Hayat Bir evim bile yok anlıyor musun?

Bir evim bile yok anlıyor musun?

Kimi İsveç’ten kimi Amerika’dan kimiyse Ordu’dan İstanbul’a yaşamak için gelmiş. Ancak kurdukları büyük hayaller sokakta tükenmiş. Dünyanın dört bir yanından ve Anadolu’nun farklı şehirlerinden İstanbul’a gelip sokaklarda yaşayan insanların yolu bu kış Esenyurt’taki İstaç Eğitim Merkezi’nde kesişti. Onlar anlattı biz dinledik.

Fatma Çelik Yeni Şafak
FOTOĞRAFLAR: TALHA MENTEŞ
FOTOĞRAFLAR: TALHA MENTEŞ

Kar henüz İstanbul'da kendini göstermedi ama kış güneşinde üşümemek elde değil. Hâl böyle olunca sokaklarda yaşayan insanlar için durum hiç de kolay değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Esenyurt'ta hizmete açtığı İstaç Eğitim Merkezi, evsiz insanlar için sıcak bir yuva ortamı sağlıyor. Biz de bu merkezi ziyaret ederek evsizlerin yaşam koşullarını yerinde görmek istedik. Bahçeye girer girmez volta atanlarla karşılaşıyoruz. Bizi görünce tedirgin olsalar da 'Hoş geldiniz' demeyi ihmal etmiyorlar. Yatakhaneleri dolaşırken her yaş grubundan insanı görmek mümkün. Kimi grup halinde televizyon izliyor kimi de yataklarında uzanıyordu. Sokakta yaşamak zorunda kalanların dışında tedavi olmak veya iş bulma umuduyla İstanbul’a gelenler, hayata küsenler, ülkesinden kaçan yabancılar da merkezin misafirleri arasında. Hepsinin sağlık ihtiyaçları da karşılanıyor. Burada kalanların hikayesi genellikle birbirine benziyor ve bunu 'kader' diye açıklıyorlar. Alkol ve madde bağımlılığı sonucu ailesini kaybedenlerin dilindense 'keşke'lerle başlayan cümleler dökülüyor. Din, dil, ırk fark etmeksizin sokakta kalmış herkese hizmet veren merkez, Aralık’tan Mart sonuna kadar 24 saat açık. Bakım merkezinden iki ayda bin 819 kişi faydalanmış. Şu an ise 472 kişi kalıyor. Bu rakam geçtiğimiz senelerde 5 bini buluyordu.

TÜRKLERDEN ÇOK YABANCI VAR

Emekli bir asker çocuğu olan 62 yaşındaki Muhteşem Erişen, okumak için gittiği ABD'de 34 sene yaşamış. İki evlilik gerçekleştiren Erişen'in hiç çocuğu olmamış. 3-4 sene önce de eşiyle birlikte Türkiye'ye dönmüşler. 23 yıllık eşiyle hastalıkları yüzünden ayrı düşmüş, şimdi kalp hastası ve ağrıları ayağına vuruyor. Eşi de pankreas hastası. Ailesinden kalan mirastan payını düşeni almaya çalışırken kardeşleri tarafında dışlanan Erişen, geldikleri ilk zaman baldızının evinde kaldıklarını anlatıyor. Bir ara annesinin evinde kalsalarda sonra eşiyle birlikte küçük bir yerde yaşamışlar ama ikisi de bakıma muhtaç olduğu için şimdilik yolları ayrı düşmüş. Eşinin bulunduğu bakımevinde yer açıldığında buradan ayrılacak. Geçici olarak kaldığı merkezde binbir çeşit insan gördüğünü söyleyen Erişen, "Buraya gelince hayretler içinde kaldım, Türk’ten çok yabancı var. Ülkeye nasıl girmişler anlamadım. Türkiye hepsine iş veriyor. Evsiz kalanlara da burada bakıyor. ABD'de böyle bir şey yok" diyor.

REKLAM

Özel üniversite okuyor evsizlerle kalıyor

* Türkiye'ye 4 yıl önce Senegal'den gelen Abdulnasır Abubakar, 26 yaşında. Özel bir üniversitede Uluslararası İlişkiler okuyan Abubakar, İstanbul'da tek başına. Ailesinden gelen parayla eğitim masraflarını karşılıyor. Geri kalan ihtiyaçlarını da merkezden karşılıyor. Ev tutacak ya da yurda ödeyecek parası olmadığını ifade eden Abubakar, burada kalmadığı zaman da arkadaşlarında kalıyormuş.

