Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Gündem 2 bin yıllık gelenek 32 farklı baharat, hurma ve bademle yapılıyor

2 bin yıllık gelenek: 32 farklı baharat, hurma ve bademle yapılıyor

İstanbul Kapalı Çarşı'da kuyumculuk yaparken 10 yıl önce iki çocuklarıyla memleketleri Mardin'e yerleşen ve 2 bin yıl öncesine dayanan geleneksel Süryani çöreklerini yaparak geçimlerini sağlayan Seyhan ve Edip Balcı çifti, aynı zamanda Hıristiyan ve Süryani cemaatlerinde nişan törenlerinde bir ima vazifesi gören Süryani çöreği geleneğini de yaşatmaya çalışıyor. 32 farklı baharat, hurma ve bademle yapılan çörek, vatandaşlardan büyük ilgi görüyor.

Haber Merkezi DHA
2 bin yıllık gelenek: 32 farklı baharat, hurma ve bademle yapılıyor
Süryani çöreği müşterilerden büyük rağbet görüyor.

Mardinli Süryani aile 32 farklı baharat, hurma ve bademle yaptıkları çöreklerle hem geçimlerini sağlıyor hem de 2 bin yıllık Süryani çöreği geleneğini yaşatıyor. 10 yıl önce iki çocuklarıyla memleketleri Mardin'e yerleştikten sonra eşiyle Süryani çöreği yapmaya karar verdiklerini anlatan Edip Balcı, "Eşim çöreği evde çok güzel yapardı. Mardin'de de bu çörek geleneğini yaşatmak için girişimde bulunduk. Çünkü unutulmaya yüz tutmuş bir çörek idi. İçine hurmasını koyması, üstünü bademle süsledikten sonra pişirip o çıkan 32 farklı baharat kokusuyla birleşmesiyle Mardin’i buram buran çörek kokusu sarmaya başladı. Çöreğimiz Mardin’de çok güzel bir yer edindi. Bugün gelen her turistimizin her gelen ziyaretçimizin ister yerli ister yabancı, özelikle kokuyla birleşmesinden dükkanımızı ziyaret etmeleri bizi onurlandırıyor" dedi.

500 yıllık geleneği hala sürdürüyorlar
GÜNDEM
500 yıllık geleneği hala sürdürüyorlar

Geleneği sürdürüyorlar

Süryani çöreğinin yeni evlenecekler için yapılan nişan törenlerinde gelin ve damat aileleri arasında bir imza vazifesi niteliği taşıdığını anlatan Balcı, "Süryani çöreği hikayesi aslında milattan öncesine dayanır. Nuh'un gemisinde eşinin yapmış olduğu çörekle başlar. Çöreğimiz bir nişan çöreği adı altında başlar. İlk başlarda nişanlarda iki taraf arasında, yani gelinin ve damadın aileleri arasında antlaşma adına ekmek ikiye bölünürdü" diye konuştu.

500 yıllık kadim gelenek: Binbir hatim
OYNAT 01:22
500 yıllık kadim gelenek: Binbir hatim
Erzurum'u doğal afetlerden korumak için 485 yıl önce Pir Ali Baba tarafından başlatılan 'Binbir Hatim' geleneği bu yılda devam ettiriliyor. Atlı hafızların Pir Ali Baba türbesinden başlayarak şehrin dört bir yanında okuduğu hatimleri sabah ve yatsı namazlarında halkın sürdürüyor. Bir ay boyunca süren hatimlere soğuk hava engel olamıyor. Vatandaş eksi 30'lara aldırış etmeden sabahın erken saatlerinde camileri dolduruyor.

  • Balcı şöyle devam etti: "Ekmeğin ikiye bölünmesi şahitler huzurunda yapılmasından dolayı ve bu geçerlilik sağlardı. Süryani cemaatinde, her nişan yapılacağı zaman çöreksiz bir nişan adımı atılmamaktadır. Çörek, halen günümüzde bir imza niteliği taşımaktadır."


Asırlık geleneği yaşatıyorlar: Görenleri hayran bırakan yaşam
FOTOĞRAF 16
Title
Artvin’de asırlardır süren yaylacılık geleneği yaşatılıyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını alarak uzun bir yolculuğun arından yaylaya göç eden vatandaşlar üç ay süreliğine hayatını buralarda sürdürüyor.
Title
Artvin’in Ardanuç ilçesi Geçitli köyünün 2 bin 580 rakımlı yaylasına büyükbaş ve küçükbaş hayvanların götüren yaylacılar yaz aylarını yaylada geçiriyor. Hava şartlarına göre her yıl Haziran ayı itibariyle yaylaya göç eden vatandaşalar, her türlü zorluğa rağmen Eylül ayına kadar yaylalarda hayvancılık yaparak hem kışın ihtiyaçlarını karşılıyorlar hem de yaylacılık geleneğini devam ettiriyorlar.
Title
Yöreye özgü yıllar önce yapılmış taş evlerde yaşayan yaylacılar, elektriksiz doğal yaşam içinde günlük işlerini yapıyorlar. Koyun güden, ineklerini sağan yaylacılar ürettikleri ürünlerle geçimlerini sağlıyor. Elektrik olmadığı için zorluk çektiklerini belirten yayla sakinleri devlet yetkililerinden bu soruna çözüm üretmelerini talep ediyor.
Title
Üniversite öğrencisi Bekir Emre Yılmaz (22) yaz ayları köyde hayvancılıkla uğraştığını belirterek, koyunların sıcaktan bunalmaması için yünlerini kırktıklarını söyledi. Yılmaz, “Hayvancılıkla uğraşıyoruz. Koyunlarımız var. Yaz aylarının sıcaklığından dolayı koyunların yünü uzandığından böyle yünlerini üzerinden alıyoruz. Elektrikli makineler de var yalnız burada elektrik sorunumuz olduğu için yani geleneksel yöntem kırklıklarımızla koyunların yünlerini üzerlerinden ayırıyoruz” diye konuştu.
Title
Köy Muhtarı Tamer Kaya ise, “Biz dördüncü, beşinci kuşak bir asır bu yaylada geçmiş insanlarımızın hayatı. En az 100 senelik bir yayla belki de daha fazla. Köy sıcak ve biçili arazimiz olduğu için hayvanlarımız zarar vermesin diye yaylamıza çıkıyoruz. Sabah erkenden kalkıyor insanlar hayvanlarını sağıyorlar, onun sütünü makineden geçiriyorlar kaymağını alıyorlar peynirini yapıyorlar daha sonra hayvanlar otlamaya gidiyor. Bizim tek sorunumuz elektrik sorunu başka sorunumuz yok” ifadelerini kullandı.
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Asırlık geleneği yaşatıyorlar: Görenleri hayran bırakan yaşam
Artvin'de doğal güzellikleriyle görenleri hayran bırakan yaylalarda asırlık gelenek sürdürülüyor. Havaların da ısınmasıyla hayvanlarıyla birlikte yaylalara göç eden vatandaşlar, yağ, peynir üreterek geçimini sağlıyor.


Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.