Gündem Patarada 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz kemikleri bulundu

Patara'da 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz kemikleri bulundu

Antalya'nın Kaş ilçesindeki Patara Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarında, M.Ö. 6'ncı yüzyıla tarihlenen, köpek balığı ve vatoza ait omurga kemiği bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, bu kemiklerin, Pataralıların o dönemki beslenme alışkanlıkları konusunda bilgi verdiğini söyledi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi DHA
Patarada 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz kemikleri bulundu
2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz kemikleri.

Patara Antik Kenti'nde devam eden kazı çalışmalarında 2 bin 600 yıl önce yaşadığı belirlenen köpek balığı ve vatozların omurga kısmına ait kemikler bulundu.

Patara Antik Kenti Kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Havva İşkan Işık, buluntularla ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Erken Patara dönemi Tepecik lokasyonundaki kazı çalışmalarımızda bulunan zooarkeoloji kalıntılarında Doç. Dr. Canan Çakırlar (Groningen Üniversitesi, Hollanda) tarafından iki adet köpek balığı ve bir adet vatoza ait omurgalar tespit edildi. Köpek balıklarından birisinin boyunun yaklaşık 130 santimetre, diğerinin ise yaklaşık 2 metre olduğu tahmin ediliyor. M.Ö. 6'ncı yüzyıla ait tabakalardan gelen bu kemikler, 2 bin 600 yıl önce yaşamış Pataralıların beslenme alışkanlıkları konusunda bilgi veriyor."

Afrodisias'ın 'gizemli evinde' kazılar 36 yıl sonra yeniden başladı
FOTOĞRAF 10
Title
Aydın'ın Karacasu ilçesindeki antik kentte ilk kazılar, 1904'te Fransız mühendis Paul Gaudin tarafından yapıldı. Bölgedeki kapsamlı arkeolojik çalışmalar ise 1961-1990 yıllarında Prof. Dr. Kenan Erim öncülüğünde gerçekleştirildi.
Title
Erim'in 1990'da vefatının ardından kazılar, görevi devralan Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Roland R. R. Smith başkanlığında sürdürülüyor.
Title
Prof. Dr. Roland R.R. Smith, bulunan Kibele heykelciği nedeniyle \"Kibele Evi\" olarak adlandırılan, milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara tarihlenen evin bulunduğu alanda çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Title
Erim tarafından 1986 yılında kazılan ve bir bölümü ortaya çıkarılan yapıya yeni bir arkeolojik yaklaşımla tekrar bakmaya başladıklarını belirten Smith, \"Yeni metotlarla kazıyı tamamlamak, çevresini düzenlemek, belgelemesini yapmak, konservasyonunu tamamlamak, ziyaretçiye açık ve ulaşılır hale getirmek üzere bu yıl burada çalışıyoruz. Burada aslında büyük bir mahalleye bakıyoruz. Sadece bir ev değil. Sur duvarlarının hemen dibine inşa edilmiş, büyük bir depo yapısı ve onun yanında bir sokak ve burada büyük bir konak, köşk görüyoruz.\" dedi.
Title
Kazılarda daha önce gün yüzüne çıkarılmış kalıntıları da yeniden incelemeye aldıklarını aktaran Smith, evin zemininin siyah ve beyaz mermerden yapıldığını ve son derece görkemli olduğunu belirlediklerini anlattı.
Title
\"Ev sahibi, Pagan geleneklerini devam ettiriyordu\"

Evin yapıldığı dönemde Afrodisias'ta resmi dinin Hıristiyanlık olduğunu belirten Smith, zengin bir aristokrata ait olduğu düşünülen evde o dönemde Kibele heykelciği bulunmasının oldukça çarpıcı olduğunu vurguladı.
Title
Smith, o dönemde kamuya açık herhangi bir yerde Hıristiyan olmayan dini gelenekleri sürdürmenin mümkün olmadığını kaydederek \"Fakat bu geç antik kent konutundan anlıyoruz ki burada yaşayan aristokrat, bir Pagan'dı ve Pagan geleneklerini evinin içinde devam ettiriyordu.\" diye konuştu.
Title
Gizemli tüneller

Yapının altında tüneller keşfettiklerini de aktaran Smith şöyle devam etti:

\"Bu evle ilgili ilginç bir konu da evin altında büyük bir tünel ağının olması. Bu tünellerin henüz ne için kullanıldıklarını anlamış değiliz. Oradaki çalışmalarımız da devam ediyor ama altında büyük bir tünel ağı olduğunu fark ettik ve bu da eve ilginç bir özellik daha katıyor. Evin boyutu, evin içinden geçen buluntular ve evin inşaatında kullanılan malzemeler bu kişinin ciddi anlamda zengin ve normalin üzerinde bir sınıfa ait olduğunu gösteriyor. Çok muhtemel bu ev Afrodisias'ın en büyük eviydi ve henüz tamamen açığa çıkarılmadı. Bu evin Afrodisias için en önemli özelliği, Pagan, zengin aristokrat sınıfının yaşamlarını artık özel mekanlarda sürdürdüklerini göstermesi. O dönemin sosyal yaşamını göstermesi açısından çok önemli.\"
Title
Smith, Kibele Evi'ni 5 yıl sonra tamamlayıp ziyarete açmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Umut Tuncer de çalışmaları yerinde inceledi.
Title
Tuncer, yaptığı açıklamada, evin antik kentin \"gizemli bir noktası\" olduğunu, tamamın ortaya çıkarılmasıyla ziyaretçiler için cazibe merkezine dönüşebileceğini düşündüklerini söyledi.
Afrodisias'ın 'gizemli evinde' kazılar 36 yıl sonra yeniden başladı
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Afrodisias Antik Kenti'nin bilinen en büyük evinin olduğu alanda, kazı çalışmaları 36 yıl aradan sonra yeniden başladı.

