EkonomiSebze ve meyvede vurgun çarkı

Sebze ve meyvede vurgun çarkı

Tardımda kendi kendine yeten Türkiye, sebze ve meyveyi ucuza tüketen bir ülke olmayı bir türlü başaramıyor. Enflasyon sepetinde önemli yer tutan sebze meyve fiyatlarının son günlerde yüzde 40 oranında yükselmesine isyan var. İşin en büyük zahmetini çeken üretici tarla fiyatından yakınırken; tüketici, pahalı sebze-meyve tüketmekten şikâyetçi. Çünkü sebze ve meyvenin tarla ile sofra fiyatları arasında 4-5 kat fark var.

Arzu KurumMurat PalavarYeni Şafak
Tarımda kendi kendine yeten bir ülkeyiz. Dört mevsimin bir arada yaşandığı Türkiye'de istenilen yerli tarım ürününü 12 ay boyunca bulmak mümkün. Yılın yarısında tarla ürünleri, geri kalan kısmında ise sera ürünleri tüketiyoruz. Türkiye topraklarının yaklaşık üçte birinde tarım yapılıyor. 20 milyonu aşkın tarım nüfusuyla dört mevsim üretim yapan Türkiye; yüzlerce üründe tüketim fazlası veriyor. İç pazardan arta kalan ürünleri ise dünyanın dört bir yanına ihraç ediyor.

ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE DERTLİ

Bu tabloya göre Türkiye'nin çok ucuza tüketim yapması gerekiyor. Ancak tarladan sofraya uzanan süreçte ne üreteci memnun ne de tüketici. İşin en büyük zahmetini çeken üretici, büyük emekler vererek yetiştirdiği ürünün tarladan çıkış fiyatından yakınırken, tüketici; pahalı sebze-meyve tüketmekten şikâyet ediyor. Peki bu durumda kazanan kim? Milyonlarca çiftçi ailesinin alın teri ile 77 milyon tüketicinin cebindeki para kimin kasasına giriyor?

Yazın güneşin kış aylarında ise karın altında kalan ürünleri maliyetini kurtaramadığı için toplayamayan çiftçi, yıllardır komisyonculara mahkûm. Hemen hemen her hanenin tükettiği sürkülasyonu yük-sek ürünlerde oluşan fahiş fiyat farkına makul bir gerekçe gösterilmiyor.


MANAVDAKİ FİYATTARLA FİYATININ 4 KATI


Rusya kriziyle düşmesi beklenen sebze meyve fiyatları ortalama yüzde 40 oranında artması, yıllardır sıkıntı çekilen konuda dikkatleri; yeniden tarladan sofraya uzanan tedarik zincirine çekti. Üretici fiyatları ile çarşı pazar fiyatları arasında 5 kata varan fahiş fiyat farkı, az sayıda komisyoncunun cebine mi gidiyor? Bu farkta lojistik maliyetinin payı ne kadar? Market zincirleri bu işin neresinde? Üretici bu duruma ne diyor ve ne istiyor? Ziraat adası başkanlarının bu konudaki görüş ve önerileri neler? Tüketiciler bu konuda neler anlatıyor? Milletvekilleri; Türkiye'nin bu ilginç menfaat çarkından kurtarılması için neler yapabilir? Yeni Şafak; bu soruların cevabı için üretici, tüketici, tedarikçi, karar verici konumundaki siyasiler ve bu alanın temsilcisi STK'lara sordu.
Son günlerde sebze meyve fiyatlarında yüzde 40'lara varan fahiş fiyat farkına makul bir gerekçe gösterilmiyor. Rusya'nın ambargo koyarak yılbaşından itibaren almadığı ürünlerde arz bolluğu var. Petrol fiyatları ile ilişkilendirilerek öne sürülecek bir lojistik maliyeti artışı da söz konusu değil. Çünkü; petrolün varil fiyatının uluslararası piyasalarda son 11 yılın en düşük seviyesi olan 35 doların altına kadar gerilemesi, lojistik maliyetlerini yükseltmek bir yana kısmen düşürdü.



TEK MUTLU KESİM VAR O DA KOMİSYONCULAR


Buna rağmen son haftalarda sebze meyve fiyatlarının arışı artması, spekülatörlerin ve komisyoncuların manipülasyonu olarak
görülüyor. Çünkü Antalya'da tarlada sadece 1.2 liradan satılan domatesin kg fiyatı İstanbul ve Ankara'da 4 lirayı buluyor. Tarladaki fiyatlar yerinde sayarken hal ile manav ve market fiyatları yükselişine bir anlam verilemiyor. Rusya'dan geri dönen sebze ve meyvelerin iç piyasadaki fiyat ateşini düşürmesi beklenirken bu sadece çiftçiyi zora soktu. Kaybeden yine vatandaş ve üretici oldu. Komisyoncu ve diğer arada kazananlar ise azalması beklenen fiyatların yükselmesini soğuk havalara bağlasa da bu tür gerekçelere geçmiş yıllarda da öne sürüldüğünü hatırlıyoruz.

