Hayat Bir aile olma hikayesi

Bir aile olma hikâyesi

İclal Aydın’ın Artemis Yayınları’ndan çıkan son romanı “Kalbimin Can Mayası” bir ailenin yaşantısından kesitler sunuyor. Tam da hastalık havalarının çıkageldiği bir mevsimde raflarda yerini alan bu hikâye, reçetelerde yer almayı hak eden o güzel hislerle dolduruyor okurun içini.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Kalbimin Can Mayası İclal Aydın Artemis Yayınları 2019 440 sayfa
Kalbimin Can Mayası İclal Aydın Artemis Yayınları 2019 440 sayfa

BUKET YALÇIN

Hafif halsiz hissettiğiniz yağmurlu bir öğle sonrasında, elinizde sıcak bir içecek, amaçsızca kanalları gezdiğiniz bir ekranda aniden beliren bir Yeşilçam ailesi de bir ilaç gibi tesir edebilir ruhunuza. O ailenin fertleri öyle tanıdık, öyle sıcacıktır ki, her hallerinden taşan sevgi, usulcacık sarar, ısıtır sizi. En çözümsüz görünen dertlerle uğraşırlarken bile kalbinizin derinliklerine her şeyin yoluna gireceği inancının tohumlarını ekerler. Hangi filmde, hangi isimle anılırlarsa anılsınlar, “Yeşilçam Aileleri” bir histir aslında. Münir Özkul-Adile Naşit filmleri deyince içimize akan o ılıklık hissi... İşte İclal Aydın’ın Artemis Yayınları’ndan çıkan son romanı “Kalbimin Can Mayası” da o hisle yoğrulmuş bir ailenin yaşantısından kesitler sunuyor bize. Tam da hastalık havalarının çıkageldiği bir mevsimde raflarda yerini alan bu hikâye, reçetelerde yer almayı hak eden o güzel hislerle dolduruyor okurun içini.

TANIDIK KARAKTERLER VAR

“Kalbimin Can Mayası”, İclal Aydın’ın dördüncü romanı. Daha önce yayımlanmış olan “Bir Cihan Kafes”, “Unutursun” ve “Üç Kız Kardeş” romanlarından herhangi birini okuduysanız, zaten aşina olduğunuz karakterlerle karşılaşacaksınız. Ama bu romanları okumamış olmanız, kesinlikle bir eksiklik yahut dezavantaj değil. Sıcak insanlar nihayetinde hepsi. Yukarıda bahsi geçen Yeşilçam aileleri misali. Dördüncü romandan dalmış olmanız mühim değil. Hemen içeri buyur eder, sarar sarmalarlar sizi. Tıpkı Hababam Sınıfı serisinden herhangi bir filmi izler gibi. Bağımsız kurgusu ve tanıdık karakterleriyle yepyeni bir hikâye...

“Kalbimin Can Mayası”, hayatını konu aldığı ailenin genç kuşağından Defne aracılığıyla ulaşıyor okura. Kimi bölümleri doğrudan Defne’nin defterinden okurken kimi bölümlerde de üçünü tekil şahıs anlatımıyla takip ediyoruz olayları. Anlatının merkezinde yer alan karakterin özellikleri, anlatının özelliğini de belirliyor bir anlamda. Biz de Defne’nin yargılamaktan uzak, duygularına rağmen anlamaya gayret eden yapısı sayesinde, roman boyunca bir “ötekini anlamak” yolculuğuna çıkıyoruz. “Kalbimin Can Mayası”nı özel kılan da bu çaba.

Defne, babaannesi Rüçhan’ın sebep olduğu felaketlerin arka planını dinlerken şöyle yazıyor defterine: “İnsan bir hikâyeye kendini kaptırdığında, bir bakıyor ki karşısındakini anlamaya başlamış.”

Yoğun olarak “Üç Kız Kardeş”ten tanıdığımız karakterlerin hayat hikâyelerini konu alan roman, yazarın ilk iki romanı “Bir Cihan Kafes” ve “Unutursun”dan da karakterler barındırıyor. Bütün hikâyelerin bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanışı da yine yüzümüzde sıcak bir tebessümle izlediğimiz o Yeşilçam filmlerini anımsatıyor bize. Her bir parçası başka bir romana dağılmış, ancak tamamlandıklarında eksikliği anlaşılan bir hikâye evreni, yazarın kurduğu. Onun karakterlerine duyduğu sevgi, okura da sirayet ediyor ve güzel bir akşam yemeği sofrasında, aile büyüklerinin tatlı anılarını dinliyormuşçasına okuyor kitabı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.