Gündem Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü

Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü

Sancaktepe İlhan Varank Eğitim Araştırma Hastanesi'nde Dahiliye Uzmanı olarak çalışan Dr. Güngör Sitar (41), mesaisine giderken kalp krizi geçirdiğini anlayıp aracını acil servise sürdü. Sitar, acil servisin girişinde yere yığıldı.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi DHA
Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü
Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü.

Sancaktepe İlhan Varank Eğitim Araştırma Hastanesi'nde Dahiliye Uzmanı olarak çalışan Dr. Güngör Sitar (41), mesaisine giderken kalp krizi geçirdiğini anlayıp aracını acil servise sürdü. Sitar, acil servisin girişinde yere yığıldı.

"MUCİZEVİ ŞEKİLDE HAYATTA KALDIM"

Hastanedeki ekip arkadaşları tarafından nefes nefese bir mücadeleyle hayata döndürülen Güngör Sitar, Trabzonspor'un şampiyonluk maçını serviste izledi. Şiddetli kanamaya rağmen hayata tutunan Sitar, "Ekip arkadaşlarımın müthiş çabaları sayesinde mucizevi bir şekilde hayatta kaldım. Ben de hekimim, gördüğüm en ağır kalp krizi vakasıyım" dedi.


Dahiliye uzmanı Dr. Güngör Sitar'ın, 25 Mart'ta çalıştığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sancaktepe Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin (EAH) ek binasındaki mesaisine giderken aniden göğsü ağrımaya başladı. Tecrübeli hekim, kalp krizi geçirdiğini anlayıp yolunu değiştirdi ve aracıyla ana binanın aciline gitti. Güvenlik görevlilerinin dikkatini çekebilmek için kullandığı aracı ambulans giriş yolunun ortasına park etti, aracından indi, ancak birkaç adım attıktan sonra yere yığıldı. Yardıma koşan güvenlik görevlilerine, "Burada hekimim, sanırım kalp krizi geçiriyorum" diyebildi ve birkaç saniye sonra bilincini kaybetti. Acil kırmızı alanda kalp masajına başlandı ve o şekilde anjiyo ünitesine nakledildi. Burada pıhtı sonucu tıkanan damarına stent takıldı, yoğun bakıma alındı.


YAPAY KALP AKCİĞER MAKİNESİ ALTINDA ÇALIŞAN KALBE BYPASS YAPILDI


Bu kez takılan stent pıhtı ile tıkandı ve kalbi yine durdu. Anestezi doktoru, sedyeye çıkıp kalp masajı yapmaya başladı ve genç hekim o şekilde ameliyathaneye götürüldü. Toplamda 2 saat süren kalp masajı ile beyninin oksijensiz kalarak hasar görmesi engellenen Dr. Sitar, son çare yapay kalp akciğer cihazı ECMO'ya bağlandı. O anda kalp ritmi alınınca, acilen bypass ameliyatına başlandı. Mesai arkadaşları Kalp Damar Cerrahisi Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Murat Uğur ile Doç. Dr. Yücel Özen tarafından 2 saat süren kalp masajı sonrası, üstelik çalışan kalbe, ECMO altında bypass ameliyatı yapıldı. Dr. Sitar'ın komplikasyonları bununla da bitmedi, pıhtıya bağlı yüksek doz kan sulandırıcı kullanılmak zorunda kalındığı için aşırı kanaması oldu. 12 saat içinde vücudundaki tüm kan 2 kez değiştirilmek zorunda kalındı. Toplamda 100 ünite kan verilen Dr. Sitar, 1 buçuk ay süren tedavisinin ardından mucizevi bir şekilde hiçbir hasar kalmadan sağlığına kavuştu.

"BİR HEKİM OLARAK KENDİM GİBİ BİR VAKA GÖRMEDİM"