Küçük üretici eziliyor



Satın alma gücü dikkate alındığında şuanda dünyanın en pahalı sebze ve meyvesinin Türkiye'de olduğunu kaydeden Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Turhan Çakar, ''Bu coğrafyada dünyanın en pahalı gıda maddesini yer hale geldik. İşin içinde gıda emperyalizmi var, küçük tarım bitti. Kırdan boşalan tarımsal üretim işini endüstriyel büyük tarım şirketleri devr aldı. Onlar da gübre ithal ediyor, tarım ilacı ithal ediyor, işlenmemiş tarım ithal ediyor on milyarlarca para veriyoruz. Kentte yaşayan halk artık sağlıklı ucuz gıda maddesine erişemez hale geldi'' dedi.

TÜKETİCİ DE ÖRGÜTLÜ DEĞİL

Küçük üreticinin giderek azaldığının altını çizen Çakar, bu durumun böyle sürmesi halinde fiyatların giderek artacağını vurguladı. Çakar, ''Küçük üretici ve küçük üretici kooperatifi kalmadığı için tüketici örgütlü değil. Üretici örgütlü değil. Durum böyle olunca aradaki büyük tarım şirketleri için büyük fırsat oluştu'' diye konuştu.

YASAL DÜZENLEME ŞART

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Haşmet Atahan da; üreticinin ürettiği sebze ve meyvenin karşılığını alamamasına, tüketicinin de bu ürünlere değerinden fazla bedel ödemek durumunda kalmasına dikkat çekti. Uzun yıllardır süregelen bu adaletsiz durumun çözümünde siyasilere büyük görev düştüğünü belirten Atahan, "Ortak bir çalışma yürütmesi ve çözümler üretmesi gerekmektedir. Tüketici örgütleri olarak bu adaletsiz durumun düzeltilmesini istiyoruz Başta siyasi iktidar olmak üzere, yasa yapıcıları ve uygulayıcılarıyla ilgili meslek kuruluşlarının ortak çalışmalar yapılarak projeler oluşturulmasını öneriyoruz"
dedi.



Başta sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasi iktidarın banka faizlerine karşı gösterdiği hassasiyeti ve faizlerin yüksekliğinden duyduğu rahatsızlığı son derece yerinde bulduklarını anlatan TÜKODER Genel Başkanı Atahan, "Siyasi iktidarın, aynı hassasiyeti bu konuda da göstermesini, hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur eden mevcut yapılanmayı değiştirmesini bekliyoruz. Mevzuatı yeniden yapılandıracak adımları atmalı" değerlendirmesinde bulundu.

HAKSIZ UYGULAMAYA SON VERİLMELİ


Bu adaletsiz uygulamayı düzeltecek bir çalışma başlatmasını beklerdiklerini kaydeden Atahan, şunları dile getirdi: "Pahalılığın önlenmesi, üreticinin de, tüketicinin de mağduriyetinin önlenmesi için, Üretici ve tüketici arasına giren ve vurguncu bir anlayışla piyasaya hakim olan tefeci-tüccar-nakliyeci egemenliğinin kırılması gerekir. Tüketici Örgütleri olarak, bu haksız uygulamanın giderilmesi için Yasa Yapıcılarına ve uygulayıcılarına çağrıda bulunuyor ve bu konuda bir çalıştay düzenlenmesini öneriyoruz.

Hiç muhtardan ziraat odası başkanı olur mu?

İsmail Erten / Üretici:
Şehirlerde ve ilçelerdeki kapalı pazarlar maalesef üreticilere açılmıyor. Üretici kendi ürettiklerini kendi memleketinde bile satışa sunamıyor. Buna karşın çiftçiden 1 liraya alınan ürün 3 kilometre ötede 3 liraya satılıyor. Türkiye'deki kapalı pazarlar pazarcı esnafına devretmiş. Herşey oluruna bırakılmış ve üreticiyi düşünen yok. Üretici başıboş. Düşünün Ziraat Odası'nın başında kim olmalı? Bir mahalle muhtarının ne işi var Ziraat Odası Başkanlığında. Sektöre yön verenler ilgisiz alakasız kişiler. İçlerinde üretici yok. Üreticilerin içinde olduğu bir sistemimiz yok. Türkiye'de sebze ve meyvenin pahalı yemesinin sebebi yöneticiler.

Çakallar aslanı boğuyor

Bünyamin Korkmaz / Üretici
Gübre, tohum ve elekterik çiftçinin satışına göre çok yüksek. Üretici devamlı zararda. Üretici bin kişi, satıcı 3 kişi. O 3 kişi bir araya geliyor bin kişiyi avuçlarına alıyor. Ama üretici bir araya gelemiyor. Çiftçiyi boğup elinrdeki malı alıyor. Çiftçi de bir an önce elindeki mahsulü çıkarmalı ki borcunu ödeyebilme hesabı yapıyor. Zorunlu bir satış yapmak zorundayım yani. Yılda 35 bin litre mazot, 80 bin ton gübre tüketiyorum. Çakalın aslanı boğduğu bir düzen bu. Devlet direk almadığı için üretici özel sektöre teslim oluyor. Eğer TMO gibi sebze ve meyvede bir kurum olsa serbest piyasada bu kadar çiftçiyi boğamazlar.

