Hayat Bosna Savaşı hatırası bir tabak kek

Bosna Savaşı hatırası bir tabak kek

Çeçenistan, Bosna, Afrika, Irak, Suriye, Yemen, Afganistan ve daha adını sayamadığım onlarca ülke kalbimizde bir yara gibi duruyor. Duygularımızla baktığımız, insanca baktığımız bu savaşlarda, saldırganların şiddeti ve silahlar kadar ölümcül bir başka şey daha vardır; açlık. Açlığın önüne geçmek için o dönem üretilen yiyecekler bize hala o savaş yıllarını hatırlatır.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Bosna Savaşından hatıra bir tabak kek
Stojanka Hodzıc’in Savaş Keki (Bosna Hersek)

MENŞURE ÜLKÜ SOLAK

Keşke olmasaydı dediğimiz bir şeydir savaş. Son yüz yılda en acılarına şahit olduk. Milyonlarca insanın ölümünü bugün gibi hatırladığımız Çeçenistan, Bosna, Afrika, Irak, Suriye, Yemen, Afganistan ve daha adını sayamadığım onlarca ülke kalbimizde bir yara gibi duruyor. Duygularımızla baktığımız, insanca baktığımız bu savaşlarda, saldırganların şiddeti ve silahlar kadar ölümcül bir başka şey daha vardır; açlık. Gıda tedariki bütün savaşlarda insan hayatını silahlar kadar etkilemiştir. Oldukça uzun bu konuya çok fazla girmeden, 1990larda Balkanlar ve Kafkasya’da yaşanan iki kıyımın mutfak yönüne bakmak istiyorum bu hafta. Çok zor koşullarda, büyük ambargolar altında yaşamaya çalışan sivillerin herhangi bir hayvan veya bitki yetiştirme şansları olmadığından, savaş coğrafyalarında gıda ihtiyacı, yardımlar ve doğadan toplanan besinlerle karşılanıyordu. Sınırı geçip sivillere ulaşan gıda yardımları çoğu zaman engellerle karşılaştığından miktarca az olurdu. Bu yüzden insanlar, ellerinde kalori ve besin değeri yüksek yiyecekler bulundurmaya veya onları üretmeye çalıştılar. Değinmeden geçemeyeceğim, çok eski tarihli ve önemli iki ambargoda üretilen gıda çalışmasını burada anacağım; Medine’de Fahrettin Paşa, hurma çekirdeklerini ekmeğe, Edirne’de Yüzbaşı Naci Efendi peyniri çorbaya dönüştürerek açlıkla mücadele ediyorlar. Fakat genellikle yakın tarihte bu yeni yemek icatlarını kadınların yaptığına şahit oluyoruz. Kafkasya’da Abhazya ve Çeçenistan’ın müdafası sırasında bir çok ikmal yolundan bu bölgeye sınırlı sayıda yiyecek girebiliyordu. Kalori değeri yüksek, hacmi ufak çikolatalar bu yüzden çokça tüketildi.

Çikolatalı Fıstıklı Bar
Çikolatalı Fıstıklı Bar

SAVAŞTAN HATIRA

Sokaklarda satılan, hatta karaborsaya düşen, hemen her savaşçının çantasında bulunan bu fıstıklı çikolatalar daha sonra kadınlar eliyle yöresel bir yiyecekmiş gibi üretildi. Aslında bizim “cevizli sucuk” dediğimiz yiyeceğe çok benzeyen bu besinler, hala bu bölgede üretilmektedir. Bosna’da ise yardım kolilerinden çıkan kakao, bayat ekmekler, süt tozları, şekerler yine kalorisi yüksek birer tatlı yiyeceğe dönüştüler. Sırpların baskıları ve savaş koşullarında yakıtın ve zamanın azlığı nedeniyle pratik bir biçimde yapılan bu keklerden birinin mucidi Stojanka Hodzic. Bugün O’nun fırınsız kekinin de tarifini vereceğim. Bu kadar uzun bir meseleyi, bu kadar az sözle anlatmak oldukça zor. İnşallah daha uzun bir yazı kaleme alacağım. Savaşın ve açlığın olmadığı bir dünya umuduyla iyi pazarlar dilerim.