Yaşadıklarını Demirören Haber Ajansı ile paylaşan Dr. Sitar, "Mesaime gidebilmek için o sabah evden çıktım. Ek hizmet binamızdaydı o günkü mesaim. Ama yolda göğüs ağrısı hissettim. Yönümü değiştirip bizim acil servise döndüm. Hatta güvenliklerin dikkatini çekebilmek için arabayı yolun ortasında bıraktım. 'Galiba kalp krizi geçiriyorum' deyip, 4 adım attıktan sonra bilincimi kaybetmişim. Hemen kalp masajına başlamışlar acilde. Yoğun bakım ve anestezi hekimlerine haber vermişler. Hatta bana sonradan anlattılar, acil servis kırmızı alandan, kalp damar cerrahi yoğun bakımına, anestezi doktoru üstüme çıkıp sedyenin üstünde kalp masajı yaparken nakletmişler beni. Kalbim çok sağlıklı çalışmadığı için ECMO cihazına bağlanmışım. O esnada da kalbe müdahale edilerek yeniden atması sağlanmış. Toplamda 100 üniteye yakın kan ürünü almışım. Sağ olsun o gece çevredeki vatandaşlar kan vermek için seferber olmuşlar. Hatta bir süre sonra Kızılay 'Yeter artık gelmenize gerek yok' diye uyarı geçmiş. Mucize bir şekilde hayatta kaldım. Uzun yıllardır hekim olarak çalışıyorum, gördüğüm en ağır kalp krizi vakası oldum" dedi.

UYANIR UYANMAZ İSTİFA DİLEKÇESİNİ GERİ ALDIRDI


Kalp krizi geçirdiği gün, İlhan Varank EAH'deki son mesai haftası olduğunu da anlatan Dr. Sitar, başka bir hastaneden iş teklifi aldığı için ayrılma dilekçesi verdiğini ancak yaşadığı bu inanılmaz tecrübeden sonra onu hayata döndüren ekip arkadaşlarıyla kalmak istediğini bir kez daha anladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başka bir hastaneden teklif almıştım. Oraya başlamama 1 hafta kalmıştı. Arkadaşlarıma veda edip gitmek gerçekten zor geliyordu. Böyle bir süreç olunca da, ilk aklıma burada kalmayı istediğim geldi. Hatta ilk uyandığımda eşime, kardeşime, istifa dilekçemi geri alıp almadıklarını sordum. Sağ olsunlar onlar ilgilenmişler. Hastanemde kaldım, gideceğim hastanedeki yöneticiler de anlayış gösterdiler"

"HİÇBİR SAĞLIK SORUNUM YOKTU, 1 BUÇUK AY ÖNCE COVİD GEÇİRMİŞTİM"


Daha önce hiçbir sağlık sorunu olmadığını, hatta aktif sporla uğraşmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Dr. Sitar, bu kadar ağır bir kalp krizinin altında yatan asıl nedenin pıhtı olması nedeniyle krizden 1 buçuk ay önce geçirdiği Covid hastalığının buna neden olduğuna dair kafasında soru işaretleri oluştuğunu da belirterek "Trekking yaparım, gücüm yettiğince dağa tırmanırım. Hatta geçen yıl Kaçkar'da zirveye çıkmaya çalıştık, bu çok ağır bir efordu aslında. Anjiyomda kalbimde plak çıkmadı. Sadece pıhtı vardı. Covid'i hafif geçirmiştim ama kafamda soru işaretleri var bununla ilişkisine dair. Çünkü böyle çok hastalarımız oldu" diye konuştu

"HASTASI İÇİN YOĞUN BAKIM LAZIM SANDIM, MEĞER KENDİSİYMİŞ"


Dr. Sitar'ın yoğun bakım sürecinde, bir an olsun başından ayrılmayan Anestezi ve Reanimasyon Bölümü'nden arkadaşı Doç. Dr. Esra Adıyeke ise, tüm ekibin onun kriz geçirdiği Cuma gecesinden yoğun bakımda stabil hale geldiği Salı gecesine kadar 5 gün boyunca evlerine dahi gitmeden hastanede kaldığını anlatarak duygularını şöyle ifade etti: "Hastane kurulduğu andan itibaren Güngör'le birlikte çalışıyoruz. Mesai arkadaşım. O gün beni aradıklarında, 'Güngör'ün yoğun bakıma ihtiyacı var' dediler. Normalde Güngör kendi hastaları için beni arar, 'Yoğun bakıma ihtiyacımız var' der. Allah Allah, neden kendisi aramadı diye şaşırdım, çünkü hiç beklemediğim bir tablo bu. 'Güngör'ün kendisi arrest oldu (kalbi durdu) Esra dediklerinde, büyük bir şok yaşadım. Hiç hatırlamıyorum anjiyoya nasıl koştuğumu. Yoğun bakımda ilk 5 günlük süreci çok ağır seyrettiği için ve bir türlü stabil olmadığı için, biz bütün ekip evimize gitmedik, neredeyse hep başındaydık"

"ANCAK BANA GÜLÜMSEDİĞİNDE İÇİM RAHATLAYABİLDİ"


