Gündem İsabetli olur

İsabetli olur

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül’ün 7 Haziran seçimlerinde adaylığı için “Adaylık konusu Abdullah Bey’in takdiridir. Bana göre, böyle bir şey için vereceği karar güzel de olur, hayırlı da olur, isabetli olur” dedi. Erdoğan, Hakan Fidan için, bundan sonraki sürecin tamamen kendisine ait olduğunu söyledi.

İlhan Toprak Yeni Şafak

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Balıkhisar Mahallesi’ndeki Hazreti Osman Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra çıkışta basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı.
Erdoğan, Konya’da önceki gün düşen savaş uçağına ilişkin soruya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile haftalık olağan görüşmede konuyu ele aldıklarını söyledi. Erdoğan, “Bu bir pilotaj hatası mıdır, teknik midir yoksa meteorolojik midir? Bütün bunların değerlendirmesini yaptıktan sonra nihai karar verilecektir. Şu anda o karar verilmeden burada bu tür bir şeyi söylememiz yanlış olur ama bu işin değerlendirmeye tabi tutulacağını... Bu uçaklardan elimizde 47 tane var, o çalışmayı yaptıktan sonra nihai karar verilecektir” dedi.

KENDİ TAKDİRİDİR

Erdoğan, “Seçimler yaklaşırken 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir görüşmeniz oldu mu veya olacak mı? Gül’ün adaylığı söz konusu olabilir mi?” sorusuna şu cevabı verdi:
“Şu anda tabii adaylık konusu Abdullah Bey’in kendi takdiridir. Kendisi ile geçen hafta görüştüm. Sayın babası, çok değerli büyüğümüz, biliyorsunuz bir rahatsızlık geçirdi. Kendilerini aradım, şifa dileğinde bulundum. Diğer politik, siyasi kararlar tabii ki Abdullah Beyindir. Bana göre, böyle bir şey için vereceği karar, güzel de olur, hayırlı da olur.”
“Siz, faal siyasette yeniden görmek ister misiniz?” sorusuna da Erdoğan, “Dedim işte, isabetli olur, hayırlı olur. Karar, tabii ki Abdullah Beyindir” karşılığını verdi.

HAKAN BEYE AİT

MİT Müsteşarlığı görevinden istifa ederek AK Parti’ye milletvekili aday adaylığı için başvuran Hakan Fidan ile ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önceki kararlarım falan hepsi biliniyor, ortada. Bundan sonraki süreç tamamen Hakan Beyin kendisine aittir” değerlendirmesini yaptı. 

İnsan onuru hunharca çiğneniyor

Kadına karşı ayrımcılıkla mücadelede Batı’nın çifte standardına dikkati çeken Erdoğan, “Ayrımcılığa karşı mücadele ederken, diğer yanda ayrım gözetilmeksizin insan hayatı ve onuru hunharca, alçakça çiğneniyor. Avrupa’daki, Amerika’daki kadın da, Suriye’deki, Irak’taki, Myanmar’daki, Türkiye’deki kadın değil mi? Kadına karşı psikolojik taciz yapmak suç da evini, köyünü, mahallesini bombalarla başına yıkarak kadını öldürmek, mağdur etmek, suç değil mi? 
Bunca zulme katliama ses çıkarmayan hiç kimsenin kadının adını ağzına almaya dahi hakkı yoktur” dedi.

Kadının beyanı esastır

Kabataş’ta bir annenin yanında çocuğu olduğu halde tacize maruz kaldığını belirten Erdoğan, “Kimse o kadını taciz edenleri kınamadı, peşine düşmedi. Hani tacizde esas olan kadının beyanıydı’’ dedi.

HAKLARI YOKTUR

Büyük Anadolu Oteli’nde düzenlenen Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 20. Büyük Kurultayı’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları söyledi:

Kendi ülkesinde, her köşe başında bir meta gibi alınıp satılan kadınları görmezden gelip, inancının gereği olarak örtünen kadınlara yasak getirenlerin, kadının ismini dahi ağızlarına almaya hakları yoktur. Kadın istismarı asıl budur. Kadın bedeninin istismarı, asıl budur. Kadın ile erkek arasındaki fıtri farklara işaret etmek, kadına karşı ayrımcılık değil tam tersine onun haklarının korunmasının, kollanmasının garantisidir.

ETMEDİK HAKARET BIRAKMADILAR

Gezi olaylarında bir genç kadın, genel başkanı olduğum partinin bir belediye başkanının gelini, bir anne, çocuğu olduğu halde bir grubun Kabataş’ta tacizine maruz kaldı. Kimse o kadını, o hanımefendiyi taciz edenleri konuşmadı, onları kınamadı, onların peşine düşmedi. Tacize uğrayan kadına ise etmedik hakareti bırakmadılar. Terbiyesizce, ahlaksızca, vicdansızca o kadının üzerine gittiler, gitmeye devam ediyorlar. 

REKLAM

TAM BİR İSTİSMAR

Hatta bu hanımefendiyle ilgili gidip incelemesini yapıp olumlu yazılar yazan dört bayan köşe yazarına da olmadık hakaret bırakmadılar. Şimdi de bir taraftan yalan yanlış hakaretlerle sosyal medyada üzerlerine gitmeye devam ediyorlar. Hani tacizde esas olan, kadının beyanıydı? Hukuk böyle diyor. ‘Müftünün karısıyım’ diyerek istismar yapanlara sesini çıkarmayanlar, tacize uğrayanın acısını deşmek için seferber oldu. Müftünün karısı falan değil. Tam bir istismar.

/**/

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.