Zekeriye Beyaz, artık bir sembol, bir fenomen. İki hafta önce, Vatan'ın haftasonu ilavesinde bir başlık gördüm, o günün bütün gazetelerinde daha esprili bir başlık yoktu. "Sulandırılmış TV programlarına katılmıyorum" diyordu Zekeriya Hoca. Hoşuma gitti.
Hiç unutmuyorum, bir defesında Hac'da, gazetecilerle birlikte basın merkezinde oturuyoruz. Arapça bir gazetede bir haber gördüm. Ezher'den bir muhalif alim grubu, Zekeriya Beyaz'ın 'tavuktan kurban olur' fetvasına destek veriyordu. Haberi orada bulunan muhabir arkadaşlara söylemedim, çünkü söylesem hepsi balıklama dalardı. Onlar da Arapça bilmedikleri için haberi okuyamamış oldular.
Neyse, bizim meselemiz, başka. Biz, geçen hafta Yeni Şafak'ta yer alan ve okurlarımızın çok ilgi gösterdiği bir haberle ilgileniyoruz.
Bu haber, ' Beyaz Şov ' başlığıyla verilmişti ve Zekeriya Hoca'nın internette vatansever 'hacker'larımızla sohbet ederken, muhatap olduğu bir soruya ne cevap verdiğini anlatıyordu.
Hacker deyip duruyoruz ama, bu kelime de Türkçe değil, bu yüzden, merhum Ahmet Mithat Efendi gibi, bir fasıl açıp küçük bir izah vermekte fayda var.
Hacker 'hack' fiilinden geliyor. Bu fiililin, çentmek, yontmak, yırtmak, didiklemek gibi anlamları var. Kelime, 'hacker' olunca, Arapça'daki ifadesiyle, 'ism-i fail', yani Türkçe'de 'özne' dediğimiz şeye dönüşüyor. Bu izahları tebessümle okuyanlar da vardır, biz bilmiyor muyuz ne lüzumu var lafı uzatmaya diye sinirlenerek okuyanlar da. Ben, tebessümü tavsiye ederim çünkü şu anda ben de tebessüm ediyorum. Hasıl-ı kelam, 'hacker', internet aleminde, bu çentme, yontma eylemini yapan kimse demek oluyor. Bu arkadaşlar, başka web sitelerini teknik yöntemler kullanarak, yontuyorlar, çentiyorlar, yırtıyorlar. Ne oluyor yontunca? Mesela, Türklere hakaret etmek için kurulmuş bir web sitesi açıldığında, ay yıldızlı bayrağımız görülü-yor. Ya da başka bir çok şeyler. İstihbarat örgütlerinin sadece şifrelerle girilebilen özel sayfalarından bilgi çalmak bile, 'hacker'ların zaman zaman başardığı şeyler. Evet, haberde Zekeriya Hoca ile 'hacker' arasında geçen diyaloga da yer veriliyordu.
'Suikastçi' takma adıyla konuşan 'hacker' "Hocam, diyordu, yabancı bir siteyi hack'lemek günah mıdır?"
Hoca, "Zararlı varlıklara yapılabilir" diye cevap veriyordu soruya ve devam ediyordu: İslam dinine ve Türk milletine zararlı olanlara yapılabilir, sevap olur."
Suikastçi, "Hocam, diyordu, kamerada yüzünüzü tam göremiyorum, bi kameraya bakar mısınız?" Hoca, kameraya bakarak delikanlıyı teşvik ediyordu: Gazanız mübarek olsun. Çok hoş bir diyalog. Haber de gerçekten çok ilgi gördü Yeni Şafak'ta. Bilişim sayfamızı hazırlayan web editörümüz Melih Bayram Dede'yi kutluyorum. Necmi Ergün, bu haberi tarafsız bir üslupla yayınlamamızı yadırgadığını yazıyordu. "Mikropla, bakteriyle bir yere varılmaz, bu hackerlar bir gün sizi de hackleyebilir" diyordu.
'Suikastçi' olduğunu yazan bir vatandaş da "Kim verdi o haberi oradan silin" diyordu, biraz da 'tehdit' imasıyla. Ama daha ilginci, CW Akıncılar Tim adlı 'hack' grubunun, konunun Zekeriya Beyaz'a sorulmasını uygun bulmayıp, hemen, "Biz Beyaz Hoca'ya sormayız, bizim kendi fetva kurulumuz var" diye açıklama göndermesiydi. Demek ki kimse işini tesadüfe bırakmıyor.