olarak hastanın yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğunu belirtmesi gerekmektedir.

Ancak madde metninin ilk paragrafında da belirtildiği gibi, bu durumda hastaya ancak bir kişi refakat edebilmektedir. Madde metni "bir kimse" olarak yazdığı için bunun iki kişi şeklinde yorumlanmasına imkan bulunmamaktadır. Bu bağlamda, sağlık kurumunun verdiği rapor mevzuat bağlamında bir bağlayıcılık taşımamaktadır.

Refakat eden kişinin yatak ücreti, yukarıdaki madde hükmü gereğince kurumca karşılanacaktır.

3- İkinci durum ise, hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi sırasında yanında bir kimsenin bulundurulması halidir. Bu halde bir kişinin hastaya eşlik edebilmesi için, hastayı gönderen sağlık kurumu veya kuruluşunun, durumu bir raporla tespit etmesi gerekmektedir.

Bu halde, eşlik eden kimseye de, memurun bağlı olduğu kurumca, "Harcırah Kanunu" hükümleri dairesinde yolluk ve gündelik verilecektir.

Yine bu halde de, madde metni "bir kimse" dediği için hastaya ancak bir kişi refakat edebilecektir.

4- Diğer taraftan, okuyucumuzun hizmet süresini bilmemekle birlikte, kendisinin yıllık izin ve aylıksız izin hakkına sahip olduğunu belirtmek istiyoruz. 657 sayılı Kanunun 108'inci maddesinde, okuyucumuzun belirtmiş olduğu hale ilişkin olarak aylıksız izin alınabilmesi hakkı getirilmiştir.

Maddede memura, bakmaya mecbur olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde, bu hallerin raporla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine, en çok altı aya kadar aylıksız izin verilebileceği öngörülmüştür. Bu süre aynı şartlarla bir katına kadar uzatılabilmektedir.