Alıp götürmek isteyenler oluyor: Binlerce kahve fincanını bir kafede sergiliyor
FOTOĞRAF 14
Title
Koleksiyonunu bir kafede sergileyen Ljevar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kahveyle ilgili eşyaları 10 yıl önce toplamaya başladığını ifade ederek \"Hollanda'ya gittiğimde bir kafenin duvarında çeşit çeşit kahveler görmüştüm. Ben de kahveyi çok severim. Bu sevgimi kahveyle ilgili olan her eşyayı toplamayla devam ettirdim.\" dedi.<br><br>
Title
Raflarda dizilen kahve fincanları ve tabaklarını görenlerin bunları ilgiyle izlediklerini anlatan Ljevar, \"Bazıları eşyaları alıp götürmek istiyor. Bu nedenle çoğunu raflara yapıştırarak sabitledik. Onları da anlıyorum. Ben de böyle bir şey görsem bir tanesini alıp götürmek isterdim.\" diye konuştu.<br><br>
Title
Ljevar, bazı eşyaların sergilenmediğini belirterek \"Kahve fincanlarının yanı sıra dünyanın dört bir yanından getirdiğim kahve çeşitleri, eski kahve değirmenleri, modern kahve makineleri de sergileniyor.\" ifadelerini kullandı.<br><br>
Title
Kristal kahve takımının yeri ayrı<br><br>Çekya'dan aldığı kristal kahve takımının ayrı bir yere sahip olduğunu söyleyen Ljevar, koleksiyonun geri kalanını Sırbistan ve Hırvatistan'dan aldığını anlattı.
Title
Ljevar, özellikle bit pazarlarında vakit geçirmeyi sevdiğini ifade ederek \"Fincanların bazılarına bir, iki avro gibi komik rakamlar ödedim. Bazıları ise 100 avroydu. Koleksiyonuma çokça zaman ve para yatırdım.\" dedi.<br><br>
Title
Kafeye gelen insanların fincanlarla fotoğraf çektirip burayı sosyal medya hesaplarından paylaştığını söyleyen Ljevar, \"Aslında daha önce eski radyolar biriktiriyordum. Sonra kahve fincanlarına kaydı ilgi alanım. Belki gelecekte de başka bir şey olur.\" diye konuştu.<br><br>
Title
Ljevar, eski motosikletlere de ilgi duyduğunu; sahip olduğu 10 motosikleti de bir gün sergilemek istediğini dile getirdi.
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Alıp götürmek isteyenler oluyor: Binlerce kahve fincanını bir kafede sergiliyor
Bosna Hersek'in kuzeybatısındaki Banja Luka kentinde yaşayan Vladimir Ljevar, kahve tutkusunu koleksiyona dönüştürerek 2 binden fazla kahve fincanı, kupa, kahve değirmeni ve kahve fincanı tabağı topladı.


Çikolatalı Fıstıklı Bar
Çikolatalı Fıstıklı Bar

Çikolatalı Fıstıklı Bar

MALZEMELER

Hamuru için:

- 180 gram tereyağı

- 1 su bardağı pudra şekeri

- 2,5 su bardağı un

Karamel için:

-2 su bardağı toz şeker

-Yarım su bardağı su

-70 gram tereyağı

-Yarım su bardağı krema

-2 su bardağı yer fıstığı

Üzeri için:

-100 gram bitter çikolata veya kuvertür

-100 gram sütlü çikolata veya kuvertür

YAPILIŞI

  • Un, pudra şekeri ve tereyağını yoğuralım. Yağlı kağıt serilmiş yüksek kenarlı bir tepsiye veya çemberli bir kalıba bir parmak kalınlığında yayalım ve üzerinde delikler açalım. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 20 dakika pişirelim. Karamel için su ve şekeri ocağa koyalım ve kahverengi olana kadar kaynatalım. İçerisine 70 gram tereyağını daha sonra yarım su bardağı kremayı ekleyelim. En son yer fıstığını ekleyelim. Pişirdiğimiz hamurun üzerine karamelimizi yayalım. Sütlü ve bitter çikolatalarımızı benmari yöntemiyle eritelim ve en üste yayarak dökelim. 2 saat buzdolabında dinlendirelim. Bıçakla dilimleyip servise alalım. Afiyet olsun.

Stojanka Hodzıc’in Savaş Keki (Bosna Hersek)
Stojanka Hodzıc’in Savaş Keki (Bosna Hersek)

Stojanka Hodzıc’in Savaş Keki (Bosna Hersek)

MALZEMELER:

- 1/2 su bardağı sıvı yağ l 1/2 su bardağı süt tozu l 1/2 su bardağı şeker l 1/2 su bardağı kakao l 2 su bardağından biraz eksik su l 8 dilim bayat sandviç ekmeği

Sosu için:

- 4 yemek kaşığı süt tozu l 3 yemek kaşığı un l 3 yemek kaşığı şeker

- 1 yemek kaşığı kakao l 1 su bardağı su

YAPILIŞI:

  • Büyük bir tencereye sıvı yağ, süt tozu, şeker ve kakaoyu koyup iyice karıştıralım. Suyu ekleyip puding kıvamına gelene kadar orta ateşte karıştırarak pişirelim. Ekmekleri parçalara ayıralım. Ekmek parçalarını azar azar pudinge ekleyelim. Hazırladığımız ekmekli pudingi, yağlanmış fincanlara bölüştürelim ve soğutalım. Ayrı bir yerde sos malzemelerini karıştırarak pişirelim. Soğuttuğumuz keki fincanlardan çıkartıp üzerine sos ekleyelim. Afiyet olsun.


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.