Aracılar kalksa herkes herşeyi yiyebilecek



Ali Bulut / Üretici:

Ordu Çambaşı Yaylası'nda 30 dönüm arazim var. 21 ton çilek alıyorum. Direk ürettiğimi müşteriler ile buluşturuyorum. Müşteriye bir poşet veriyorum tarlaya giriyor istediği kadar kendisinin almasını istyorum. Böylece hem toplamaktan kurutuluyorum hem de direkt müşteriyi çilekle buluşturuyorum. Üretici ile tüketici arasındaki fiyatlarda büyük farkı böylece ortadan kaldırıyorum. Üretici ile vatandaş bir başbaşa kalsa herkes herşeyi yiyebilecek. Maalesef buna izin verilmiyor. Emekli başkomserim. Bu işi yapmamın asıl nedeni bu. Vatandaş istediğini istediği fiyata alamıyor. Keşke aracıları ortadan kaldırabilsek de parası olmayan da yiyebilse. Çilekten sonra istiridye mantarı üretimi yapmayı planlıyorum.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.
Rüzgara karşı paslaşan çılgın genç
Kayserispor'un hocası Sumudica, rüzgarla paslaşan çılgın genç ve çok daha fazlası Tuğçe'nin sunumuyla Bunu Gördünüz Mü?'de...
Oğlunun katilini affeden anne herkesi ağlattı
Suliman Abdu'l Mutakallim isimli genç, sadece 60 dolar için öldürüldü. ABD'de yaşanan olay sonrası Suliman'ın annesi, katili affettiğini açıkladı. Yüreği yanan bir annenin duygulandıran konuşmasında söyledikleri, mahkemedekileri de ağlattı…
Venezuela zor durumda
Ekonomik krizden dolayı halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Venezuela'da yağma olayları başladı.
Dünyaca ünlü isimlerden İsrail'e boykot!
2004 yılında başlatılan İsrail'e karşı kültür boykotuna dünyaca ünlü birçok isim destek verdi. İsrail'in Filistin işgali ünlü sanatçılar tarafından bu hareketle boykot ediliyor.
Erdoğan’ın Türkiye tarifi: Türkiye demek…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısında dinleyenleri coşkulandıran ve duygulandıran bir Türkiye tarifi yaptı. Erdoğan'ın konuşması alkışlarla karşılık buldu.


ABD’de imam camiye saldıran zanlıya verilen cezayı ödedi
ABD'nin Arkansas eyaletinde bir camiye zarar veren zanlı Abraham Davis'e faşist eylem sebebiyle 3 bin 200 dolar para cezası kesildi. Cami imamı, saldırgana kesilen cezayı kendisi ödedi. İmamın bu tavrı büyük takdir topladı.
Yoğurdun Steve Jobs'u
Çöpe attığı kağıtla kaderi değişti. 39 yaşındaki Türk girişimci Hamdi Ulukaya'nın inanılmaz başarı öyküsü...


Esnafa 10 maddelik müjde
Hükümet, esnafın haklarını gözetecek çok önemli çalışmalar başlattı.


Elazığlı ustadan 34 metrelik lahmacun
Elazığ'da bir lokantada lahmacun ustası olarak çalışan Engin Altunbaş, 2016 yılında 17 kişilik ekibiyle 23 metre uzunluğunda tek parçadan oluşan lahmacun yapmıştı. Son olarak 22 kişilik ekibiyle yeni bir deneme daha gerçekleştiren Altunbaş, yaptığı 34 metre uzunluğundaki lahmacunla kendi rekorunu kırdı. Altunbaş, hazırladıkları 34 metrelik lahmacunu Elazığ Gazi Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine ikram edeceklerini sözlerine ekledi.
Yeni milli silahımız üzerindeki detayla dikkat çekiyor
Başbakanlık korumaları tarafından kullanılmaya başlanan yeni yerli silahımız MPT-55, üzerindeki Kayı Boyu deseniyle dikkat çekiyor.
Fransa'dan bir Erdoğan geçti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesinde ABD'ye verdiği diplomasi dersinin ardından Fransa'ya önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Resmi karşılama töreninde Erdoğan'ın yürüyüş ve dik duruşu dikkatleri çekti.

Dikkat! Bu sokakta sanat var
Ürdün'de bir grup genç 2013'ten beri sokaklara sanat püskürtüyor.
Deniz kirliliğini bitirmek için bu silahı kullanıyorlar
Denizlerdeki çöpleri toplayan Bay Çöp Teker isimli icat 2014'ten bu yana 670.219 ton atık topladı. Hedef deniz kirliliğini büyük oranda azaltmak olunca bu makine amacına bir hayli uygun davranıyor.