Uşak’ta 7 bin yıllık tarihi gün yüzüne çıkartılıyor
FOTOĞRAF 8
Title
Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Emre Taştemür ve Doç. Dr. Münteha Dinç, öğrencileriyle birlikte Sivaslı ilçesinde bulunan 7 bin yıllık Sabeste Antik Kentini gün yüzüne çıkarmak için gece gündüz çalışıyor.
Title
İki genç arkeoloğun çalışmaları başarı ile tamamlandığında Sivaslı İlçesine bağlı Selçikler beldesinde bulunan 7 bin yıllık antik Sabeste kenti, Türkiye’de az sayıda bulunan bir arkeoparka kavuşacak.
Title
Uşak Valisi Dr. Turan Ergün ve Uşak milletvekilleri, Sabeste Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarını yerine inceleyerek, e kazı başkanları Taştemür ve Dinç’ten kazı çalışması hakkında bilgi aldı.
Title
Konuklarını bilgilendiren Uşak Doç. Dr. Emre Taştemür; “Uşak İli,Sivaslı İlçesi, Selçikler Beldesi’nde bulunan geçmişi 7 bin yıllık tarihe dayanan Sebaste Antik Kenti, Roma İmparatoru Augustus’un Anadolu’da kurduğu önemli kentler arasında yer almaktadır. Yazıtlar ve yüzey araştırmalarından elde edilen bilgiler ışığında Roma Dönemi’nde en görkemli çağını yaşayan Sebaste, Bizans Dönemi’nde ise bir piskoposluk merkezi olup MS. 12. yüzyıla kadar Hristiyanlığın haç merkezi olarak bölgedeki önemini korumuştur.
Title
Sebaste’de 1966-1978 yıllarında İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından 13 sezon kazı yapılmış ve bu kazılar sonucunda iki kilise yapısı ortaya çıkarılmış bununla birlikte Höyük ve Tümülüslerde de kazı çalışmalarında bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmalar Uşak’ın ilk bilimsel arkeolojik kazı çalışmaları olması açısından da önemlidir. Bu kazılardan sonra ise kent yıllarca kazı yapılamadı” dedi.
Title
2016-2020 yılları arasında Sebaste ve çevresinde Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Emre Taştemür ve Doç. Dr. Münteha Dinç başkanlığında yoğun yüzey araştırmaları yapıldığını kaydeden Taştemür, “2021 yılında bu çalışmalar İngilizce ‘Sebaste (Phrygia) City and Its Surrounding Results of the Excavations 1966 -1978 and the Survey 2016 – 2020’ adlı kitaba dönüşmüştür. 2022 yılında ise T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden alınan izin ile Uşak Arkeoloji Müzesi başkanlığında ve ben Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Emre Taştemür’ün bilimsel danışmanlığında temizlik, çevre düzenlenmesi ve koruma çalışmalarına 08.08.2022 tarihinden itibaren başlanmıştır. Sebaste kazılarında ilerleyen zamanlarda hedeflenen çıktılar; kiliseler ve çevresinde temenos duvarlarının olduğu sınırlara kadar kamulaştırmanın yapılarak kazısının tamamlanması ve taş eserler deposunun olduğu alanda dahil olmak üzere arkeopark projesine dönüştürülmesi planlanmaktadır. Ayrıca Höyük ve Tümülüslerde gerçekleştirilecek kazılarla birlikte tüm Selçikler Beldesi’nin turizme kazandırılması amaçlanmaktadır.
Title
Bu doğrultuda 2022 yılı çalışmalarımızın başlangıç aşamasında göstermiş oldukları desteklerden dolayı TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Uşak Valiliği, Sivaslı Kaymakamlığı, Uşak Belediyesi, Uşak İl Özel İdaresi, İl Kültür Turizm Müdürlüğü, Selçikler Belediyesi, UTSO (Uşak Ticaret ve Sanayi Odası), UKOSB (Uşak Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi)’ a teşekkürlerimizi sunarız” ifadesini kullandı.
Title
Sabeste Antik Kentinin 1960’lı yıllarda ilk kez keşfedildiğini anımsatan Doç. Dr. Münteha Dinç ise “Daha sonra 1966 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Nezihi Fıratlı kazılara başlıyor. Bu kazılar 1978 yılına kadar tam 12 yıl devam ediyor ve şu an çalıştığımız büyük ve küçük kilise ortaya çıkarılıyor. Şu anda bu kiliselerde meydana gelen dolguyu temizleyeceğiz ve konservasyonla devam edeceğiz. Sonra da büyük restorasyon çalışması yapacağız. Sabeste Antik Kenti yapıldığı ve aktif olduğu dönemlerde Hristiyanlar için çok önemli bir haç merkeziydi. Şimdi de çalışmaları yerinde görmek için yurt dışından gelen oluyor. Biz bu ilginin daha büyüyeceğini düşünüyoruz.
Bundan sonraki çalışmalarımızda da Sabeste’nin turizme kazandırılması konusunda çalışmalar yapacağız” şeklinde konuştu.
Uşak’ta 7 bin yıllık tarihi gün yüzüne çıkartılıyor
Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Emre Taştemür ve Doç. Dr. Münteha Dinç, öğrencileriyle birlikte Sivaslı ilçesinde bulunan 7 bin yıllık Sabeste Antik Kentini gün yüzüne çıkarmak için gece gündüz çalışıyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.