Doç. Dr. Adıyeke, hekimlik hayatı boyunca bu derece zor bir vaka görmediğini ifade ederek, "Belki de hekimlik hayatımda gördüğüm ilk ve son vaka olacak bu şekilde. Çünkü 10 hastada göreceğimiz tüm komplikasyonları tek biri vakada görmüş olduk. 2 saatlik kalp masajı yaptığımız için, beyni oksijensiz kaldı mı endişesini çok yaşadım. Uyanana kadar çok endişeli bir bekleyişimiz vardı. En sonunda 'Güngör benim için gülümser misin?' dedim ve bana gülümsediğinde, 'Evet artık arkadaşım hipoksik (oksijensiz) kalmamış diyebildim ve rahatladım" diyerek sözlerini noktaladı.

SON ÇARE ECMO CİHAZINA BAĞLANDI


Kalp Damar Cerrahisi ekibi olarak Doç. Dr. Yücel Özen ile birlikte mesai arkadaşlarına 'dünyada ilk kez' böylesine mucizevi bir müdahale yaparak onu sağ salim ailesine kavuşturmayı başaran Doç. Dr. Murat Uğur ise o günü şöyle anlattı: "25 Mart sabahı biz eğitimimizi yaparken anjiyo ve yoğun bakım koridorunda ciddi bir kalabalık gördük. Ne olduğunu sorduğumuzda 'Dahiliyeden Güngör Bey kalp krizi geçirdi, anjiyoda' dediler. İlk başta kalp damar cerrahilik bir durumu yoktu. Ama yoğun bakıma gittiğimizde, tekrar kalp masajına başlanmıştı ve tekrar anjiyoya alındı hızlı bir şekilde. Takılan stent de tıkanmıştı ve pıhtı eritici ilaçlar verilmişti. Kalp masajıyla da cevap alınamayınca biz hemen orada kasığından yapay kalp akciğer makinası ECMO'ya bağladık ve kalp ameliyatına aldık. Çok riskli bir ameliyattı. Çünkü kalp kriziyle gelmişti, stent tıkanıklığına bağlı olarak pıhtı eritici, kan sulandırıcı yüksek doz ilaçlar verilmek zorunda kalınmıştı, kanama riski çok yüksekti. Bu tabloyla ECMO desteğinde, çalışan kalpte bypass ameliyatı yaptık."

"TRABZONSPOR'UN ŞAMPİYONLUK MAÇINI İZLEYECEKSİN DİYE SÖZ VERDİK"


İlk 24-48 saatte gerçekten de ciddi bir kanaması olduğunu belirten Doç. Dr. Uğur, sözlerini şöyle noktaladı: "Hatta ilk 12 saatte vücudundaki tüm kanı 2 kez değiştirdik. Aralıklı da olsa 2 saate yakın kalp masajı öyküsü vardı ve uyanacak mı, uyanırsa sekel (hasar) kalacak mı diye çok endişelendik. Güngör uyandıktan sonra yoğun bakımdayken ona verdiğimiz bir söz vardı. Kendisi koyu bir Trabzonspor taraftarıdır. 'Trabzonspor'un şampiyonluğunda serviste olacaksın ve maçı serviste izleyeceksin' demiştik. Çok şükür bunu da başardık. Kalp damar cerrahı olarak karşılaştığım en zor vakaydı açıkçası. Ama düğme baştan doğru iliklenmişti. Acil servise geldikten sonra derhal müdahaleye başlanmıştı ve 2 saat kalp masajına rağmen hiçbir nörolojik sekel kalmadan Güngör'ü taburcu etmeyi başardık."

"BURAYA GELMESİ ŞANSTI AMA SONRASI BÜYÜK BİR EMEK"


Dr. Sitar'ın kendisi gibi hekim olan eşi Dr. Cemre Sitar ise 'Dizilerde görsek senaryo derdik. Hadi canım buradan da dönmez bu hasta derdik ama hepsini bizzat kendimiz yaşadık' diyerek yaşadıkları süreci şu sözlerle ifade etti: "Güngör'ün tedavi süreci boyunca çok şükür ki benim, 'hekim olarak' düşünmemi, endişe etmemi, sorgulamamı gerektirecek bir süreç olmadı. Çünkü tedavisini yapan ekip çok iyiydi. Sağlanan şartlar, kişisel fedakarlıklar benim bu kaygıları yaşamamın önüne geçti. Böyle bir ekiple karşılaşmış olması şanstı. O sırada herkesin burada olması, bu hastaneye varabilmiş olması, kendi hastanesinin aciline gelebilmiş olması büyük bir şans faktörüydü. Ama sonrası, sonrası şans değil, emekti. Biz bunca badireye rağmen hayatımıza kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. Kötü bir kabus gördük gibi, çok kötü bir kabustan uyanmış gibiyiz."

Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü: Mucizevi şekilde hayatta kaldım
OYNAT 00:37
Kalp krizi geçirdiğini anlayan doktor acile sürdü: Mucizevi şekilde hayatta kaldım
Sancaktepe İlhan Varank Eğitim Araştırma Hastanesi'nde Dahiliye Uzmanı olarak çalışan Dr. Güngör Sitar (41), mesaisine giderken kalp krizi geçirdiğini anlayıp aracını acil servise sürdü. Sitar, acil servisin girişinde yere yığıldı. Hastanedeki ekip arkadaşları tarafından nefes nefese bir mücadeleyle hayata döndürülen Güngör Sitar, Trabzonspor'un şampiyonluk maçını serviste izledi. Şiddetli kanamaya rağmen hayata tutunan Sitar, 'Ekip arkadaşlarımın müthiş çabaları sayesinde mucizevi bir şekilde hayatta kaldım. Ben de hekimim, gördüğüm en ağır kalp krizi vakasıyım' dedi.


Üsküdar Şile Otoyolu’nda makas terörü: Üç kişi yaralandı
FOTOĞRAF 12
Title
Kaza, Üsküdar Şile Otoyolu Vecidi Diker Tünelinde saat 08.20 sıralarında meydana geldi.
Title
İddiaya göre, Şile Otoyolu üzerinde makas atarak ilerleyen Emre Erbaş kontrolündeki 42 YG 107 plakalı Peugeot marka otomobil tünel içerisinde makas atarak ilerlerken sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle birlikte, İbrahim Kulaksız kontrolündeki 34 TEM 84 plakalı ticari taksiye arkadan çarptı.
Title
Çarpmanın etkisiyle Emre Erbaş kontrolündeki otomobil takla attı.
Title
Kazada, taksi şoförü ile takla atan araç içerisinde bulunan Emre Erbaş ve diğer kişi hafif şekilde yaralandı. Kaza nedeniyle tünel içerisinde bir şerit trafiğe kapatıldı.
Title
Kazaya tanık olan Bilal Doğuştıraş, “Araç, Altunizade tünelinin çerisinde makas atarak ilerliyordu. Beni geçti ben kaçtım, taksiciye vurdu ardından duvara vurarak takla attı. Taksicinin dişleri kırıldı. Sürücüler alkollü mü bilmiyorum” dedi.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Title
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. 2 aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada 3 kişi yaralandı.
Üsküdar Şile Otoyolu’nda makas terörü: Üç kişi yaralandı
Üsküdar Şile Otoyolunda seyir halinde olan bir otomobil tünel içerisinde kaza yaptı. İki aracın karıştığı kazada makas attığı iddia edilen otomobil takla attı. Kazada üç kişi yaralandı.

Bu bitki sinek ve böcekle besleniyor: Büyük rağbet var
FOTOĞRAF 7
Title
Sinekkapan ve böcekkapan bitkisi, Dionaea muscipula familyasından olan ve sulak alanlarda yetişen, böcek ve örümcekgiller ile beslenen bu bitkiyi Bursalı çiçekçi Murat Karakoç, Hollanda’dan ithal ediyor.
Title
İçinde bulunan sıvı sayesinde sinek ve böcekleri kendine çeken bitki onları kapana düşürerek yiyor. Son dönemde popüler olan çiçek evlerin salonlarında besleniyor. Evdeki böcek ve sinekleri yediği için vatandaşlar tarafından tercih sebebi oluyor. Et yiyen bitkilerin fiyatları ise boyutuna göre 25 ila 300 lira arasında değişen fiyatlarla satılıyor.
Title
Uzun yıllardır çiçek yetiştiriciliği yaptığını ifade eden Murat Karakoç, \"Böcek yiyen çiçekleri bataklık bitkisidir. Bu bitkinin iyi bakımda gelişimi hızlı oluyor. Bu bitkiler salgıladıkları sıvı sayesinde sinek ve böcekleri kendilerine çekiyor. içine girenleri kapanarak yiyor\" dedi.
Title
Sinek ve böcek yiyen bitkilerin talep gördüğünü belirten Ömer Can Karakoç ise, \"Bu bitki bir tür aromatik sıvı salgılıyor. Sinek ve böcekler bu sıvıya geliyor. Böceği kapanarak yakalıyor ve yiyor. Bu bitkinin fiyatı 25 ila 300 lira arasında boyutuna göre değişiyor\" şeklinde konuştu.
Title
Title
Title
Bu bitki sinek ve böcekle besleniyor: Büyük rağbet var
Bursalı çiçekçinin yurt dışından getirdiği sinek ve böcek yiyen bitkiler büyük ilgi görüyor.

Zehirli olabilir: İzmit Körfezi'ni 'Pusula denizanaları' bastı
FOTOĞRAF 9
Title
Çanakkale Boğazı ile sahillerinde görünen pusula denizanaları (chrysaora hysoscella), İzmit Körfezi'nde de görüntülendi. Zehirli olduğu ileri sürülen denizanası türünün, geçtiğimiz yıl müsilaj sebebiyle can çekişen İzmit Körfezi'nde görünmesi tedirginliğe sebep oldu.<br><br>
Title
Denizdeki Kirlilik sebebiyle pusula denizanasının İzmit Körfezi'ne geldiğini düşünen vatandaş Necati Altuntoprak, \"9 yıl gırgırlarda makinistlik yaptım. Denizanası her zaman vardır ama bu dönemde yoğunlaşmasının sebepleri var.
Title
Gırgırlarda 'bojinik' denilen bölüm var. Bu bölüm, balığın yukarıya alındığı yerdir. Orada Balık pompası basılır. O balık pompası suyu devir daim yapar, denizanaları parçalanır. Kimisi ölür, kimisi de tek hücreli olduğu için tekrar canlanır ve çoğalmasına neden olur. Kıyılarda da kumsal olmadığı için deniz kendisini yenileyemiyor.
Title
Ölü denizanaları da öbek öbek, toplu bir biçimde denizlerde görülüyor. Yani, bu yine insan eliyle doğanın kirletilmesinden başka hiçbir şey değil. Aslında bunun da çözümü var. Balık pompası yerine sarsak elek kullanılması. Balığı yukarıya yine pompayla basıyorsun ama balıkla diğer maddeler elekle birlikte ayrıştırılıyor. Dolayısıyla gırgırlarda bunlar kullanılırsa hem ölü denizanası hem de canlı denizanası bu kadar çok olmaz\" şeklinde konuştu.
Title
Her türlü canlının Marmara Denizi'ne gelmesinin mümkün olduğunu belirten Altuntoprak, \"Gemilerde balast suları var. Körfez’in zaten her tarafı liman oldu. Mesela Kızıldeniz'de geminin dengesini alması için balast suyu alınıyor. Marmara da aslında bir göl, deniz falan değil.
Title
Balast suları buraya boşaltılıyor. Dolayısıyla balon balığı da dahil her türlü canlı buralara gelebilir. Hatta gelebilir değil, geliyor zaten. Yani bunun da sorumlusu yine insan\" dedi.
Title
6 senedir Değirmendere sahilinde balık tuttuğunu ancak pusula denizanalarını ilk kez gördüğünü söyleyen Tamer Orhan ise \"Bu zamana kadar yoktu, son 1 aydır var. Müsilajdan sonra çıktı bunlar. Balık da çıkmıyor.
Title
Bu denizanasını bana eşim gösterdi. Büyük bir canlıydı, 'Bu ne?' diye sordu. Ben de denizanası olduğunu söyledim. Sayıları arttı. İlk önce birkaç tane görmüştük, şimdi çok var. Denizi kirletmemek lazım. Ne geliyorsa pislikten geliyor\" ifadelerini kullandı.
Title
Zehirli olabilir: İzmit Körfezi'ni 'Pusula denizanaları' bastı
Yaklaşık 1 ay önce Çanakkale'de görülen ve zehirli olduğu iddia edilen "pusula denizanası", son günlerde İzmit Körfezi'nde de görülüyor. 6 senedir Değirmendere sahilinde balık tuttuğunu ancak pusula denizanalarını ilk kez gördüğünü söyleyen Tamer Orhan ise "Bu zamana kadar yoktu, son 1 aydır var. Müsilajdan sonra çıktı bunlar" dedi. Peki, pusula denizanası nedir, zararlı mı? İşte pusula denizanası özellikle ve etkisi...



6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.