Hayat Bizi siz büyüttünüz…

Bizi siz büyüttünüz…

Sevgi dolu, emektar, cefakar, vefakar, eğlenceli... Onlar filmleriyle bizleri büyüten Yeşilçam anneleri. Çizdikleri anne portresiyle bize sevgiyi, şefkati aşılayan tüm Yeşilçam annelerinin günü kutlu olsun!

Seray Şahinler Demir Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Evet, Yeşilçam kuşağı yıllarında biz onlarla büyüdük. Dizilerin olmadığı, filmlerin yaygın olarak gösterilmediği yıllarda ailelelerin en büyük zevkiydi Yeşilçam filmleri… Neşeli Günler, Bizim Aile, Hababam Sınıfı, Keloğlan, Kibar Feyzo ile hem güldük hem ağladık. Fakat bu filmlerin bir özelliği daha vardı: anneler! Adile Naşit, Fatma Girik, Suna Pekuysal, Mürüvvet Sim başta olmak üzere birçok filmde çocuklarını koruyup kollayan fedakar anne figürüyle karşımıza çıktılar. Kimi zaman da eğlenceli, deli dolu, esprili rolleriyle... Anneler gününü kutlarken, bizi filmleriyle büyüten Yeşilçam annelerini de anmak istedik…

HEPİMİZİN ANASI…

Anne deyince akla ilk gelen o şüphesiz… Adı üstünde “Hafize Ana.” Birçok filmde, çocuklarına kol kanat geren kalkan olan, şefkat figürünün en güçlü temsilcisi: Adile Naşit. Bir Yeşilçam klasiği olan “Bizim Aile”de hem kendi hem Yaşar Usta’nın çocuklarını sevgiyle buluşturan şefkatiyle bütünleştiren bir anne, “Neşeli Günler’de turşucu dükkanının patronu, turşunun en iyi “sirkeyle” yapıldığının savunucu Melek Hanım, Kibar Feyzo’da oğlunun aşkının peşinde köy ağasına karşı duran ana rolünde karşımıza çıkar.

Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in üstlendiği, Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı romanından uyarlanan Türk sinemasının kült filmi Hababam Sınıfı’nda hizmetli görevlisi Hafize Ana’dır o. Çocuğu yoktur belki ama bütün lisenin annesidir. Öyle koruyucudur ki hatalarında dahi onları savunur. Kopya çekmelerine yardımcı olur, ceza aldıklarında kaçak yollardan onlara yardım eder. “Yap bi analık” sözüne asla karşı duramaz. Yılsonu müsameresinde kelebek olup sahneye bile çıkar. Temsiliyeti olan gençlerin “Hafize Anasıdır” o.

1975 yapımı Ergin Orbey’in yönettiği “Bizim Aile”de Münir Özkul ile birlikte başrolü paylaşan Adile Naşit, altı çocuğunun her şeyine yetişir. Hem kendi çocuklarını hem Yaşar Usta’nın üç oğluna birden kol kanat gereken fedakar anne olarak karşımıza çıkar.

Ve yıllardır bitmeyen, kazanını olmayan o sevimli turşu suyunun başrolde olduğu benzer bir hikaye “Neşeli Günler.” Kazım Efendi ve Saadet Hanım yine altı çocuğuyla birlikte yaşayan ve geçimini turşucu dükkanından sağlayan ve sürekli didişen bir karı kocadır. Bir gün küçük tartışmaları büyür ve Kazım Efendi üç çocuğuyla birlikte evden çekip gider. İkisi de alttan almayınca ve Saadet Hanım da evden taşınıp izini kaybettirir. Bu kez Adile Naşit biraz daha inatçı portresiyle karşımıza çıkar fakat gün sonunda yüreği yine yufka gibidir! Yıllardır görmediği çocuklarıyla ilk karşılaştığı sahne bugün hala gözleri yaşartır.

Adile Naşit zaman zaman taşra öykülerinde de çıkar karşımıza. Burada da oğlu için mücadele eden anne rolündedir. Kemal Sunal’ın Şener Şen ile başrolü paylaştığı Kibar Feyzo’da oğlunun aşkına kavuşması için köyü baskıyla yöneten, hak gaspeden ağaya karşı durur.

Ve Adile Naşit, filmlerin dışında milyonlarca çocuğun anne yerine koyduğu bir figürdür aynı zamanda… 80’li yıllarda birçok çocuk onun sesinden dinlediği masallarla uykuya dalmış, anlattığı hikayelerle hayaller kurmuştur…

ACILARI MÜCADELEYİ BÜYÜTTÜ

Yeri gelir evlat acısıyla bağrına taş basar… Yeri gelir çocuğunu kaybeden acılı bir anne yeri gelir zalimlerle ve erkle mücadele eden yürekli, cesur bir kadın portresiyle karşımıza çıkar Fatma Girik. Çoğunda güçlü, mücadeleci bir kadın portresi çizmiştir.

1985 yılında Fakir Baykurt’un romanından Şerif Gören tarafından sinemaya uyarlanan “Yılanların Öcü” filminde Irazca rolüyle karşımıza çıkar. Evlerinin önüne ev yapmak isteyen Haceyli’ye karşı mücadelenin öncülerinden biri de Irazca Ana’dır. Haceli’ye ve destekçisi muhtara karşı çetin bir mücadeleye girer.

Necati Cumalı’nın tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanan “Boş Beşik” ise hem konusuyla hem rejisiyle oldukça ilginç bir film. Başrolünde yer alan Fatma Girik bu kez evlat özlemiyle yanıp tutuşan, evladına kavuşur kavuşmaz da onu kaybeden bir annedir. Anadolu’nun bir köyünde bir ağa kızı olan Fatma’nın oba beyi Ali ile evliliğinde evlat özlemi yaşar. Uzun yıllar çocuğu olmaz. Fakat sonunda bir evlat sahibi olur. Ta ki göç esnasında vahşi bir kuşun evladını kapmasıyla… Burada da bir annenin evladına oğlan bağlılığı, fedarlığınını en güzel örneklerini o muhteşem oyunculuğuyla sunar. “Erkek Fato” olarak nitelendirilmesinde hem kendi karakterinin hem filmlerde çizdiği baskın ve mücadeleci kadın portresinin önemli bir yeri vardır.

  • Kıskançlık da var eğlence de
  • Yeşilçam’ın cefakar annelerinin yanında eğlenceli, tatlı dilli zaman zaman kıskanç davranışlarıyla güldüren annelerimiz de var elbette. Bunlar genelde yardımcı oyuncu olarak karşımıza çıkar fakat hikayeyi zenginleştirir, renklendirir. Neşeli Günler’de Adile Naşit’in çekişme halinde olduğu Sıdıka Hanım mesela… Gönlünü Kazım Efendi’ye kaptıran Sıdıka Hanım, Kazım Bey’in gönlünü çalmak için türlü numaralar yapar. Bir yandan da Adile Hanım ile çekişme halindedir. Bu kıskançlık parodileri oldukça renkli görüntülere sahne olur. Keloğlan Masalları’nın sinema uyarlamasında iste Türk tiyatrosunun usta ismi Suna Pekuysal da eğlenceli bir anne olarak karşımıza çıkar. Hikayeye paralel bir anne portresi çizer, gülüşü ve oğluyla şakalaşmaları hala kulaklardadır. İsmi de yoktur, sadece “ana”dır o. Yeşilçam’daki temsiliyetleriyle bizi büyüten sıcak öyküleriyle besleyen tüm annelerin gününü kutlarız!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.