AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Varlıklı tüketim yoksul üretim biçimini değiştirmelidir

Türkiye'de şehirleşme son yirmibeş yılda büyük bir ivme kazandı. Artık Türk toplumunun yüzde sekseni, şehirlerde yaşıyor. Şehirleşme ekonomik, siyasal ve kültürel yapıda köklü dönüşümlere yol açtı. Anadolu insanı, ekonomik sorunlarla birlikte siyasal sorunların da çözümünü, doğduğu kasabalarda değil, doyduğu şehirlerde arıyor.

Şehirler ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan hem tehdit, hem de fırsat kaynağı olmaya devam ediyor.

Bu bağlamda, İstanbul'un ayrı bir yeri ve önemi var. Çünkü tehdit ve fırsatlar söz konusu olduğunda, İstanbul Türkiye'nin ekonomik siyasal ve kültürel açıdan özü ve özetidir. İstanbul'un sorunlarını çözmeden, Türkiye'nin sorunlarını çözmek mümkün değildir. İstanbul'un sorunlarına ışık tutmak amacıyla, Mustafa Şen'in yönetimde GENAR "İstanbul'un Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Dokusu"nu ele alan geniş kapsamlı bir araştırma yapıyor.

İstanbul varlıklı kesimlerle yoksul kesimlerin harman olduğu bir şehirdir. Şehrin merkezini orta kesimle birlikte yoksul kesim oluşturur. Onlar kentin merkezini dört bir yanından kuşatmışlardır. Kentin büyük çoğunluğunu onlar oluşturur. İstanbul'un olduğu kadar Türkiye'nin de canlılığı, onların birbiri arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin hız ve yoğunluğundan kaynaklanır. Onlar aslında çadırın orta direğidir. Onlar olmasa varlıklı kesimin bütün kaynakları birbir kuruduğu gibi çadır da çöker.

Hafta içinde Prof. Dr. Korkut Tuna'nın yönetiminde Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu, Doç. Dr. Davut Dursun, Doç. Dr. Hayati Tüfekçioğlu, Doç. Dr. Ahmet Bilgili, Dr. Mustafa Taşdemir ve İbrahim Altan'la birlikte İstanbul'un merkezini oluşturan, ancak çevresinde yaşayan ve toplumu ayakta tutan kesimin, üretim ve tüketim biçimleri yanında siyasal ve kültürel davranışlarını tartıştık. Büyükşehir yönetiminin onlara dönük eğitimden sağlığa kadar yapması gereken çalışmalar değişik boyutlarıyla ele alındı.

Yoksulluk kıtadan kıtaya değişir. Avrupa'nın yoksulu Türkiye'de varlıklı sayıldığı gibi, Türkiye'nin yoksulu da Asya'da varlıklı sayılır. Ayrıca İstanbul'da kayıtdışı ekonomi gibi, kayıtdışı onlarca kent var. Çevrede yer alan kayıtdışı kentlerde yoksuldan daha çok varlıklı vardır. Onların büyük bir çoğunluğu ticaretle uğraşır. Yetişkinlerin önemli bir bölümü birkaç işi birden yapar. Neredeyse onların hepsinin bir ikinci işi vardır. Ayrıca hiçbiri geldiği köy ya da kasabayla bağını koparmamıştır. Aynı ailede birkaç kişi birden çalışmaktadır. Bunun için, genelde Türkiye'de, özelde de İstanbul'da kimse sokaklara dökülmez. Onlar tepkisini seçimlerde gösterir.

Yoksulluk deyince bütün dünyada akla yoksulluğun Adam Smith'i olarak bilinen Gunnar Myrdal gelir. Onun en önemli eseri, "Asian Drama" isimli kitabıdır. Asya ülkelerindeki yoksulluk ve yolsuzluğun bir incelemesi olan bu kitap yayınlandığında dünya kamuoyunda, büyük tartışmalara yol açmıştı. Myrdal dünyadaki yoksulluk ve yolsuzluk üzerine yaptığı araştırmalarla 1975 yılında Ekonomi dalında Nobel ödülü aldı.

Ben Myrdal'ın Stocholm'de yaptığı dünyadaki yoksulluk ve ekonomik gelişmelerle ilişkin Nobel konuşmasını yıllar önce çevirmiştim. Çeviri 10 Mayıs 1976 tarihli Diriliş'te yayınlandı. Myrdal konuşması da "Zengin ülkelerin tüketim biçimlerinde köklü değişiklikler yapmadıkça! Yeni Bir Dünya Düzeni konusunda ateşli konuşmalar yapma, bir sahtekarlık olmaktan başka bir şey olmayacaktır" diyordu.

Myrdal'ın ülkeler için söylediği kişiler ve aileler için de geçerlidir. Varlıklı kişi ve aileler tüketim, yoksul kişi ve aileler de üretim biçimlerini değiştirmedikçe, Türkiye'nin ekonomik ve siyasal sorunlarını çözmek mümkün değildir.


6 Temmuz 2003
Pazar
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED