Gündem Kayıtlara ölü olarak geçmişlerdi Yaşadıklarını kanıtladılar yeni kimliklerine kavuştular

Kayıtlara ölü olarak geçmişlerdi: Yaşadıklarını kanıtladılar yeni kimliklerine kavuştular

Elazığ’da ölmediklerini ispat eden anne ve oğlu, yeni kimliklerine kavuştu. Aile hem kimliklerine kavuşmanın hem de ilk maaşlarını almanın mutluluğunu yaşadı.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi İHA
Kayıtlara ölü olarak geçmişlerdi: Yaşadıklarını kanıtladılar yeni kimliklerine kavuştular
Kayıtlara ölü olarak geçmişlerdi: Yaşadıklarını kanıtladılar yeni kimliklerine kavuştular.

Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşayan anne Nuran Küçük (65) ve oğlu Hasan (35) 2007 yılında memleketleri Elazığ’a döndü. Merkeze bağlı Hicret Mahallesi’ne yerleşen ve kocasının ölümünden sonra kalan maaşı çekmeye giden Nuran Küçük, paranın karta yatmadığını fark etti. Bir terslik olduğunu anlayan banka personeli Küçük’ü, Nüfus Müdürlüğüne yönlendirdi. Küçük, Nüfus Müdürlüğüne gittiğinde hayatının şokunu yaşadı. Yapılan kontrolde kendisinin 2016, oğlunun ise 2013 yılından beri ölü olarak göründüğünü öğrendi. Bunun üzerine aile durumu muhtar Murat Gülbasan’a bildirdi.

KAYITLARA ÖLÜ OLARAK GEÇMİŞLER

Araştırma yapan muhtar Gülbasan, olayın miras üzerine geliştiğini ve bir aile ferdinin anne ile oğlu uzun süre göremediği için Nuran ve Hasan’ı öldü olarak bildirdiğini öğrendi. Tüm bunların üzerine avukat tutuldu ve durum mahkemeye taşındı. Mahkeme devam ederken anne ve oğlu ölmediğini kanıtlayarak yeni kimliklerine kavuştu. Eşinden kalan maaşı da dün ilk defa çeken Nuran Küçük büyük mutluluk yaşadı. Artık ölü olarak görünmediklerini ifade eden aile, yeni kimliklerinin çok küçük ve güzel olduğunu söyledi.
YAŞADIKLARINI KANITLADILAR


Kimliklerinin olmadığını muhtara ilettiğini kaydeden Nuran Küçük, "Allah razı olsun ilgilendi. Yeni kimliğimizi aldım. Yeni kimliğimiz küçücük çok güzel. Gittim maaşımı da aldım" dedi. Önceden nüfusta ölü göründüklerini aktaran Hasan Küçük, "Allah razı olsun muhtar ilgilendi. Yeni kimliğimize kavuştuk. Maaşımızı da dün alabildik" diye konuştu.


AYLIKLARINI ALMAYA BAŞLADILAR


Muhtar Murat Gülbasan da, “Mahalle sakinlerimiz 13 yıldır burada oturuyorlar. Biz ölü görünüyoruz diye haber verdiler. Biz de bir araştırma yaptık. Bunlar Mersin’de ölü gösterilmiş. Ondan sonra biz de devreye girdik. Avukat ayarladık. Şu an kendileri ölü görünmüyor. Aylıklarını da almaya başladılar. Kalan bir mirastan dolayı bir akrabaları yıllardır biz göremediğimiz için öldü zannettik dediler. Bir yanlışlık yapmışlar. Mahkeme devam ediyor. Şu an kimlikleri alındı, maaşlarını da alıyorlar. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Bunun başka yerde örneği yok: Fırın gibi serada klimasız yetiştiriyorlar gören şaşırıyor
FOTOĞRAF 11
Title
Serayı havalandırma ve sisleme yöntemiyle nemlendiren üç arkadaşın amacı, herhangi bir kimyasal madde kullanmayıp doğal mantar torfunda yetiştirdikleri ürünün klimaya ihtiyaç olmadan yetiştirilebildiğini göstermek ve bunu tüm ülke geneline yaymak.
Title
Antalya’da yaşayan mantar uzmanı Yetkin Karakaya (58), yıllar önce bir arkadaşının kızının kültür mantarından zehirlendiğine şahit oldu. Bu durumdan çok etkilenen Karakaya, 4 yıl önce kültür mantarının ilaçsız ve tamamen doğal ortamlarda yetiştirilmesine yönelik çalışmalara başladı. 3 yıl kadar süren Ar-Ge çalışmalarını Levent Ünver ve Kadir Çepni ile birlikte devam ettiren Karakaya, bu sefer kültür mantarını kent merkezinde bir cam seranın içerisinde yetiştirmeye çalıştı.
Title
Cam seranın üzerini karton ve hasırlarla örten proje ortakları, doğal torfta yetiştirdikleri mantarları sisleme yöntemiyle sulayarak ihtiyaç duyduğu nemi almasını sağladı. Seranın pencerelerini de açarak havalandırmayı sağlayan üç arkadaş, yaklaşık 30 dereceye varan sıcaklıkta tamamen doğal kültür mantarını yetiştirmeyi başardı.
Title
Mikolog Yetkin Karakaya, projedeki amacının enerji giderinden tasarruf yapmak ve mantar yetiştiriciliğinde kullanılan kimyasalın önüne geçmek olduğunu söyledi. Önceliğinin insan sağlığı olduğunu ifade eden Karakaya, “Örtü toprağında kesinlikle kimyasal kullanmadık. \"
Title
\"Genelde bütün kültür mantarları üretiminde toprağında kimyasal kullanılır ve en büyük gider de klima yani enerji gideridir. Cam sera, üzerine karton ve hasırla kapattık. Üreticilere, yaz ayında sadece domates, biber, patlıcan değil mantar da üretebildiğini göstermek. Antalya’yı bir mantar başkenti yapmayı düşünüyoruz” dedi.
Title
Kültür mantarı için ideal olan sıcaklığın 16-18 derece arasında olduğunu kaydeden Karakaya, “Ancak siz ona uygun hava, nemi sağladığınız zaman da 30 derecede de yetişir. Beyazlığı, tadı, aroması aynı olur. Fakat 30 derecede daha erken hasada gelir. Kapalı ortamlarda, özellikle klimalı ortamlarda bu mantarlar karbondioksitten kurtulamıyor. Burada havalandırmayla bunu atabiliyor” diye konuştu.
Title
Mantar hasadı sonrası geriye kalan torfu dönüştürdüklerini belirten Karakaya, bunu da sebze ve meyve yetiştirmek için kullandıklarını aktardı. Karakaya, kendisini etkileyen bir anıyı ise şu sözlerle anlattı: “Kültür mantarı yetiştiren bir arkadaşımız vardı ve ilaç da kullanıyordu. Kızı bu mantardan zehirlendi. Hastanede de, arkadaşımız ceza yememek için kızına mantardan zehirlendiğini söylememesi gerektiğini söyledi\"
Title
\"Bu olayı duyunca çok üzüldüm ve ben bunu ilaç olmadan yetiştirmek için çok yoğun bir çalışmaya girdim. Yaklaşık 3-4 yıldır üzerinde çalışıyorum. Yaptığım her şeyi doğal yapmaya çalışıyorum. Bu ürünlerde zehirlenme ihtimali yüzde sıfır. Doğada kendiliğinden yetişen kültür mantarıyla bana göre eş değer.”
Title
Yapılan çalışmanın devrim niteliğinde olduğunu söyleyen proje ortaklarından Levent Ünver ise, üç arkadaş olarak yola çıktıklarını ve ticari boyutun dışında dünyaya katma değer sağlayabilmek için birbirlerine söz verdiklerini belirtti.
Title
Hedeflerinin mantarın temelde olduğu dünyada tarım sistemini değiştirici çalışmalar yapmak olduğunu aktaran Ünver, “Tabiatın felsefesinden giderek, kendi toprağını, gübresini oluşturan ve bununla birlikte ürün alabilin çalışmalar yapıyoruz. Bunda da başarılı olduk. Bunun başka bir yerde örneklemesi yok” diye konuştu.
Title
Bunun başka yerde örneği yok: Fırın gibi serada klimasız yetiştiriyorlar gören şaşırıyor
Antalya'da arkadaşının kızının kültür mantarında zehirlenmesinden etkilenen mantar uzmanı Yetkin Karakaya ve proje arkadaşları, 4 yıllık çalışma sonucu 27 derece sıcaklığa ulaşan cam serada kültür mantarı yetiştirmeyi başardı.

Almanya'da gördü köyüne kurdu: Elektriğe bir kuruş ödemiyor
FOTOĞRAF 6
Title
Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra emekli olan ve yaşamını Sinop’un Gerze ilçesinin Gürsökü köyünde sürdüren 2 çocuk annesi Karaman, Almanya’da evlerde gördüğü güneşten elektrik üretmeye yönelik sistemi köyünde de kurmak istedi.
Title
Köydeki 150 metrekarelik evinin bahçesine güneş panelleri kurduran Karaman, kullandığı elektriği karşılamaya başladı.
Title
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kezban Karaman, “Ben çocukluğumdan beri bunları ışık olarak gördüm. Sonradan da rüzgar türbinlerini gördüm tanıdım. Bizim sülalemiz hepsi Almanya’da. En son da güneş enerjisini gördüm. Onu da yaptırdım. Çünkü ihtiyacımız var\"
Title
\" İnsanoğlunun ihtiyacı var. Elektrik, su şimdiki devirde yaşanmıyor. Bunun hammaddesi de Allah’tan. Güneşten alıyor yapıyor işte. Teknolojiyi zaten bulan bulmuş. \"
Title
Az çok elektrikten anlayan bunları kendi evine neden yapmıyor? Niye elektrik parası ödüyor? Ben anlayamıyorum yani. Elektrikten anlayan gençler evlerinin üstlerine yapsınlar, elektriklerini üretsinler. Elektrikten anlayan gençler elektrik parası vermesin” dedi.
Title
Almanya'da gördü köyüne kurdu: Elektriğe bir kuruş ödemiyor
Sinoplu 64 yaşındaki Kezban Karaman, yakınlarını ziyaret için gittiği Almanya'da bir evin bahçesinde gördüğü güneş enerji santralini köyüne kurdu. Kezban teyze elektrik ihtiyacını güneşten karşılıyor.


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.