Savaştan kaçtı iş bulamıyor

* Filistin'deki sorunlar yüzünden ailesini geride bırakıp 2 ay önce Türkiye'ye gelen 43 yaşındaki Ali Kerim, iş bulamadığı için evsizlerle birlikte kalıyor. 4 çocuk sahibi Kerim, "Ailem Allah'a emanet. Onları merak ediyorum. Arada bir telefonla görüşüyoruz. En kısa sürede bir iş bulmam gerekiyor. Böylece ailemi de buraya getirebilir. Artık Filistin'e dönemem çünkü tutuklanırım" diyor.

Özgürlük için şarkı söylerdim

* Aslen Faslı olan Nabi Saroui, İsveç'ten gelmiş Türkiye’ye. Ülkesinde rap müzik yapan ve Youtube'da da klipleri bulunan Saroui, müziğini özgürce yapabilmek için geldiği İstanbul'da iki haftadır evsizlerle kalıyor. Özgürlük, barış, insan hakları için şarkı söyleyen Saroui, Saroui, müzik konusunda kendine yardım edecek birilerini arıyor.

REKLAM

Kimsesiz sokakta kaldım

* Merkezde bulunan yabancı uyruklu misafirlerden birisi 30 yaşındaki Avni Kurt. Babası Türk annesi İsviçreli olan Kurt, merkeze gemi kaptanı olan babasıyla birlikte gelmiş. Kendisi İsviçre vatandaşı. 20 gün önce de merkezde babasını kaybetmiş. Zihinsel problemleri olduğu ve Türkçe bilmediği için artık tek başına olan Kurt'a koğuş arkadaşları yardım ediyor. Merkezde kalanların anlattığına göre Kurt'un babası çok hasta olduğu ve oğlunu geride bırakmak istemediği için yanında getirmiş ama o ölünce şu ana kadar sahip çıkan kimse olmamış.

Arkadaşlarım donarak öldü

* 62 yaşındaki Tevfik Kayaroğlu, aslen Bursalı ama doğma büyüme İstanbul Kasımpaşalı. 35 senedir sokaklarda kalıyor. Bir kızı ve iki torunu var. Kardeşleriyle sorunlar yaşayan Kayaroğlu, eşini kaybettikten sonra hayata küsmüş ve kendini sokaklarda bulmuş. Eşi varken Şişhane'deki avizecilerde çalıştığını anlatan Kayaroğlu, "Bazen kızımda kalıp torunumu seviyorum. Genellikle Bomonti’deki bir otoparkta kalıyorum. Bütün arkadaşlarım sokakta donarak öldü. Kışları mecbur sıcak bir yer lazım. Burası olmazsa hastanelere gidiyorum" diyor.

Türklerin hakkına girmek istemiyorum

* 42 yaşındaki İlham Guliyev İsrafiloğlu, Azerbeycan vatandaşı. Geçtiğimiz Aralık ayında ilk defa Türkiye’ye gelen İsrafiloğlu, "Ocak ayından beri burada kalıyorum. Azerbeycan'da kimsem yok. Ailemden kalan mal varlığını kaptırdım. Burada çalışıp hakkımı arayacak bir avukat tutmak istiyorum. Ülkemde şampiyon bir boksördüm ama lisansımı kaybettim. En kısa sürede iş bulup ülkeme döneceğim. Türk halkının hakkına girmek istemiyorum" diyor.

REKLAM

İnsanlarla ilgilenip sevaba giriyorum

* Ordu Zabıta Müdürlüğü'nde çalışıp emekli olan 59 yaşındaki Ahmet Bilgin, 4 çocuğuyla mutlu bir hayat yaşıyormuş. Fakat alkol peşinde hayatını mahvetmiş. Eşinden boşanıp İstanbul'a gelmiş, iki oğlunu burada evlendirmiş. Yaklaşık bir yıl önceye kadar oğluyla birlikte yaşadığını belirten Bilgin, "Ben sokaklarda kalmıyorum. Emekli maaşım var. Burada olduğumu çocuklarım duyarsa gelip götürürler ama ben gitmek istemiyorum. Kimsenin düzenini bozmak istemiyorum. Buraya geldiğimden beri de ağzıma alkol sürmedim. İnşallah tamamen bırakacağım. Burada arkadaşlarla ilgilenerek kendimi oyalıyorum. Hem de insanlarla ilgilenip sevaba giriyorum. İlk defa böyle bir ortamda kalıyorum. Burada koğuşu temizliyorum, hasta olanlara yardım ediyorum. Burada sabah 5 buçuk 6 gibi kahvaltı anonsu yapılır. Kahvaltısını yapan gelip tekrardan ya yatar ya da çıkar gezer. İşi olan işe gider, dilenen dilenmeye gider. Öğlen yemeğinden önce çay saatimiz olur. Öğle yemeklerimiz hep etli olur. Sonra yine çay saatimiz olur. Akşam yemeğinden sonra yine çay, yanına da abur cubur verilir. Saat 11 buçukta yatış verilir ama burası açık kalmaya devam eder. Buranın evden farkı yok" şeklinde konuşuyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.