Ekonomi Çakma ürüne çakma zam

Çakma ürüne çakma zam

Dolar bahaneli fahiş zam fırsatçılığı işportaya kadar indi. Gıdadan giyime kadar seyyar piyasadaki çakma ürünlerde yüzde 100’e yakın fiyat artışı görülüyor. Tüketici dernekleri, bu pervasızlığın vatandaşın psikolojisindeki olumsuz etkisine dikkat çekerek, denetimlerin marketler yanında sokakta da sürmesi gerektiğini belirtiyor.

Orhan Orhun Ünal Yeni Şafak
İşporta raftaki fiyat artışını fırsat bildi
İşporta raftaki fiyat artışını fırsat bildi

ORHAN ORHUN ÜNAL- SERBEST PİYASA

Raflardaki zam fırsatçılığı işportaya kadar indi. Zaten maliyetinin beşte birine üretilen, sağlıksız ve kayıtdışı ürünlerde yüzde 100’e yakın fiyat artışı pes dedirtiyor. Sokaktaki pervasızlık en fazla teknoloji, giyim ve gıda işportasında görülüyor. Yetkililer, okulların açıldığı hafta vatandaşları kırtasiye ürünlerine karşı uyarıyor.

FISILTI GAZETESİ HIZLA YAYILIYOR

‘Her şeye zam geliyor, gelecek’ şeklindeki spekülatif söylemlerin fısıltı gazetesiyle hızla yayılması dar gelirliyi, en iyi bildiği yere yani işportaya yöneltiyor. Piyasada bir zam dalgası varmış izlenimi oluşturmanın yanlış olduğunu düşünen tüketici dernekleri, sağlıktan taviz vermeden basit bir karşılaştırmayla bile vatandaşın alışverişini yapabileceği görüşünde. Seyyar satıcıların sokaktaki yeni sloganı ise “Gel vatandaş gel akşam pazarı bunlar” değil, ‘Gel abla zamsız fiyatlar burada’ şeklinde. Anlayacağınız işportacı, gözlerimizin aşina olduğu fiyatlarını artırmaktan geri kalmamış.

SEYYAR SATICI DOLARI BAHANE EDİYOR

Mesela telefon şarj aletinin sokakta 10 lira civarında olduğunu çoğumuz bilir. Birkaç hafta öncesine kadar bu tahmin doğru iken şimdilerde 20 lirayı bulan rakamlar söz konusu. Artış özellikle teknoloji yan ürünlerinde dikkati çekerken, kulaklık 15’ten 25 liraya, taşınabilir batarya 20’den 30 liraya çıkmış durumda. 5 liraya satılan bayan tişört 10, okul çantası 20’den 35’e bayan çantası da 60 liraları görmüş. Sebebini soruyoruz, hepsinde bahane aynı: “Dolar arttı, zam geldi.” Stokçulukla çalışan ve genelde merdiven altı ürünleri pazara sunan seyyar piyasanın zam furyasına katılması, özellikle toplumda oluşacak olumsuz algıyı tetiklemesi açısından tehlikeli görülüyor. Bu nedenle, Zabıta başta olmak üzere tüm kurumlara çarşıda ve pazarda büyük iş düşüyor. Yani iş sadece market denetlemekten ibaret olmamalı. Malumunuz haberin iyisi de kötüsü de sokakta.

REKLAM
  • Kaldırım malına plaza zammı
  • İşin ilginç tarafı vatandaş daha ucuz olduğu düşüncesiyle seyyar piyasaya yönelirken, onlar da bunu fırsat bilerek etiketi değiştiriyor. Gıda, teknoloji, giyim gibi birçok sektörde kur bahane edilip fahiş zamlar yaşanınca özellikle bilinçsiz tüketici, sahte ve merdienaltı ürünleri tercih ediyor.
  • SEN DE Mİ KESTANE?
  • Sokak satıcısında 2 hafta önce 50 gramı 4 lira olan kestane, 7 liraya çıkarken, İstiklal Caddesi’nde bir ele arabasında yaşanan artışın peşine düşüyoruz. “Dolar arttı böyle oldu” diyen kestane satıcısı Mahmut Ü. işin fırsatçılığını, “Kestane zamlandı, kağıtta yüzde 10’luk artış var, belediyeye verilen işgaliye aynı ama ne yapalım ekmek parası” şeklinde açıklıyor. Kestanenin tezgaha yeni düştüğünü ve bu ürünün aslen bir kış lezzeti olduğunu hatırlatınca duruyor. Durmaya ve bakmaya devam ediyor.

Herkes kendi kafasına göre

Mecidiyeköy’deki sokak fiyatlarını incelediğimizde yüzde 50’ye yakın fiyat artışları olduğunu görüyoruz. İşe giden gelenler buradaki hareketliliği rahatça görür. Seyyar Satıcı Mehmet T. “Bizim mallar ithal olduğu için zam geldi” diyor. Ürünü ne zaman aldığını sorduğumuzda, “Merter’den 2 ay önce aldık ama fiyatlar bizi de etkiledi. Gerisini de sorma abi” diyor. Kaldırımlara serilen bayan giyiminde de 5 liralık tişört olmuş bugün 10 lira. Bahane yine aynı.

Mahmut Şahin

Merdivenaltı sağlıksız ürüne dikkat

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin ise, “Parası olan tüketici, en pahalının sağlıklı olduğunu düşünerek zam tuzağına düşüyor; dar gelirli de ucuza alacağım güdüsüyle sahte ürüne yöneliyor. Aslında her iki grup da maalesef bu fırsatçılığa prim vermiş oluyor” diyor. Günümüz teknoloji ortamında herkesin fiyat kıyaslamasını rahatça yapabileceğini belirten Şahin, spekülatif zam söylentilerine aldırış edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Okullar açılıyor kırtasiye ürünlerinde bazı ebeveynlerin ne yazık ki merdivenaltı sağlıksız ürünlere yöneldiklerini görüyoruz. Mesela 3 liraya oyun hamuru olabilir mi? Şimdi kontrol önce vatandaşta. Oluşturulmaya çalışılan olumuz algıya itibar edilmemeli. Fiyat artışı var diye 2 tane haber okuyup zararlı malzeme tercih edilmemeli. İşin denetimi de maalesef sorunlu. Geçenlerde bir Zabıta Amiri beni aradı, etikette gramaj eksikliği varmış vatandaş kime şikayet edecek diye sordu. Düşünebiliyor musunuz?”

Kayıtdışı ile savaşın

Kategori Mağazacılığı Derneği (KMD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Alp Önder Özpamukçu, kayıtdışı ekonomi ile mücadele için bu dönemin her zamankinden daha da önemli olduğunu vurguluyor. KMD toplantısında rakamları paylaşan Özpamukçu, “Kayıtdışı rasyolarda her 1 puan düşüş, milli gelirde yüzde 1 artış anlamına geliyor. 800 milyar dolarlık büyüklüğe baktığınızda her 1 puanlık düşüş 8 milyar dolarlık bir kazanım anlamına gelir. Bu enflasyona karşı duruşumuz da etkili olacak” bilgisini veriyor.

REKLAM
/**/

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.